Hepimiz ara sıra deliririz! Norman Bates - Psycho (1960)

The Texas Chainsaw Massacre

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

15 Ağustos 2008

7 Adet Yorum

7

Yönetmen: Tobe Hooper
Senaryo: Tobe Hooper, Kim Henkel
Tür: Slasher
Yapım: 1974 ABD  Süre: 83 Dakika
IMBb Sayfası ve Puanı: 7,5/10
Oyuncular: Marilyn Burns, Allen Danziger, Edwin Neal, Gunnar Hansen, John Dugan

Film, beş gencin bir yaz öğleden sonrasında Teksas yakınlarındaki bir kasabada yaşadığı sıra dışı ve korkunç olayları anlatıyor. Mezarlık soygunu ile ilgili haberler üzerine bir aile mezarlığını kontrol etmek için yola çıkan gençler, kısa bir süre sonra teker teker Leatherface’in kanlı pençesine düşer.

“İzlemek üzere olduğunuz film beş gencin ama özellikle Sally Hardesty ve sakat Franklin’in başına gelen bir trajedidir. Onların genç olmaları çok daha trajik bir olaydır. Ama çok çok daha uzun hayatlar yaşamış olsalardı bile o gün gördükleri dehşeti ve çılgınlığı ne beklerlerdi ne de bunu isterlerdi. Sakin bir yaz öğleden sonrası, onlar için bir kabusa dönüşür. O günün olayları Amerikan tarihinde en tuhaf suçlardan birinin keşfine neden oldu. Teksas Elektirikli Testere Katliamı.”

Kendinden önceki Psycho (Sapık, 1960) ve kendisinden sonraki Silence of the Lambs (Kuzuların Sessizliği, 1991) gibi, Wisconsin seri katili Ed Gein’in gerçek ya­şam öyküsünden biraz esinlenmiş olan Tobe Hooper’ın aşırı düşük bütçeli şok korku klasiği Teksas Kasabı, yol açtığı tartışmalardan kaynaklanan şiddetli bir kamu­oyu öfkesini üzerine çekti ve o günden bu yana da estetik değeri ve seyirciler üze­rindeki olası zararlı etkileri üzerine ateşli tartışmalara yol açmaya devam etti.

Genç John Laroquette’in (henüz tanımadığımız) dış sesiyle başlayan film, 1970’lerin Teksas’ında arabayla yolculuk yapan hippivari beş gencin, tümü erkek olan yamyam eski mezbaha işçileri klanının yakınında konaklamak gibi vahim bir hataya düşmesiyle devam eder.

Kötü adamların en unutulmazı, filme adını veren elektrikli testeresi ve çeşitli kurbanların yüz derilerinden yapılmış korkunç maskesiy­le Leatherface – Derisurat’tır (hayatının rolündeki Gunnar Hansen). Kızın parmağındaki kanı em­mek için bile dudaklarını zor açabilen yaşlı, vampirimsi aile reisine tatlı olarak su­nulduğu unutulmaz akşam yemeğinden sonra, Sally Hardesty (Marilyn Burns) ki hala hayatta olan tek gençtir, ikinci kattaki bir pencereden atlayarak bu dehşet odasın­dan kaçmayı başarır. Geceleyin ormanda, bitmek tüken­mek bilmeyen bir kovalamacadan sonra, Derisurat’ın (na­sılsa yakıtı hiç bitmeyen) elektrikli testeresinin sırtına değ­mesine gerçekten de ramak kalmışken, Sally sonunda ya­kındaki bir kamyonetin arkasına atlamayı başarır ve Derisurat günün ilk ışıkları altında testeresini adeta dans eder şekilde kızgın bir biçimde sallarken oradan uzaklaşır.

Eleştirmen Rex Reed, acımasız hızı ve yarı belgesel üslubu olan bu yoğun filmi izledikten sonra, filmi şimdiye kadar yapılmış ‘en korkunç’ film ilan etti. Film gerçektende 1999 yılında BBC tarafından yapılan dünya çapındaki bir araştırmayla tüm zamanların en korkunç filmi seçilmişti. Gösterime girme­sinden kısa bir süre sonra Modern Sanatlar Müzesi, sabit koleksiyonu için filmin bir kopyasını satın aldı ve Cannes’da “Yönetmenlerin Haftası” bölümünde dereceye girdi. Filmi göklere çıkartan övgüler yağmaya devam etti; prestijli Londra Film Festivali filmi, 1974’te “Yılın En Dik­kat Çeken Filmi” seçecek kadar ileri gitti. Nihayetinde yal­nızca Amerika’da 31 milyon dolara ulaşan dev bir hasılat ve mantar gibi türeyen üç devam filmiyle (artı bir yeniden yapım), Hooper’ın aşkla yaptığı bu kaçık film, uzunca bir süre sinema tarihinin en kârlı bağımsız filmi olarak yerini korudu.

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ ?

– Filmde canlandırdığı karakter Leatherface tarafından ormanda kovalanan Marilyn Burns’ün vücudu ağaç dallarından çok kötü şekilde çizildi ve bu sahnede vücudu ve kıyafeti üzerinde görülen kanlar gerçekti.

– Canlandırdığı karakter bir et kancasına asılan aktör, gerçekte bacaklarının arasından geçirilen ve canının çok yanmasına neden olan naylon bir iple kaldırıldı.

– Filmin sonlarına doğru Leatherface’in kızın parmağını kestiği yemek sahnesinde, bıçağın arkasına yerleştirilmiş tüpün içindeki sahte kan boşaltılamadığından dolayı Leatherface kızın parmağını gerçekten kesmek zorunda kaldı.

– Yönetmen Tobe Hooper, Leatherface karakterini 1957 yılında tutuklanan seri katil Ed Gein’den esinlenerek yarattı.

– Yönetmen Tobe Hooper, bu film fikrinin kalabalık bir mağazanın hırdavat bölümünde dolaşırken aklına geldiğini, mağazadaki kalabalıktan kurtulup dışarı çıkmanın yolunu ararken zincir testereleri fark ettiğini iddia eder.

– Film o kadar korkunçtur ki, ilk gösterime girdiğinde izleyiciler salonu terk eder.

– “Granpaw” karakterini 18 yaşındaki John Dugan canlandırdı.

– Leatherface’in kullandığı testere üzerindeki marka, her hangi bir yasal muameleye maruz kalmamak için yapışkan bant ile kapatıldı.

– Filmin finansmanı, yapım şirketinin daha önce çektiği Deep Throat / Derin Gırtlak filminden elde edilen gelirle karşılandı.

– Filmin başlangıçta “Headcheese” olan adı, son anda değiştirildi.

– Filmin ikinci yarısında Sawyer ailesinin evi olarak kullanılan evde gerçekten bir aile yaşıyordu. Ev sahipleri evlerini film ekibine kiraladı, ancak bütün çekim süresince evde yaşamaya devam etti.

– Filmin sonunda gördüğümüz evdeki İnsan İskeleti gerçek bir iskeletti. Plastik iskeletler gerçeğinden daha pahalı olduğu için, film ekibi Hindistan’dan getirtilen gerçek bir iskelet kullanmayı tercih etti.

korkumetre-9 kan_ve_siddet-7 gerilim_dozu-9 puan-8-5

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (7 Yorum)

YORUM YAZ