Prime Time'a hoş geldin, sürtük! Freddy Krueger - A Nightmare On Elm Street 3: Dream Warriors (1987)

Zeki bir sülüğün güncesi

Korku Genel

Korku Hikayeleri

KonukYazar

23 Haziran 2010

10 Adet Yorum

10

Ben Vampir. Hayır, bir adım yok çünkü beni yaratan kişinin, adımı koymasına fırsat vermedim. O yüzden adım sadece Vampir. Günümüz entelektüelinin vampir efsanelerine aşina olduklarını biliyorum, o yüzden henüz işin başındayken akla gelen soruları ortadan kaldırayım.

Siz insanlar bize bunu zorla yaptırmadığınız sürece biz vampirler kan içmiyoruz, insandan vampire de dönüşmüyoruz ama ne yazık ki yazarlar ve senaristler bu konudan çok hoşlandıkları için, her yeni vampirin doğuşu uzun uzun anlatılıp durur. Oysa bir başkasının kanını içerek vampir filan olunmuyor. Öyle olduğunu sanıyorsunuz, çünkü bizi öyle yazmak hoşunuza gidiyor. Hepiniz hastasınız kuzum, kana susamışlığınız kurban kesmekle bile doyuma ulaşmadığı için, bizi ikide bir kan içmeye zorluyorsunuz ki bu iğrenç bir şey. Gerçi, son zamanlarda kan içmeyen vampirleri yazan birileri çıktı da bir nebze olsun rahatladık. O neydi öyle yahu, Bram Stoker’dan beri içire içire bitiremediniz kanınızı. Çok meraklıysanız, kesin bir taraflarınızı doldurun için. Yıllar yılı bizi sülükler gibi betimleyerek psikolojimizi darmadağın ettiniz. Kont Dracula hala astral düzlemdeki akıl hastanesinde yatıyor, tedavi olabileceğine de artık hiçbirimiz ihtimal vermiyoruz.

Gelelim nasıl vampir olunur sorusuna. Önce ahmağın birinin bir vampir hikayesi yazmaya karar vermesi gerekir. Eline kalemi ya da klavyeyi alır ve siz birden bire astral alemde gözlerinizi açıverirsiniz. Ne yazık ki nasıl bir vampir olacağınızı seçme şansınız yoktur. Artık o ahmak ne yazarsa siz o olursunuz. Nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmayacağınız, kan içip içmeyeceğiniz, baştan çıkarıcı bir seks tanrısına mı yoksa pençelerini açmış hırlayan çürük bir köpeğe mi benzeyeceğiniz tamamen ona kalmış. Yani anlayacağınız, kendilerini yaratanlardan nefret etmeleri dışında vampirlerle ilgili bildiğiniz şeylerin hepsi yanlış.

Benim durumumsa biraz daha ilginç. Yaratıcım olan uyuz herif beni o kadar zeki yapmak istedi ki kendi zekasının sınırlarını aşıyordum. Oysa bu problem çıkarıyordu. Sonuçta kendinden daha zeki bir varlığın ağzından nasıl yazabilirsin ki? Ahmak herif, çok tutkulu olduğu için, ille de kendini benim yerime koyup öyle yazmak istiyordu. İnsan hiç düşünmez mi? Bu güne kadar yazılmış bütün vampir hikayelerinde yazarlar olayları neden hep üçüncü gözden anlatmayı tercih etmişlerdir? Kendisini vampirin yerine koyarak yazanlar bu kadar azken ve böyle yazanların neredeyse hepsi de vampirlerin cinselliğini öne çıkarırken, senin ne haddine düşmüş yaratacağın ölümsüz varlığın zekasıyla uğraşmak? Halbuki cinsellikle uğraşanların başına neler geldiği bile yeterince kuşkulu. Önce biraz araştırma yap bari değil mi?

Oh ama hayır, olur mu? İnsansı acelecilik buna izin verir mi? Ne yaptı benim yaratıcım?
Bana dedi ki ;“Benim senin gibi sonsuz bir ömrüm yok, senin ağzından yazabilmek için senin içine gireceğim. Sen olacağım.”
“Nasıl yapacaksın bunu?”
“Astral seyahat yapacağım, oraya yanına gelip ruhumu senin bedenine sokacağım, ancak bu şekilde senin zekana erişebilirim. Aksi takdirde kısıtlı hayal gücüm kendisinden daha üstün bir zekayı anlatamaz.”

Bir de bizim gibi korkunç varlıkların bedenlerinize girmesi, sizi ele geçirmeleriyle ilgili binlerce hikaye yazıp film çekiyorsunuz. Kendinizden utanmalısınız. İçime girecekmiş miş. Bunun akla getirdiği cinsel çağrışımlar bir yana bir vampirin içine insanın girmesi ona zorla kan içirmekten bile büyük bir hakarettir. Sizi kirletir, zekanıza, güzelliğinize leke çalar. İnsan-vampir çiftleşmesinden doğan yarı vampirler bile içine insan girmiş bir vampirden daha şereflidirler. Üstelik ne yazık ki biz vampirlerin papaz çağırarak ya da cinci hocalara giderek insan çıkartma ayini düzenlemek gibi bir şansımız da yok. Bildiğiniz gibi vampirlerin Tanrıyla araları pek de iyi değil, çünkü hiçbir lanet olası yazar Tanrı tarafından kabul edilmiş bir vampir yaratmadı. İşiniz gücünüz bizi bütün kutsallara düşman etmek. Elinizde ne kadar kutsal nesne varsa bir taraflarımıza sokmaya çalışıyorsunuz.

Beni yaratan kişiye çok öfkelenmiştim ama ne yazık ki astral seyahat yapıp yanıma gelmesine engel olamazdım. Üstelik yaratıcım ve düşmanım hiç de azımsanacak biri değildi. Düşünsenize sizi istediği an kuracağı birkaç cümleyle kötürüm bile yapabilir. İçinden çıkılması hayli güç olan bu durumdan kurtulmanın bir yolunu bulmam gerekiyordu. Eğer bir kere içime girmesine izin verirsem hapı yuttum demekti. Belki de hiç çıkmayacaktı herif oradan. Fakat çok şükür bütün yazarlar gibi bu ahmak da kendisinden daha muhteşem bir varlık yaratmak istediği ve benim zekamı keskin kıldığı için çözümü bulmak hiç de zor olmadı. O astral düzleme gelirken ben de dünyevi varlık düzlemine indim.

Astral düzlem, eh biraz karışık bir yerdir diyelim. Orada yol tabelaları, haritalar, her sorduğunuza cevap verecek iyi niyetli kimseleri pek bulamazsınız. Bulabileceğiniz en fazla kendi yarattığınız dehşetlerdir. Belki bunlarla başa çıkabilirsiniz ama biraz zaman ister. Oysa onun bedenini bulmak benim için hiç de zor olmadı. Oh hayır, kesinlikle onun boynuna ağzımı dayayıp kanını içmeye kalkmadım. Öğkk! O ne öyle? Bana bildikleri ve yaratıcılığı lazımdı. Bu da kanını içerek olmaz. Ancak onun içine girerek yapılabilir. Ben de öyle yaptım, onu kendi tuzağına düşürdüm.

Şu an onun bedenindeki ilk saatlerimi yaşıyorum. Aklından geçen düşüncelere, seslere, resimlere bakabiliyorum. Kanının damarlarında akışını duyabiliyorum. Dünyayı onun gözlerinden görebiliyorum. Koltuk altının leş gibi kokusunu bile alabiliyorum.

Buraya kadar her şey yolunda gitti ama bundan sonra ne olacağını ben de bilmiyorum. Şimdi yazarın eşi, (yani artık benim eşim) içerden sesleniyor. O yüzden bu günceye başka zaman devam edeceğim.
Ne!?…
Çocuklar mı ağlıyor? Sallayıp uyutayım mı? Ninni mi söyleyeyim?
Oh hayır! Lanet olsun sana pislik herif. Neden sıradan bir sülükle yetinmedin ki?..

Korkusitesi için yazan M.Murat Bilge

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Konuk Yazar

Tüm Yazıları
Yazılarıyla sitemize katkıda bulunan konuk yazarlarımız.

Yorumlar (10 Yorum)

YORUM YAZ