Her şey başlangıçta son bulur... The Butterfly Effect (2004)

Zombie Flesh Eaters

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

17 Eylül 2008

4 Adet Yorum

4

Yönetmen: Lucio Fulci
Senaryo: Elisa Briganti
Yapım: 1979 ABD Süre: 91 Dakika
Oyuncular:Tisa Farrow, Ian McCulloch, Richard Johnson, Al Cliver, Auretta Gay

Lucio Fulci’nin “Zombi 2 (Zombie Flesh Eaters)” filmi, George Romero’nun Dawn of the Dead filminin devamıymış izlenimi vermeyi amaçlayan ismindeki sahtekarlığa karşın aslında Romero ekolünün taklidi değil, zombilerin çıkışını ait oldukları yere, Karayipler’e ve vudu ayinlerine götüren bir üründü. Üstelik bu İtalyan filmi, daha önceki tüm benzerlerinden öteye giderek zombileri, olsa olsa beti benzi atmış ama henüz ‘taze’ cesetler olarak değil, inanılmaz bir makyaj çalışmasıyla göz çukurlarında solucanlar oynaşan, tepeden tırnağa, düpedüz çürümüş ama yine de yürüyen cesetler olarak beyazperdeye getiriyordu. Filmin finalinde Karayipler’den peydahlanan ve Batılı bilim insanlarının alt edemediği zombilerin ABD’yi istila etmesi de çok manidardı.

Yönetmenlik kariyerinin ilk 20 yılı boyunca gerilim/korku dahil çok çeşitli türlerde çalışan Fulci, Zombie 2 (1979; Zombie; İng. video adı: Zombie Flesheaters) ile birlikte esas itibariyle korku sinema­sının ünlü (eleştirmenlerin gözünde ‘kötü-ünlü’) yönetmenlerinden biri olarak tanınmaya başlandı. Romero, korku sinemasının modern klasikleri arasına giren Night of the Living Dead’in (1968: Yaşayan Ölülerin Gecesi) devamını yıllar sonra nihayet 1979’da Dario Argento’nun yapımcılığı altında (kurguları ve müzik skorları farklı iki versiyon olarak) çekmişti: Zombie (İtalyanca versiyon) / Dawn of the Dead (İngilizce versiyon). Fulci, hemen kolları sıvayarak bu filmin bütün dünyada iyi bir gişe hasılatı elde etmiş olmasından faydalanmak üzere sanki onun devamıymış izlenimi vere­cek şekilde Zombie 2 adında bir film çekiverdi! Aslında Argento’nun kafasında da Romero’yla birlikte yap­tıkları filmin devamının çekilmesi projesi vardı, ama Fulci elini daha çabuk tutup parsayı önceden topla­yınca Argento bu projeden vazgeçti; bu olay üzerine iki yönetmenin arasının bir hayli açıldığı, ancak yıllar sonra barıştıkları söylenir. Pek çok ülkede ancak yoğun biçimde makaslanarak gösterilebilen (ülkemizde Ölüm Bölgesine Dönüş adıyla oynayan) Zombie 2, gerçekten de dünya çapında büyük yankı yaptı ve genellikle yine İtalyanlar tarafından çok sayıda taklidi çekildi.

Filmin gişede bu kadar başarılı olmasının temel sebebi, Gianetto de Rossi’nin imzasını taşıyan zombi figürlerinin görsel etkileyiciliği olsa gerek. Romero’nun filmlerindeki ‘yaşayan ölüler’, pek fazla tahrip olmamış yüzleri, giysileri, vs. itibariyle insan görünümünü korurken (olsa olsa dirilmiş taze ceset izlenimi verirken), Fulci’nin zombileri ise lime lime olmuş kefenler içindeki toprak rengi bedenleri, göz çukurlarında oynaşan solucanları, vs. ile tam tamına mezarından kalkarak yürümeye başlamış çürümüş ceset görünümündeler. Filmin bir sahne­sinde, bir mezardaki topraktan yavaş yavaş böyle bir zombinin çıkmasını da görüyoruz. Britanya Film Enstitü­sü’nün yayınladığı korku ansiklopedisi The BFI Companion to Horror, zombi imgesinin, “ölümün, ölüyü kontrol altına almayı başaramadığı bir temsil kaymasına” işaret ettiğini ifade ederek, zombi filmlerinin en sadık üreticisinin Katolik İtalya olmasının şaşırtıcı olma­dığını kaydediyor, “ruhsuz bedenlerin resmi geçidini sunan İtalyan zombileri, hem doğaüstü hem de inatçı şekilde gerçek bir şeyin varlığını göstererek ikon kırıcı bir yan anlam taşırlar” diye ekleyerek özellikle Fulci’nin zombi filmlerine böylesi bir bağlam içinde bakmak gerektiğini vurguluyor.

Zombie 2’de ölülerin neden dirildiğine ilişkin hiçbir ‘bilimsel’ açıklama verilmiyor, zombilerin ortaya çıkışı özgün folklora sadık bir şekilde vudu ile ilişkilendiriliyor bu konuda da herhangi bir sebep gösterilmiyor, hangi amaçla vuduya başvurulup ölülerin diriltildiği belli olmuyor, yalnızca zombiler etrafa dehşet saçarken vudu davullarının uzaklardan gelen sesini duyuyoruz. Fabio Frizzi’nin sinte sayzır skoru da oldukça başarılı. Sadi Konuralp’ın ifadesiyle Fulci’nin başka filmlerinin de müziklerini besteleyen Frizzi’nin bu filmdeki zombi ana teması, elektronik ve disko ritimli bir parçadır. Düz ritmin verdiği marş duygusundan ötürü “Zombi Marşı” olarak bilinen bu tema, bir şekilde zom­bi yürüyüşünü müziksel olarak tasvir etmeye çalışırken, elektronik tınılarla da bunun doğaüstü tarafı vurgulanır. Goblin’in Zombi’deki ana temasıyla birlikte Frizzi’nin Zombie 2 müziği zombi meraklılarınca en çok tutulan film müzikleridir.

Filmin özeti şöyle: New York lima­nına başıboş bir yelkenli girer. Yelkenliye çıkan sahil güvenlik görevlileri içerde çürümüş bir takım et ya da besin maddeleri üzerinde ko­caman solucanların oynaştığını görür­ler. Aniden ortaya bir zombi çıkar ve görevlilerin kurşunları altında gerileye­rek denize düşer. Bu açılış sahnesinden sonra uzun süre filmin temposu bir hayli düşüyor. Karayipler’deki bir adada bulunan doktor babasından haber alamayan genç bir kadın (Mia Farrow’un kardeşi Tisa Farrow), bir gazeteciyle birlikte babasının akıbetini öğrenmek üzere yola çıkar. Bu arada Fulci gazetecinin patronu olarak küçük bir rolde görünüyor. Adaya yaklaş­tıklarında birlikte seyahat ettikleri genç bir kadın denizde biraz yüzerek serinlemeye karar verir ama bir köpekbalığının saldırısına uğrar. Filmin belki de en ilginç ve en inanılmaz sahnesi bu: tam bu esnada su altında bir zombi belirir ve köpekbalığına saldırır, hatta köpekbalığını ısırıp parçalar kopartarak yemeye bile girişir! Jaws’daki anlatının bu kadar tepetaklak edildiğine sinema tarihinde bir daha rastlandığını zannetmiyorum… Üstelik bu sahnenin hiçbir karesinde kesinlikle maket kullanıl­mamış, (köpekbalığından parçalar kopartılması tabii ki özel efekt ama) canlı ve gerçek bir köpekbalığı sözkonusu! Sualtı zombisini, bir köpek­balığı terbiyecisi oynuyor olsa gerek. Gazeteci ve genç kadın adaya çıktık­larında doktoru buluyorlar. Adadaki ölüler teker teker dirilerek mezar­larından kalkmakta ve doktor da bunun bilimsel bir açıklamasını bulmaya çalışmaktadır. Ölülerin artık neredeyse topyekün dirilmeye başlamasıyla birlikte filmin temposu yükseliyor ve ortalığın yürüyen çü­rümüş cesetlerden geçilmediği kabus gibi bir ortam oluşuyor. Gazeteci ve genç kadın sonunda adadan kaçmayı başarıyorlar ama radyodan ABD’nin de zombi istilasına uğradığını du­yuyorlar. Film, akın akın Brooklyn köprüsünden geçmekte olan zombi görüntüleriyle bitiyor.

Aurum, BFI’ın yukarıda alıntı yapılan değerlendirmesine paralel bir değerlendirmeyi farklı noktalara götü­rüyor: “Romero’nun filmi, ölülerin parçalar halindeki vücut fantazisinin yeniden canlandırılmasının etkisini hafifletmek için mizahi unsur­ları muhafaza ederken, bu film ise fiziki her şeye yönelik püritan bir iğrenme duygusunun tüm gücünü olabildiğince açığa vuruyor ve bu güdüyü, ‘uygar­lığın’ bunca zaman beslenmiş olduğu bütün güçlerin aniden patlayarak onu yiyip yoketmeye giriştiği rahatsız edici bir fantaziye yönlendiriyor. Film, ölüm öncesine geri dönmeye yönelik psişik enerjilerin Kuzey/Güney, ABD /Üçüncü Dünya eksenlerindeki çelişki­leri güçlendirmesiyle pek çok farklı dü­zeylerde aynı anda çalışıyor.”

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (4 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.