Bir erkeğin en iyi arkadaşı annesidir... Norman Bates - Psycho (1960)

Trapped Dead

Korku Genel

Korku Oyun

Fatih Yürür

07 Eylül 2011

1 Adet Yorum

1

İSTİLA HER YERDE!!!!

Zombi kardeşlerimizden yayılan kesif çürümüş et kokusunun kendisini hissettirmediği bir tür ya da mecra kaldı mı? Vampir miti ile birlikte hem edebiyatta, hem sinemada hem de video oyunlarında başa baş at koşturan bu konsept, günümüz trendlerine göre kendisini esnetmekte hiç de zorluk çekmiyor.

Öyle ya! Artık rekor rakamlar ile satılan FPS oyunlarının bonuslarını bile ceset kokusunun yayıldığı içerikler şenlendirmeye başladı! Özellikle video oyun konseptinde, zombilerin batıp çıkmadığı yer kalmadı. Kah Strubbs The Zombie’de onlardan birine hayat vererek bol bol beyin salatası ile midemizi doldurduk; kah basit işleyen ve bağımlılık yaratan oyunların mucidi pop cap games logosu altında, karşılarına diktiğimiz bitkilerden medet umduk! Özellikle son beş sene içerisinde konsept o kadar genişledi ki, içerisinde zombi vatandaşların bulunduğu her proje, daha randımanlı nefes alabilmek için, oyun türlerini evlendirerek daha fazla taze et sağlamaya başladı kendilerine.

İşte, Headup Games bünyesinden çıkan Trapped Dead, bu evliliğin en nev-i şahsına münhasır meyvelerinden biri. Aslında temelde çok da orijinal bir fikirden yola çıktığını söylememiz mümkün değil. Etkilenim listesinde Alien Shooter’dan Commandos’a kadar pek çok oyun bulunuyor aslında. Diğer zombi oyunlarına getirmiş olduğu iki radikal yenilik var : zombi konseptli ilk strateji oyunu olması ve işleyişinin izometrik bir düzlemde gerçekleşmesi. Kendisi için en çok kullanılan tabir ise hiç kuşkusuz Left 4 Dead’in, izometrik versiyonu olduğu…

TEKNİK, TAKTİK VE ISIRIK…

Her şeyden önce, çizgi roman kültürüne ve konseptine birkaç gülümseten referans barındırıyor Trapped Dead…Daha girizgahında kendisini belli eden bu etkilenim, oyun içi diyalogların ve illüstrasyon formunda oyuncuyu selamlayan, hikayenin kronolojik sıralamasının da yardımı ile biraz daha ileri seviyeye taşınıyor. Malum zombilerin, hem ülkemizde hem de yurt dışında, tıpkı diğer mecralarda olduğu gibi son birkaç yıl içerisinde çizgi roman sayfalarını yeniden büyük bir iştahla kemirdikleri göz önünde bulundurulacak olursa Headup Games’in izlediği yolun, ticari potansiyel gördüğü açıklara ellerini ovuşturarak yaklaşmalarını da normal görmek lazım. Hikayemizin özetlendiği girizgah kısmının hemen ardından ise oldukça sade fakat bir o kadar da keyifli bir ara yüz ekranı ile karşılaşıyoruz.

Kendi kalibresinde izometrik strateji oyunlarında pek çok şey ödünç alsa da aslında onların komplikeliğinden oldukça uzak, biraz da çerez kıvamında bir oyunla karşı karşıyayız. Takımımıza eklenen diğer mensuplar her ne kadar kendilerine özgü yeteneklere sahipseler de, amaç genellikle bir hedefe varmak için arada kalan zombileri temizlemekten öteye geçmiyor. Her ne kadar birkaç akıllıca bulmaca yerleştirilse de, aslında iddia edildiği gibi geçtiğimiz yılın en başarılı aksiyon oyunu olma iddiasının tam olarak nereye dayandırıldığını anlayabilmek güç.

Oyun zevkini en fazla baltalayan yanı ise hiç kuşkusuz envanter sisteminin, arada sırada kendi bağımsızlığını ilan edecek kadar ileri gitmesi. Özellikle ana karakterlerinizin sağlık durumunu takip edebilmek tam bir işkence olduğu gibi çoğu zaman kontrol ettiğiniz karakterler arasındaki geçiş de tam bir mide sancısına dönüşebiliyor. Tüm bunlarla birlikte kontrol sistemi de zaman zaman cozutabiliyor. Sistemdeki bu su götürmez aksamalar ise, keyifli bir oyun deneyiminin saç baş yolduracak sinir krizleri ile ekşimesine ön ayak oluyor. Tüm bunlarla birlikte bazı kayıt noktalarının işler olmaması da soru işareti olarak oyunun kritik yazısının bu cümlesinin sonuna ekleniveriyor.

GERÇEK DÜŞMAN ZOMBİLER Mİ? YOKSA…

Bazen keyifli bir oyun deneyimi yaşayacağınız durumlar, okkalı bir kabus olarak uykularınıza girebilir –ya da sinir harbi sebebi ile sizleri uykunuzdan edebilir. Trapped Dead’de kağıt üzerinde oldukça parlak bir fikir ki, beslendiği kolları da göz önüne alacak olursak oldukça keyifli bir oyun deneyimi yaşayacağınıza inanarak bilgisayarınıza bir solukta kurmanız muhtemel. Gel gelelim oyunun imajı ve makyajı ile, yaşadığınız deneyim her zaman birbirini tutmayabiliyor.

Her şeyden önce bilgisayarınızda kapladığı yere oranladığımızda oldukça standart grafikleri bulunuyor Trapped Dead’in. Atmosfer ve yer yer işleyiş de oldukça başarılı. Özellikle zombi tarafından ısırılan arkadaşınızı kurtarmak için, zombi dolu bir hastaneye dalıp, tekerlekli sandalyeye mahkum bir doktoru araca ulaştırmaya çalıştığınız ısınma turu, uygulanan fikirler açısından dört dörtlük. Ama bir süre sonra bu işleyiş de tek düze bir hal alıyor ve başlangıç aşamasındaki dinamik çizgiden –ki pek çok oyun sever için aslında bu kısım da oldukça şaibeli- uzaklaşıyor.

Halbuki, sırf dostlar alışverişte görsün diye eklenen birkaç bulmaca ile göz boyamak yerine, Alien Shooter gibi basit işleyişini, dinamik bir oynanabilirlik ile çok daha keyifli bir oyun deneyimi yaşayabilirdik. Tabi Headup ekibinin birincil amacı, zombi istilasına uğrayan bir şehirden canlı kurtulmak için el birliğine giden bir grup mağdurun, strateji sularında gezinen macerası. Fakat daha önce de değindiğim gibi strateji sosunun pek de incelikli olmaması, oyunun ilerleyen kısımlarında bu iddiayı tamamı ile çürütüyor!

Oyun deneyiminize darbe indiren kısımlar sadece envanter sistemine alışma süreci, oyunda yer alan fazla sayıdaki bug ya da sıradanlaşan işleyiş de değil üstelik. Sisteminiz ne olursa olsun zaman zaman oyunda meydana gelen kasılmalar, tahammül sınırlarınızı zorlayabiliyor!

Fakat bütün bunlarla birlikte kendisine şans tanıdığınızda pek fazla bir şey kaybetmeyeceğiniz çerezlik oyunlar içerisinde, nev-i şahsına münhasır imzasını atabilen bir oyun Trapped Dead! Bir ısırıktan zeval olmaz ama zombilerin sinir sisteminizi de yiyip bitirmenize izin vermeyin!

Korkusitesi için yazan Fatih Yürür

Screenshots

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Fatih Yürür

Tüm Yazıları
1987 yılının, diş takırdatan bir Şubat gecesinde, garip bir kapsül ile dünyaya düşmüştür bu kişi. Nitekim yıllar sonra gerçek ailesinin dünyalı olduğunu, uzaylılar tarafından kaçırıldığını anlayacak, ama uzaylıların iyi tarafını alıp, kalan bütün enerjisi dünyalı olmaya harcayarak gezegen hayatına adapte olacaktır. Üniversite yıllarına kadar neler yapıp ettiği ile ilgili hafızasında net anılar yoktur (atmosferin yan etkisi) fakat yirmili yaşlarının civarını fazla hızlı yaşamıştır. Kocaeli Üniversitesi’nde, Görsel İletişim Tasarımı öğrenimi gördüğü süreçte, kah müziğe dadanarak, kah sinema üzerine yazılar yazarak, kah grafik tasarım işine bulaşarak, kah da çizgi hikayeler kaleme alarak oradan oraya savrulmuş ve bünyesi karman çorman olmuştur. Hangi kulvarda olursa olsun hikaye anlatmayı sever, kitleyi bulursa coşar, bulamazsa da kalbi kırılır ama hissettirmez. Sinemanın, müziğin, edebiyatın, mizahın, çizgi romanların ve tiyatronun her türünden tarifi tanımsız bir keyif alması, bilinen en önemli özelliklerindendir. Aynı “demokratik tavırlarını” yeme-içme alışkanlıkları, giyim kuşam ya da İngiliz usulü mimari tasarımlar konusunda gösterememesi ise büyük bir talihsizliktir.

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.