Kanımdan iç ve sonsuza kadar yaşa... Interview with the Vampire (1994)

The Eternal Evil of Asia

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

30 Nisan 2012

3 Adet Yorum

3

Nan Yang Shi Da Xie Shu
Yönetmen: Man Kei Chin, Dion Lam
Senaryo: Man Kei Chin
Imdb Puanı: 6.1/10
Yapım: 1995, Hong Kong, 89 Dakika
Oyuncular: Ellen Chan, Kwok-Pong Chan, Ben Ng, Lily Chung, Elvis Tsui, Bobbie Au-Yeung, Shui Ting Ng, Gwan Chin

“Nazar (Hex) ve büyü (enchantment) genellikle birbiriyle karıştırılır. Nazar Çin, büyü ise Asya çıkışlıdır. Büyü Hinduizmin şeytani bir koludur ve nazar ile birbiri içine geçmiş durumdadır. Büyülenen insanlar daha fazla acı çekerler. Büyücü genelde çocuk ruhu kullanır, yeni ölmüş bir çocuğun mezarından bedenini çalar, ruhunu kontrol altında tutar. Çocuğun hayaleti yoluyla kolaylıkla evine sızar ve lanetlediği kişi hakkında bilgi edinir, ya da onu öldürür. Hayaletin kalbini kendi kanıyla beslemelidir yoksa hayaletin ruhunu kontrol edemez. Hayalet her ne kadar acımasız olsa da sonuçta bir çocuktur; film izlemeyi sever. Bu nedenle eğer sinemada yanınızda oturan beyaz yüzlü bir çocuk görürseniz onu rahatsız etmeyin, ya da çişe götürün. Eğer tuvaletten geri getirirseniz, siz asla geri dönemezsiniz.”

Bu bilgilendirmeyle başlayan bir film size neler vaad edebilir? Emin olun yaklaşık 90 dakikalık eğlenceden başka birşey değil. Sinema tarihinde görebileceğiniz en tuhaf sahnelerin ardarda sıralandığı The Eternal Evil of Asia, bir yandan Asya büyüleri hakkında bilgilendirme mesajları sunarken bir yandan da çığırından çıkmış bir komediyle insanı şaşkınlığa boğuyor.

Hong Kong… Son zamanlarda garip şeyler olmaktadır. Önce, yaşlı anne ve babasını kaybeden Nam oğlu, karısı ve komşularını doğrayıp evin çatısından atlayarak intihar eder. Arkadaşları Bon, Kong ve Kent endişe içindedirler. Akşam, Bon sevgilisi May’in gönlünü edemez çünkü aniden iktidarsız olur. Daha sonra gizemli bir ruh (aynı zamanda Kong’un kızkardeşi olan) May’in peşine düşer. May bir kuafördür ve müşterilerinden biri Miss Tayland Mei’dir. Mei aslında iyi kalpli bir cadıdır ve May’i uyarır. Başındaki bela Güneydoğu Asya’da sıkça kullanılan bir büyüdür. May abisi ve sevgilisinin, diğer iki arkadaşı ile birlikte Tayland’a yaptıkları turistik geziden yeni döndüklerini hatırlar. Yoksa orada intikamcı bir ruhu mu rahatsız etmişlerdir? O esnada Bon, ölen arkadaşı Nam’ı rüyasında görür. Nam, Tayland’da yaptıkları şey nedeniyle lanetlendiklerini ve May’e göz kulak olmasını söyler. May kararlıdır ve sevgilisinin Tayland’da ne işler çevirdiğini öğrenmeden rahat edemeyecektir.

Filmin öyküsü 3 aşamada ilerliyor. Yukarıda anlattığım ilk bölümden sonra; Bon, Nam, Kong ve Kent’in seks turizminden faydalanmak için yaptıkları ama ellerine yüzlerine bulaştırdıkları, Laimi adlı genç bir büyücüyle tanıştıkları ve onun kız kardeşi olan Shui-Mei’yi yanlışlıkla öldürdükleri Tayland gezisine odaklanan uzun bir flashback bölümü geliyor. Üçüncü ve son bölümde tekrar günümüze dönülüyor, işler kızışıyor, Laimi cinai yollarla intikam duygularını tatmin etmeye devam ederken, arkadaşı Mei’nin büyü bilgisinin ışığında May, hem kendi hem de nişanlısının hayatını kurtarmaya çalışıyor.

Mei’den öğrendiğimiz kadarıyla bu kara büyü mevzusu Tayland, Malezya ve Vietnam’da oldukça popülermiş. Çin’de Kung-fu ustaları neyse Asya’da cadılar ve büyücüler öyle bir öneme haizmiş; nasıl ki Kung-fu ustalarının iyileri kötüleri oluyorsa, büyücülerin de iyiliğe ve kötülüğe uzanan dalları olabiliyormuş. Fakat geride saç gibi kalıntı bırakmamak çok önemliymiş. Bu nedenle Mei, saçlarını yıkattığında dahi lavabodan saçlarının toplanarak kendisine teslim edilmesini istiyor. Keza Laimi, bir şekilde elde ettiği saçlardan yaptığı woodoo bebeklerine iğneler batırarak avlarını büyülüyor. Bazen bu bebeğin küçük penisine kilit asarak erkeklerin iktidarsızlaşmasına sebebiyet verirken çoğunlukla iğneler batırdığı bebek vasıtasıyla kurbanını istediği gibi yönetebileceği bir kuklaya çeviriyor (Yaşayan Ölü Büyüsü), onlara halüsinasyonlar gösteriyor (İllüzyon Büyüsü) ya da başına iğneler sapladığı zavallı adamı bildiğiniz “Pinhead” haline getiriyor (İğne Büyüsü). Kurbanının bedeni içine aç bir ruh sokarak onu, etraftaki insanları ve hatta kendi kolunu yiyecek bir yamyam haline getirebildiği gibi öldürdüğü bir fahişenin kanıyla banyo yaparak vücudunu ruhundan ayırabiliyor. Bu sayede bir hayalet gibi görünmez hale gelebiliyor (Görünmezlik Büyüsü). Laimi ayrıca arzulu bir kadının biriktirdiği terinden Aşk Büyüsü de yapabiliyor fakat büyük bir karışıklık sonucu kendi kız kardeşinin başka erkekler tarafından arzulanmasına ve yanlışlıkla öldürülmesine sebebiyet veriyor. Bu yüzden bu dört adamın peşine düşüp Hong Kong’a geliyor.

Bu tür filmlerde oyunculuk aranmaz. Zaten erotik bir çizgi film gibi izleniyor film, karakterler de iki boyutlu. Kadınların çoğu güzellikleri nedeniyle buradalar, erkeklerin çoğu slapstick komediye yatkın bir oyunculuk sergiliyorlar. Özellikle de filmin bir bölümünde kafası dev bir penise dönüştürülen Kong karakteri (Çünkü Laimi’ye “dickhead” deme gafletinde bulunuyor).

Evet filmin her yeri saçma sapan, tuhaf, uçarı ve eğlendirici sahnelerle dolu ama iki örnek bence çok önemli. İlki, filmin sonunda May’in görünmez bir adama yaptığı oral seks sahnesi (Hollow Man’de neyin eksik olduğunu anlayabiliyorum). İkincisi ise herhalde Uzakdoğu sineması için bile şaşırtıcı bir deneyim olmuştur. Laimi ile Chusie ve Barran adında karı-koca büyücüler arasında geçen ufuk açıcı bu düelloya damgasını vuran unsur “çiftleşme büyüsü” denen bir hikmet. Chusie ve Barran seviştikleri zaman daha da güçlenen iki kötü büyücü. Öpüşseler bile Chusie bacaklarının arasından fırlattığı plasenta ile rakibini avlayabilecek güce erişebiliyor! Hatta “el arabası” pozisyonundayken, Barran arkasından çıkardığı dumanların itici kuvvetiyle uçuyor, önünde orgazmdan orgazma sürüklenen Chusie yeryüzüne ışın topları gönderebiliyor! Yan tarafta bunları gizlice izleyen Kong (ki hatırlayınız başı penise dönüştürülmüştü) boynunu sıvazlıyor hınzırca!

Gore sahnelerde genellikle plastik efektler kullanılmış. Bilgisayar efekti az da olsa var. Genellikle havada uçma sahneleri geleneksel asıcı iplerle kotarılmış (aksiyon yönetimleri ve dövüşler Dion Lam’a ait). Bazı yerlerde, mesela Mei’nin hasır sepetler içinde evcil hayvanlar gibi beslediği ruhların pembe baloncuklar gibi gösterilmesinde animasyondan yararlanılmış.

Gerçekten çok acayip, dolu dolu, kimilerine göre erotik (ki bence değil), komik ve kanlı bir film “The Eternal Evil of Asia”. İzlemenizi öneririm.

Korkusitesi için yazan Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ