Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

The Howling

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

YasinKarakaya

30 Nisan 2009

6 Adet Yorum

6

Yönetmen : Joe Dante
Senaryo : Gary Brandner (Kitap), John Sayles
Yapım:1981, ABD, 91 dakika
Oyuncular: Dee Wallace, Patrick Macnee, Dennis Dugan, Christopher Stone, Belinda Balaski

Joe Dante’nin ‘The Howling’’i naçizane fikrime göre tüm zamanların en iyi kurtadam filmidir. (An American Werewolf in London 2.sıramda) Bu film, tüm zamanların en korkulan kurtadam filmlerinden birini oluşturmak üzere, Joe Dante’nin akıllı yönetmenlik tekniklerini (Gremlins, Piranha), Gary Brandner’in orijinal romanı “The Howling“in etkileyici bir uyarlamasını ve bir çok yetenekli aktörü korkuseverler için bir araya getirmiş..

Azılı bir seri katili daha iyi tanımak için kendisiyle buluşma istediğine ikna eden Televizyon haber sunucusu Karen White’ı takip ediyoruz. Katil ona, erkeklerin özel kabinlerde mastürbasyon yaptığı bir porno dükkanında buluşma talimatları verirken, polis de bir mikrofon ve izleme cihazı takar. Dükkana girer girmez polisle iletişimi kaybolan Karen kendi başının çaresine bakmak zorunda kalır. Talimat verilen kabine giren Karen, arkasından katil onunla konuşurken tecavüz ve işkence videoları izlemek zorunda kalır. Adam onunla bir şey paylaşmak istediğini ve ona arkasını dönüp bakması talimatını verir. Söyleneni yapan Karen, bir anda kıllı ve çirkin bir şeye dönüşmekte olan bir adam silueti görür. Bağırdığı an, polis kabine saldırıp yaratığı vurur ve öldürür. Ya da öldürür mü?

Onu ölümün kıyısından çeviren bu olaydan sonra, Karen’in doktoru biraz izin kullanmasını ve “Koloni” adındaki inzivaya çekilmesini önerir. Hayatlarında aşırı derece travma yaratan deneyimlerden sonra insanların gittikleri bir yerdir bu ‘Koloni’.. İnzivada kalmayı kabul eden Karen, kocası Bill ile başlarına neler geleceğinden habersiz ‘Koloni’nin yolunu tutar.

Fragman

Çift kulübelerinin dışında tuhaf bir havlama sesi duymaya ve Karen vahşi halüsinasyonlar görmeye başlayana kadar, her şey başlangıçta rahatlatıcı ve normal görünmektedir. Ancak günler geçtikçe ödedikleri paranın karşılığından çok daha fazlasını aldıklarını anlayan çift için işler gittikçe tuhaflaşıp, merak uyandırmaya başlayacaktır..

İlk önce filmin özel efektlerinden bahsetmemiz gerekli. Bu film için 28 kişilik kalabalık bir ekip yalnızca özel efektler ve makyaj departmanı için çalışmış! Yalnızca 1.000.000 $ bütçeli kurtadam temalı bir film için bu hayret verici bir rakam! Bu insanlar, size “Bunu nasıl becermiş olabilirler?” dedirtecek efektler yaratmak için yeteneklerini birleştirmişler. Bu grup tarafından ulaşılan en dikkate değer başarının, insandan-kurtadama dönüşüm sahneleri olması bir sürpriz değil. Filmde birden çok sayıda dönüşüm süreci meydana gelmekle birlikte iki tanesi çok etkileyici.

1. Christopher Stone ile Elisabeth Brooks’un kurtinsan sevişme sahnesi. Bu sahneyi neden tuhaf bir biçimde erotik buluyorum? Evet Elisabeth Brooks’un harika vücudunu sergilediği bir sahne var (dönüşüm başlamadan önce) ancak bence erotizmin sebebi daha çok sahnenin verdiği ilkel duygular. Mağara adamı stereotipindeki gibi ilkel, yani bir eş bulmak, çiftleşmek ve devam etmek anlamında. Sanki barlarda gördüğünüz çoğu insan gibi, ama daha fazla “hayvani” bir duygu var burada.

2. Eddie Quist’in dönüşümü. (Başlangıçtaki yarım yamalak dönüşüm değil, Terry Fisher’le karşılaşması sırasındaki dönüşüm) Bu pekala tüm zamanların en ünlü kurtadam sahnesi de olabilir. Tabi ki göreceli bir görüş ama benim kitabımda açık ara en iyisi bu. Öyle çok insandan-kurtadama dönüşüm aşaması var ki, ekrana yapışmaktan başka şansınız kalmıyor. Korkmasanız bile, ki aslında korkmanız gerekli, değişimin akıllara durgunluk veren aşamaları dehşet ve ilham verici.

Dönüşüm Sekansı

Oyunculuk mükemmel. Özellikle de Dee Wallace ve Christopher Stone’un performansları. Dee Wallace, her zaman benim en favori aktrislerimden biri olmuştur. Onu The Hills Have Eyes, E.T., Cujo, Critters ve Rob Zombie’s Halloween gibi filmlerden hatırlayabilirsiniz. Cv’sinde bu kadar çok sayıda klasik korku/bilimkurgu filmi olan her kadın bana göre %100 çok sert biridir. Christopher Stone da beni Karen White’ın kocası olan Bill’in portesini çizmesiyle etkiledi. Filmin giriş aşamalarına bir tür eşsel sadakat ve bağlılık getirdi, ki bu eksiksiz ahlaksal kaosla bir denge kurdu. Ta ki bir K-9’a dönüşene kadar!..

Eğer ciddi bir korku sineması meraklısıysanız ve The Howling’i görmediyseniz, hemen bu filmi edinip izlemelisiniz. Howling koleksiyonunuzda değilse, kendinizi korku sinemasının iyi bir izleyicisi ve ustası olarak ilan edemezsiniz.. Gerçekten edemezsiniz. Filmi edindikten sonra arkadaşlarınızı, bira, kan ve kurtkadın göğüsleri için eve davet edin. Howling kesinlikle hayal kırıklığı yaratmıyor!

Yasin ‘Devilboy’ Karakaya

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (6 Yorum)

YORUM YAZ