Ölüm kasabanıza geldi Şerif! Sam Loomis - Halloween (1978)

The Worm Eaters

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

03 Haziran 2009

6 Adet Yorum

6

Yönetmen: Herb Robins
Senaryo: Herb Robins, Nancy Kapner
Yapım: 1977, ABDSüre: 94 Dakika
Oyuncular: Herb Robins, Barry Hostetler, Claudette Wells, Joseph Sacket

Herb Robins, hem yönetip hem de başrolü aldığı bu müstesna filminde; beslediği solucanların birine aşık olan, aksayan sağ bacağını bir müzik kutusuyla ikna edip normale döndüren Herman adında bir Alman’ı canlandırıyor.

Leş gibi bir gölün kenarında, hurda bir evde yaşayan Herman’ın başı belediye başkanıyla derttedir. Başkan bu doğal güzelliğin (!) harcandığını, arsanın turistik bir yatırıma dönüştürülmesi gerektiğini düşünmektedir. Herman sadece başkanın adamlarının yıkıcı ziyaretleriyle değil, mirasının peşindeki servet avcısı bir kadınla da uğraşmaktadır.

Arsa tapusunu ararken evini yerle bir edip, solucan kutularını mahveden adamların ardından iyice sinirlenen Herman, sanki nispet yaparcasına evini, göl kenarında turistik bir otel olarak pazarlamaya başlar. İlk müşterisi disfonksiyone bir aile olur: Resim çizmeye meraklı bir baba, şirret ve memnuniyetsiz bir anne, bunalmış kokoş kızları ve kızları röntgenlemekten hoşlanan şişko oğulları.

Fakat, mirasyedi kadına spagetti yapayım derken yanlışlıkla solucan haşlayan Herman, solucanlarında yiyenleri solucan-insana dönüştüren bir güç olduğunu keşfeder. Belden aşağısı solucan olan kadını bodrumda bir kafese kilitler.

Balık avlamak için yanlışlıkla Herman’ın solucanlarını yem olarak kullanan üç balıkçı, bir gece Herman’ı ziyarete gelir. Meğer Herman’ın solucanları, gölün kızıl dalgalarındaki radyasyondan etkilenmiştir. Bu yüzden, yedikleri balıklar dolayısıyla solucan-adamlara dönüşen balıkçıların tek isteği çiftleşebilecekleri üç solucan-kadına sahip olmaktır. Herman bu isteklerini kabul eder. Zaten bir tanesi bodrumunda bulunmaktadır. Sıradaki kişiyse, her şeye itiraz eden memnuniyetsiz anne olacaktır.

Tam olarak bir rezaletle karşı karşıyayız. Konu baştan sakat, yok efendim göldeki radyasyondan etkilenen solucanlar yenirse belden aşağısı solucan oluyormuş… Bacaklarına, solucan süsü verilmiş çuvallar giyip, köpük köpük sıvılarıyla inildeyerek yerlerde kımıldanan bu garip yaratıklar korkutmaktan ziyade güldürüyor. Filmin makyaj departmanından daha mide bulandırıcı bir tarafı da yakın plan gösterilen gerçek solucan yeme sahneleri. Hele, evi başkanın adamları tarafından kundaklanınca cinnet geçiren Herman’ın, şehir halkının yemeklerine solucan kattığı sahnelerdeki lezzetli çiğneme sahneleri, zayıflamaya çalışanların iştahını zorlanmadan kesermiş gibi gözüküyor. Bu şölene değişik karakterler de karışınca (Herman’ın yönetime karşı direnişini destekleyen bir delikanlı, göl kenarındaki değişimleri incelemeye gelen jeoloji öğrencisi kız ve iki adet seksi hippi piliç) film çığırından çıkıyor. Kötü oyunculuk, kötü yönetim, kötü efektler. İstediğiniz her şey bu filmde var.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (6 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.