Bir erkeğin en iyi arkadaşı annesidir... Norman Bates - Psycho (1960)

The Unknown Terror

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

08 Mart 2013

0 Adet Yorum

0

Yönetmen: Charles Marquis Warren
Senaryo: Kenneth Higgins
Imdb Puanı: 5.6/10
Yapım: 1957, ABD, 76 Dakika
Oyuncular: John Howard, Mala Powers, Paul Richards, May Wynn, Gerald Milton, Duane Grey

Jim Wheatley, Meksika’da “Ölüm Mağarası” adı verilen efsanevi bir dağ kovuğuna girer ve bir daha ondan haber alınmaz. 6 ay sonra kızkardeşi Gina, varlıklı kocası Dan ile kardeşini aramak için Meksika’daki bu bölgeye gitmeye karar verir. Dan, Ölüm Tanrısı’na insan kurban edilen bu uğursuz mağaraya inanmamaktadır. Yola koyulmadan bir gece önce aniden ortaya çıkan (arkeolog olduğundan şüphelendiğim) Peter, Gina’nın eski sevgilisidir ve yanlışlıkla Dan tarafından sakat bırakılarak ekarte edilmiştir. Dan ve Gina bu sakat ama gururlu adama acıdıkları için onu da araştırma grubuna dahil ederler. Böylece aşk üçgeninin 3. sacayağı tamamlanmış olur. Bir yerlinin yardımıyla sözü geçen kasabaya gelirler. Burada araştırma yapan Dr. Ramsey’i bulurlar (genelde laboratuvar şartlarında bir deney tüpünden diğerine renkli sıvılar aktarması beklenen bu şahıs dev bir kazanı karıştırdığına göre aslında cadı mıdır?). Dr. Ramsey sadece tek bir mağaraya lokalize olmuş özel bir mantar cinsinden antibiyotik elde etmeye çalışmaktadır. Doktorun yerli karısı Concha, Peter’e fingirderken bizim üçlü mağaranın yerini keşfeder; içindeki ölümcül varlığı da. Yerliler etle beslenen bu mantar oluşumuna kurban etmek için bu mağaraya insan atmaktadır. Ve bilin bakalım herşeyin ardında kim vardır…

The Unknown Terror, korkunç bir film değil. Belki o yüzden ismi “Bilinmeyen Dehşet”tir. Zira o dehşet nerde, bilen yok! Askerlik sırasında idman sonrası aşağıdan gelen nahoş kokular nedeniyle gerçekleştirilen incelemeyle ayak parmakları arasında karşılaşılan lezyonlardan çok daha korkunç mantarlar var burada. Nasıl ki, şöyle: Hani eski çamaşır makineleri arıza yapar da her taraf köpük olur ya. İşte bizim mantarlarımız da mağaranın duvarlarından akan köpüklerden başka birşey değil. Filmin tarihi eski olduğu için izleyicide tanıdık bir korku hissi uyandırılmak istenmiş olabilir. Muhtemelen o dönemdeki çamaşır makinelerinden yeterli randıman alınamıyordur.

Yoldan çekilmeyi reddeden tavuklar yüzünden uzayan sahneler, peruklarını kafalarında tutabilmek için hasır şapkalardan yararlanan yerliler, yanyanayken birbirlerini kaybeden karakterler olsa da film trash olarak niteleyeceğimiz özelliklere sahip değil. Hatta uzadıkça uzayan (ve insanı bezdiren) mağara keşif sahnesindeki çevre tasarımının döneme ve bütçeye göre hayli iyi olduğunu söyleyebilirim. İleri gitmezsem, mağaraya atılan ve mantarın etkisiyle vahşi zombilere dönen yerlilerin varlığı artı mağara içindeki sahnelerin klostrofobik atmosferi bana nedense The Descent’i (2005) hatırlattı. Sinirli bir arı topluluğunun toplu tecavüzüne uğramış gibi duran bu yumru yumru ciltli yaratıkların üzerine biraz daha gidilseydi de biz daha çok “terror” görseydik kötü mü olurdu bilmiyorum ama bu eski tarihli demode filmi sadece merak ederseniz izlemenizi öneriyorum.

Korkusitesi için yazan Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

YORUM YAZ