İnsanlar hayaletlere neden inanır? Eğlence için mi? Hayır! Ölümden sonra bir şeyler olduğu ihtimali için.1408 (2007)

The Seventh Victim

Korku Film Arşivi

KonukYazar

16 Kasım 2016

0 Adet Yorum

0

7th-victim-afisYönetmen: Mark Robson
Senaryo: Charles O’Neal, DeWitt Bodeen
Tür: Korku, Okült
Yapım: 1943, ABD Süre: 71 Dakika
IMDB Puanı: 6,9
Oynayanlar: Kim Hunter, Tom Conway, Jean Brooks, Isabel Jewell, Evelyn Brent

Mark Robson’ın ilk yönetmenliği olan The Seventh Victim (1943) adlı korku filmi, dönemine göre dikkat çekici ve örnek alınan okült türündeki yapımlardan biri. Filmin konusundan kısaca bahsedersek; Mary Gibson, ablası Jacqueline’in kaybolduğunu öğrenince neler olup bittiğini araştırmaya başlar. Zaman ilerledikçe ablasını aslında hiç tanımadığını anlayacaktır. Sürekli macera peşinde koşan Jacqueline, satanist bir grup olan paladistlerin arasına katılmıştır ve hayatı tehlikededir.

The Seventh Victim, hem varoluş sancıları çeken Jacqueline karakterini hem de filmi adeta özetleyen şu cümleyle açılıyor: “Ölüme koşuyorum ve ölüm beni bulduğunda tüm zevklerim dünde kalacak.” Kardeşi Mary ise, daha gençliğinin baharında ne aşkı tatmış ne de hayatı çözmüş genç bir öğrencidir ve ablasının kaybolması üzerine okulunu bir kenara bırakıp aslında onun karakterine ters olan bir maceraya atılır. Film bu süreçte bir kara film gibi ilerler ve dedektif veya polis yerine Mary, gizemin peşine düşer. Sonrasında Jacqueline’in kocası Gregory Ward, psikiyatristi Dr. Louis Judd ve eski şair Jason Hoag da olaya dahil olur. Ortaya çıkan her ipucuyla beraber korku türüne doğru yavaşça bir geçiş yaparız ve böylece filmin okült tarafı ortaya çıkar. Satanist bir gruptan çok zengin iş adamlarını andıran ve film boyunca sadece birkaç kuralı anlatılan paladistlerin amaçlarını tam anlamıyla maalesef öğrenemiyoruz. Jacqueline’in sırrı ortaya çıkıyor ama grubun gizemi tam olarak çözülemiyor. Şeytana tapıyorlar, kötülüğü yüceltiyorlar ama şiddeti hiç tasvip etmeyerek çelişkili bir misyon üstleniyorlar.

7th-victim1

Filmin diğer bir önemli noktası olan alt metninden de bahsetmek lazım. 1930’lu yıllarda çıkan Hays Yasaları, 60’ların sonuna kadar film sektöründe geçerli olmuştur. Böylece yapımcı ve yönetmenler küçük göndermelerle dertlerini anlatmaya çalışmışlardır. Mesela The Seventh Victim filminde lezbiyen ilişkiye ufaktan göndermeler vardır. Ayrıca Jacqueline karakteri üzerinden, yaşamanın anlamsızlığı ve ölümün bir kurtuluş olduğu gibi intihara teşvik eden, nihilist bir üslup filme hakimdir.

7th-victim2

The Seventh Victim’ın yapımcılığını, genç yaşta hayatını kaybeden, 40’lı yıllarda düşük bütçeli ilginç filmlere imza atan Val Lewton’ın üstlendiğini de hatırlatmak lazım. Çünkü bu yapımda da yine Lewton’ın yapımcı olduğu filmlerden izler görmek mümkün. Örnek vermek gerekirse; Cat People (1943) filminde Tom Conway tarafından canlandırılan Dr. Louis Judd karakteri, The Seventh Victim filminde de aynı isim ve mizaçla yer alıyor. İki filmde de küçük bir role hayat veren Elizabeth Russell’ı ise aynı siyah ışıltılı kıyafet ile görmek mümkün. Ayrıca Lewton filmlerinde göze çarpan kara filmlerdeki gibi ışık-gölge kontrastı kullanımı yine karşımıza çıkıyor.

7th-victim3

Okült filmlere ilgi duyanlara ve klasik korku sinemasından hoşlananlara hitap eden The Seventh Victim filmi, sadece Psycho (1960) ve Rosemary’s Baby (1968) gibi korku klasikleri ile arasındaki ufak benzerlikleri görmek için bile izlenebilir.

Korkucu.com için yazan Müge İbrikçi
twitter.com/mugeibrikci

korkumetre-5 kan_ve_siddet-2 gerilim_dozu-7 puan-5-5

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Konuk Yazar

Tüm Yazıları
Yazılarıyla sitemize katkıda bulunan konuk yazarlarımız.

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.