Önce sahiplenecek, sonra yok edecek! Çünkü ölümü tekerleklerinde taşıyor. Christine (1983)

The Collector (Midnight Man)

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

MelisaAydın

22 Eylül 2010

9 Adet Yorum

9

Yönetmen: Marcus Dunstan
Senaryo: Patrick Melton, Marcus Dunstan
Imdb Puanı:6.1/10
Yapım: 2009, ABD, 90 Dakika
Oyuncular:
Josh Stewart, Karley Scott Collins, Michael Reilly, Burke Juan, Fernández Jabari

The Collector için internet ortamında okuduğunuz yorumların ve inceleme yazılarının hemen hemen tamamında rastladığınız ilk bilgi, bu filmin yapımcılarının Saw’un yapımcıları olduğunu görmeniz olacaktır. (Bakın bende de oldu). Ben bu konuya hiç değinmeden sadece filme odaklanarak bahsetmek istedim Koleksiyoncu’dan. Çünkü pek çok izleyici ve yorumcunun yaptığı gibi filmi pek haz etmediğim Saw serisi ile karşılaştırmaktan bir şekilde kurtulmak istedim. Sanıyorum ki ancak bu şekilde film hakkında bağımsız bir fikrimiz olabilir. Neticede bir film, o filmin yapımcı yada senaristlerinin kendilerine ait olan başka filmlerine ait benzerlikler taşıyabilir uslup ve tarzları dolayısı ile. Ancak bunu bir karşılaştırma yoluna girip eleştirel amaca yöneltmemek gerekir. Bu arada film hakkında öyle kesin bir tavrım vardı ki izlemeyeceğime dair, film başladığında yüzümdeki ukala gülüşü ve bittiğinde nasıl klavyeme sarıldığıma, bu iki durum arasındaki çelişkiye inanamassınız.

Şimdi Saw’u ve yapımcılarını bir kenara bırakıp filmimize dönelim. Duygusal ve iyi kalpli hırsız Arkin rolu ile yıldızı iyice parlayacağına emin olduğum Josh Stewart’ın göz dolduran oyun gücünün, filmin beğeni oranını büyük oranda etkilediğini düşünüyorum.İçinde bulunduğu psikolojik duruma karşı soğukkanlı görünse de, panik, endişe, vicdani unsurlar, korku, anlık kararlar gibi durumlarda mimikleri ve bakışlarını rolüne uyum sağlayan bir değişkenlikle kullanabilmiş ve izleyiciye bu şekilde özdeşleşebilme köprüsü kurarak filmden alınan heyecanı , diken üzerinde dururcasına tedirginlik duygusunu aktarabilmiş.Şahsen bir filmde en önem verdiğim şudur ki, filmin önemli rolünü üstlenen aktör yada aktrist, rolü ile bütünleşir ve beni filme kendisi ile özdeşleşecek kadar çok bağlayabilirse, o filmden aldığım heyecan kat kat artacaktır. Bu konuda benzetme yapmak isteseydim, onun gelecekte beyazperdenin en güçlü aktörlerinden olan Sean Penn kadar iyi bir oyuncu olacağını iddia edebilirdim. (bu benzetmeyi korku sineması alanı dışında tutarak yapıyorum şu an)

Arkin, hali vakti bir hayli yerinde, derdi tasası olmayan, lüks hayatı ve biri küçük kızı ile yaşıt olmak üzere 2 kızı olan tipik zengin Amerikalı ailenin evindeki tesisat işlerini yapan, sicilinde pek hayra yorulmayacak suçları olan biridir. Bu adamın küçük kızı ve karısı hakkında önemli bir sorunu vardır. Karısını ve kızını güvenli bir yere yollayabilmesi ve hayatlarını tehlikeye atmaması için kısa sürede ciddi miktarda para gerekmektedir ve bu paranın kaynağı, yanında çalıştığı ailenin evinin kasasındadır. Bu amaçla peşindeki adamlarla bir anlaşma yapar. Süresi kısıtlı olan Arkin, hırsızlık yapmak için girdiği evde kötü bir süprizle karşılaşacaktır. Evin davetsiz misafiri insanlara zerre kadar acıması olmayan psikopat bir manyaktır. Filmin konusu bu.

Arkin, ailesini korumak amacıyla soğukkanlılıkla girdiği illegal işden, hırsızlıktan, bu manyağın avı olmak bir yana, evde esir tutulan ve ağır işkencelere maruz kalan insanları kurtarmaya çalışan bir kurtarıcıya mı dönüşecektir? Oldukça orijinal bir fikir, çünkü filmin tek amacı işkence sahneleri ve bol bol dökülen kan olsaydı, işin içine vicdani sorgulama, hayatta kalma ve hırsızlık yapıp ailesini kurtarmak için kaçma fikirleri arasında karar verebilen bir figür olmazdı. Eve psikopat girer, tek tek herkesi öldürür ve jenerik akardı tahminimce. İşte sırf bu yüzden kurgunun oldukça orijinal bir fikirden (en azından günümüz sineması için orijinal) beslenip güçlendiğini düşünüyorum. Klastrofobik ve az oyuncu kadrolu filmlerin sürükleyiciliğini izleyeni bunaltmadan koruması için güçlü fikirlere ihtiyacı vardır. Bu tarz gore ve işkence sahnelerinin bolca kullanıldığı filmlerde en önemli kurtarıcıdır o fikirler. Çünkü izleyen bir süre sonra kısıtlı bir alanda sergilenen salt vahşet görüntülerine maruz kalmaktan bunalacaktır. Filmin iki fikri var bu konuda: birincisi işkence sahnelerini bubi tuzaklarına benzeyen kaçışın panik anlarında çok zor yada imkansız kılındığı tuzaklar ile desteklenmesi, ikincisi vicdanı ile karar verme ve yardım etme bunun yanında hayatta kalma ve amacı gerçekleştirebilme seçiminde kalan hırsız figürü. Bu iki destek unsur izleyeni filmin başından sonuna dikkati dağıtmadan ve heyecanı yitirmeden bağlayan unsurlar. Birkaç mantık hatası adledebileceğimiz hatalar da yok değil, en azından bir kesim izleyici (ki onlar filmde hata görmeyi kabullenmek istemeyecek kadar çok sevmiş filmi) kurguyla bağlantılı olabilecek durumlar olduğuna inanmak istemiş bu hataları (yada hata değiller bilemedim).

Filmin müzikleri hakkında bolca övgü duysam da, müziklere dair bir fikir oluşmadı zihnimde. Filme çok fazla kendimi kaptırdığım için mi nedense genelde dikkatli olduğum tema müziği seçimi hakkında devre dışı kalmışım izlerken.

Koleksiyoncunun hangi psikopatik alt sebeplerle canilik yaptığı üzerinde durulmamış, ancak kostüm ve maskesindeki orjinalite, caniliğindeki soğukkanlı ve kararlı tavır ve birkaç başka sebeple yeni bir korku figürü olabileceği yönünde oldukça fazla ipucu veriyor. Seri halinde devam edeceği üzerine söylentiler var ve açıkçası bu benim pek hoşuma gitmedi. Şahsi görüşüme göre tadında bırakılması gereken bir film ki karşıt görüş gelecektir buna, malum dönüp dolaşıp geleceğimiz konu Saw serisi olacaktır. Çünkü bu film seri halinde devam ederse, bir sonraki bölümde göreceğimiz işkence ve tuzakların, şiddete maruz kalan karakterlerin değişmesi dışında bir farklılık oluşturmayabilir. İşte bu yüzden bana göre The Collector evet başarılı bir yapım, ancak devam etmemeli. Fakat bir yandan da yeni korku figürü olarak görmek istediğim psikopat manyağımızın bu şekilde adledilmesi için devam filmine ihtiyacı var. İşte burada iki arada bir derede kalıyorum. Son olarak filmi izlemeyenlere tavsiye ediyorum ve filmin başından sonuna gözlerinizi ekrandan ayırmayacağınızın, son dönemde izlediğiniz iyi filmlerden birini izleyeceğinizin garantisini veriyorum..

Korkusitesi için yazan Melisa Aydın

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Melisa Aydın

Tüm Yazıları

Yorumlar (9 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.