Cehennemde yer kalmadığında, ölüler yeryüzünde yürüyecek!. Dawn of the Dead (1978)

The Creep

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

23 Haziran 2009

6 Adet Yorum

6

Yönetmen: Christopher Smith
Senaryo: Christopher Smith
Yapım: 2004, İngiltere / Almanya Süre: 85 Dakika
Oyuncular: Franka Potente, Vas Blackwood, Jeremy Sheffield, Paul Rattray, Kelly Scott, Sean Harris

Filmimiz rüyalarındaki işi yapan iki adamın başından geçenlerle açılıyor. George ve Arthur İngiltere’nin lağımlarını temizlemekle görevlidirler. Bu işi inanılmaz bir ciddiyetle yapmakta; İngiltere’deki tuvaletlerin taşmaması için canı gönülden çaba harcamaktadırlar. George işe yeni alınmıştır, Arthur ise “yılların lağımcısıyım ulan ben, lağımın kokusundan şehrin hangi bölgesinde olduğumuzu şak diye söyleyebilirim; hatta bak burası deniz ürünleri kokuyor, demek ki şu anda Çin mahallesinin altındayız” “şurdan gelen kokuya bakılırsa orası da Buckingham Sarayı olmalı, kraliçeninki bir başka kokuyor tabi” gibi cümlelerle lağımcılığın kitabını yazdığını iddia etmektedir.

Çoluk çocuğumuz için her şeye katlanırız diyen bu iki adamın neşesi yeni bir tünel bulmalarıyla yerini şaşkınlık ve endişeye bırakır. Arthur “Bu lağımlar benden sorulur arkadaşım, burası benim mekanım benden habersiz tünel mi açmışlar buraya” diyerek bu karanlık dehlizi araştırmaya girişir. George tüm zamanların en korkak Afro-Amerikalısı olarak “Ben her gördüğüm tünele girmem bilader” der ve geride kalır. Biraz zaman geçtikten sonra Arthur’dan ses seda gelmeyince peşinden gider. Yerde yaralı olarak yatan Arthur’u bulduğunda arkasından gelen başka bir “şey” yüzünden sevinci kursağında kalır.

Yönetmen Kate adlı Alman bir kızın bir partide ortalığı yakıp kavurduğunu duyunca “Bırakın şimdi George ve Arthur’un başına neler geldiğini, şu kızı gidip biz görelim bir de” der ve biz de kendimizi bir anda partinin içinde buluruz. Partideki bu güzel kızımız millete göstermekte ama elletmemektedir. Şehre George Clooney gelmiş diye bir haber aldığında “Hemen gidip Onu da tavlamalıyım” diyerek partiden ayrılır ve metro istasyonuna gider. Bineceği trenin gelmesine 8 dakika kaldığını görür ve başını duvara dayayıp güzellik uykusuna dalar. Gözünü açtığında ise çevrede bir kimse kalmamıştır. Tüm çıkışlar kapanmıştır ve artık güzel kızımız bu nezih mekanda bir gece geçirme şansını yakalamıştır. Üstelik soyadı Clooney olmasa da metronun bir yerlerinde bir George ile karşılaşma ihtimali ortaya çıkmıştır.

Creep 2004 yılı İngiltere/Almanya ortak yapımı bir film. Ortaklık şu şekilde yapılmış: İngilizler “Gelin bizim burada çekelim” demiş, Almanlar da “Tamam kız da bizden olsun o zaman” diyerek kabul etmişler. Güzel bir kız olsun talebini de “Alın Franka Potente’yi de gözünüz gönlünüz açılsın” diye cevaplamışlar.

Filmi başarılı bulduğumu söyleyebilirim. Filmin ilk yarısı boyunca korkuya neden olan “şey” kesinlikle açık bir şekilde gösterilmiyor ve izleyici gitgide artan bir merakla filme bağlanıyor. İlk yarıda meydana gelen kanlı olaylardan hemen önce her tarafı farelerin sarması nedeniyle bu merak duygusu daha da artıyor. Creep’in ilk kez açık seçik gösterildiği sahne ise bana göre kesinlikle klasik sahneler arasına girmeyi hak ediyor. İzlemeyen arkadaşlar için bu sahneyle ilgili bir şeyler söylemenin ve Creep’in şekli hakkında bilgi vermenin yanlış olacağını düşünüyorum.

Filmde en nefret ettiğim yaratıklar olan sıçanları bol miktarda görmekten dolayı sıkıntılı anlar yaşadım. Ayrıca kesme, parçalama sahneleri iyi hoş ama şu tırnak koparma olayı yok mu; işte onu izlerken adeta içim çekiliyor. Yaralısınız, lağımın içinde yüzüyorsunuz ve etrafınızda sıçanlar geziyor. Anlayacağınız film mide bulandırmak için her şeyi yapıyor.

Sonuna doğru film kendini biraz ciddiye alarak bazı açıklamalar yapmaya çalışıyor ama ben şu ana kadar iki kere izlemiş olmama rağmen ne dediğini pek de anlamadım. Açıkçası bunun için kendimi de zorlamadım. Film özellikle Franka Potente sayesinde oldukça hoş bir seyirlik ortaya koyuyor. Yukarda bahsettiğim sahne dışında sıradan bir slasher filminden daha fazla bir şey beklemeden izlerseniz güzel bir 90 dakika geçireceksiniz demektir.

Ömer Temizkan

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Etiketler: , , , ,

Yorumlar (6 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.