Eskiden iyilikle aldığımı, sonsuza dek intikam ile alacağım! Tooth Fairy - Darkness Falls (2003)

The Ruins

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

23 Ocak 2009

8 Adet Yorum

8

Yönetmen: Carter Smith
Senaryo: Scott B. Smith (Kitap)
Yapım: 2008, ABD/Avustralya Süre: 93 Dakika
Oyuncular: Jonathan Tucker, Jena Malone, Laura Ramsey, Shawn Ashmore

İtiraf etmeliyim bu kadar güzel bir film beklemiyordum. Daha önce izleyenlere göre çok komik ve saçma bir filmmiş; bana öyle söylemişlerdi. İzleyince fikrim değişti ve sadece kendi zevkime güvenmeye karar verdim.

Konu çok klasik. Kızlı erkekli Amerikalı 4 arkadaş (ki bunlar sevgilidirler) tatillerini Güney Amerika’da geçirirken kendileri gibi turist olan bir Alman, onlara gizli bir kalıntıdan bahseder. Bu bir Aztek tapınağıdır (bir piramid). Arkeolog olan kızkardeşi bu harabeyi araştırmaya gitmiş ve kendisinden bir daha haber alınamamıştır. Ablasını aramaya giden bu gence katılmaya karar veren bu gençleri cezbeden olay, harabenin hiçbir haritada yer almamasıdır. Yunan turistlerden bir grup ta bu araştırmaya katılmak ister. Hepsi, çok bilinen turistik yerleri gezmek yerine bu maceralı yolculuğu tercih etmektedir.

Dört arkadaş, Alman genç ve bir Yunan yola koyulurlar. Yolculuk bir ormanda sonlanır. Kızlar bekledikleri gibi çıkmayan yolculuk nedeniyle sızlanmaya başlar. Kimse tertibatlı ve uygun kıyafetli değildir çünkü. Nihayet bulunması güç bir patikayı izleyerek tapınağa ulaşırlar. Rahat bir soluk alan gençler, ağaçların ve sarmaşıkların arasında neredeyse görünmez olan bu eserin tadını çıkarmaya çalışırken çevreleri yerli halkla çevrilir. Elleri silahlı bu adamlar, gençlerin tapınaktan uzaklaşmalarına izin vermemektedirler. Piramidin tepesine çıkan ve burada mahzur kalan gençler, yerli halkın tapınak etrafında kamp kurmalarını dehşele izlerler. Bu insanlar (erkek, kadın, çocuklar hepsi orada yaşamaya başlar sanki), gece gündüz onları izleyecek ve kalıntılardan bir adım bile uzaklaşanı öldüreceklerdir.

Dil sorunu nedeniyle bir türlü dertlerini anlatamayan gençler, Alman’ın ablasının çadırını ve eşyalarını bularak bunlardan yararlanmaya çalışırlar. Yemekleri ve suları yoktur, uzun dayanamayacakları kesindir. Tek umutları, sonradan kendilerine katılacak olan Yunan ekibin gelerek olayı farketmesi ve polise haber vermesidir. Fakat olaylar düşündükleri gibi ilerlemez ve yerlilerin neden kendilerini buraya hapsettiklerini yavaş yavaş keşfederler.

Filmin sürprizini bozmamak için daha fazla anlatamıyorum. İtiraf etmem gerekir ki oldukça kanlı ve asab bozucu bir film. Filmin bir çok artısı var. Bilgisayar efektlerini çok az kullanması (ki manyak ayrıntılarda kullanılmış bu yöntem. Geri sarıp gözden kaçırdığınız garip kımıltıları izlemeniz gerekiyor); onun yerine makyaj ve acayip gerçekçilikte protezleri tercih etmesi, yönetmenin kendi fikriymiş. Böylece eski korku filmlerinin çiğ havasını vermeyi amaçlamış –ki kesinlikle takdire şayan. Bir kopan bacak var ki… Başka bir sahnede uyluğu kesilen kızın kesik yerinin makyajı bile ayrıca değinilmesi gereken bir unsur. Valla film olduğunu bilmesem fasciotomi yapılmış derdim!

Bir romandan uyarlanan film tek mekanda geçiyor ve hiç sıkıcı değil. Tapınağın gerçekçiliğinin altında, bir bölümünün “gerçekten” inşa edilmesi yatıyor. Lord of the Rings’in dekor yönetmeni burada da yer almış ve aynı diğer filmde yaptığı gibi burada da binaları gerçekten yapmış (Film seti de Avustralya’da kurulmuş zaten. El değmemiş doğa izlenimi vermek için iyi bir mekan). Oyuncular da beklenenin üzerinde rol kesiyorlar; Jonathan Tucker (Masters of Horror’un Tobe Hooper yönetimindeki Dance of the Dead epizodu, 2003 yeniden çevrim The Texas Chainsaw Massacre ve Pulse yeniden çevrimi), Jena Malone (Donnie Darko, The Dangerous Lives of Altar Boys), Shawn Ashmore (X-Men’de Iceman, Smallville’de Eric Summers’i canlandırmıştı) ve Laura Ramsey (Venom) stress altında kişilikleri çözünen arkadaşları başarıyla canlandırıyor. İzleyin derim…

http://www.ruinsmovie.com

Yazan: Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (8 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.