Kumlar havalanacak. Gökyüzü yarılacak. Güç serbest Kalacak... The Mummy (1999)

Unhinged

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

17 Temmuz 2013

0 Adet Yorum

0

unhinged-afisYönetmen: Don Gronquist
Senaryo: Don Gronquist, Reagan Ramsey
Alt Türü: Slasher, Gerilim
IMDb Sayfası ve Puanı: 5.0/10
Yapım: 1982, ABD Süre: 79 Dakika
Oyuncular: Laurel Munson, Janet Penner, Sara Ansley, Virginia Settle, John Morrison

“Eyalet polisi Smoke Ridge Kampı civarında gizemli bir şekilde kaybolan 23 genç kadını arıyor” (Radyo Haberi)

Üç güzel bayan fırtınalı bir gecede araba kazası yapınca kendilerini gizemli ve eski bir malikanede bulurlar ancak karşılaştıkları tehlikenin büyüklüğünün farkında değildirler. Evde kalmış bir kız kurusu ve onun deli annesi ile birlikte, seksüel bir baskı öyküsü içindeki şiddet hiç yavaşlamadan, zalimce felç edici doruk noktasına ulaşıyor.

Unhinged, çıplak genç kadınlarla desteklenmiş, “katil kim?” mentalitesinde, bol bol gore sahne içeren tipik bir 80’ler slasher filmidir. Serin bir yaz gecesinde, pencerelerim açık, elimde bira masamda mısır cipsi ile cırcır böceklerinin sesi eşliğinde, eli baltalı bir manyağın ofis penceremden atlayarak kafamı uçurma ihtimalinin olduğu bir ortamda izlemek istediğim bir filmdir. Evet aynen öyle.

Konuya hemen gireyim; ben bu film kadar dolandırıcı bir film daha görmedim! Bu filmi kim istese rahatlıkla eser hırsızlığından mahkemeye verebilir. Peki böyle göstere göstere çalınmış film hangisidir? Alfred Hitchcock‘un Psycho’su tabii ki! Psycho’dan fikir çalan başka slasher filmler de gördüm elbette (örneğin 1980 tarihli Funeral Home) ama hiç biri Unhinged kadar aşırıya kaçmamıştır. Sanırım Alfred Hitchcock bu filmden sonra mezarında ters dönmüştür.

unhinged-1

Size nedenlerini açıklayayım:
Fırtınalı bir gecede üç kadın kaza yapar ve çok garip bir aile tarafından kurtarılırlar. Evdeki Büyükanne’nin hayatta en çok nefret ettiği şey erkeklerdir ve kızını da erkekleri bir şekilde eve atması yönünde ikna etmiştir. Daha sonra iki kadını duş alırken izleriz ve tahmin edin ne olur? Banyo duvarında küçük bir delik vardır ve “bilinmeyen” biri kızları sabunlanırken izlemekte ve inlemektedir. Sonra filmdeki tek erkekle karşılaşırız, Norman Barnes, kendisi işçidir. Bir dakika… Norman Barnes mı? Norman Bates adına çok benziyor ama herhalde zihnim beni yanıltıyor. İnsanlar, hikayenin çözüm noktasına ulaşana kadar, tipik slasher yöntemleriyle (göğse saplanan orak, yüze gömülen balta) öldürülüyorlar. Tahmin edin bakalım? Büyükannenin kızı aslında kadın bile değilmiş! Annesi insanlardan nefret ettiği için kadın gibi giyinen ve kadın sesi taklit eden bir adammış. Son sahnede adamın giysisi ve saçı acayip derecede bizim eski Mr. Bates’inkilere benzemektedir. Elinde silah olarak ne var peki? Bir bıçak tabii ki. Ne garip tesadüf değil mi?

unhinged-2

Şimdi bu senaryo eser hırsızlığı değilse, gerçek eser hırsızlığı nasıl bir şeydir inanın bir fikrim yok. Fakat filmi bu kadar berbat yapan tek şey Hitchcock’un fikirlerinin çalınması değil.. Oyunculuk.

Oyunculuk adına tek umut ışığı gösteren kişi, katilin kadın halini, Marion Penrose’u oynayan, aktris Janet Penner’dır. Oyuncuların kalanı gerçekten çok kötü. Bir korku filmindeki berbat oyunculuk her zaman çok kötü bir şey değildir. Örneğin Night of the Demons’da berbat oyunculuk aslında bir harika! Korkutmaktan çok eğlendiren bu saçma korku filminde rol alan oyuncuların bu projede ne kadar eğlendiği ve keyif aldığı belli oluyor. Unhinged’da ise, aktörlerin cidden çabaladığını görüyoruz bu da filmi acıklı ve utanç verici bir hale sokuyor.

unhinged-3

Esas “tehlikedeki kadın”ı, Terry Morgan’ı canlandıran Laurel Munson’ın performansına değinmeden geçemeyeceğim. Her replikte konuşurken (hafif peltekliği dikkate almazsanız) aynı Napoleon Dynamite’daki Kip Dynamite’a benziyor. Evet, Napoleon’un şu baştan aşağı komik kardeşine benziyor ve Unhinged filmi Napoleon Dynamite’den 22 yıl önce çekildiği için bu kadın bunu bilerek yapmıyor.

Yani kısaca Unhinged’den etkilenmedim. Ama yine de eğer Psycho serisinin büyük hayranlarındansanız bu filmi eğlenceli bir macera olarak görebilir ve bir şans verebilirsiniz.

Bunları biliyor musunuz?

Bu film 1983’te görsel şiddet ve çıplaklık içeriği nedeniyle yasaklandı ve toplatıldı. 2004 yılında DVD olarak piyasaya sürüldü.
Portland, Oregon’da çekildi.
BBC haberlerinde sertifikasız video filmleriyle ilgili bir haberden sonra İngiltere’de üne kavuşmuştur. BBFC tarafından sinema sertifikası alsa bile bu durum filmin yasaklanmasına ve 74 zararlı video filmini içeren DDP listesine girmesine neden olmuştur. Film, 2005 yılında İngiltere’de uncut gösterim izni almıştır.
Film müziği olan tek parça Wolfgang Amadeus Mozart’ın eseri “PIANO CONCERTO NO. 20 IN D MINOR, K. 466, mvt. 2.”dir.
Portland, Oregon bölgesinde yaşayan hemen herkes filme iştirak etmiştir.

 

korkumetre-4 kan_ve_siddet-6 gerilim_dozu-5 puan-4-5

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ