Seni yakalayacaklar Barbara! Night of the Living Dead (1968)

The Brood

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

MelisaAydın

21 Ocak 2009

3 Adet Yorum

3

Yönetmen: David Cronenberg
Senaryo: David Cronenberg
Yapım: 1979, Kanada Süre: 110 Dakika
Oyuncular: Oliver Reed, Samantha Eggar, Art Hindle, Cindy Hinds

1943 Kanada doğumlu “David Cronenberg” için ilk söylenen şey onun Roma´nın “Caligula” döneminden beri sosyal moral değerleri böylesine çökerten tek örnek olduğudur. Öte yandan cesareti ve zekası sayesinde seçtiği ve sunduğu rahatsız ediciliği çöken değerlerle bütünleştirerek, kaybedilenlerin önemini vurgulamaktadır.

Aslında Cronenberg´i anlamak için yine kendisini dinlemek gerekir. 1992´de BBC´deki konuşmasında şöyle diyor; “İnsanlar bana niçin korku filmi yapıyorsun diye sorduklarında, hemen geriye Aristotle´a ve onun gizli kalmış hisleri açığa vurma kuramına dönüyorum. Bu beni haklı çıkarıyor, en üst düzeyde bir trajedi bu hatta komedi. Bana göre korku filmleri karşılaştırılıyor, filmler herşeyden kaçış değildir fakat bir korku filmi ille de gerekiyorsa ancak gerçek yaşamla karşılaştırılabilir. Bu bir çeşit rüya yoludur ve güvenlidir. Biliyoruz ki, yaşamda birden karşılaştığımız şeyler vardır; işte ben onlardan ölümden, yaşlanmaktan ve ayrılıktan söz ediyorum. Bir korku filminde değişimsel bir düzey vardır. Bütün filmlerimde bunu biliyor ve bedensel olarak bilinçli olduğumu düşünüyorum. Çünkü bana göre beden insandaki korkuların kaynağıdır zira yaşlanan ve ölen bedenin ta kendisidir. Düşünce-beden ayrımı en büyük gizemdir; işte en büyük korku burada ve sanırım nihai karşılaştırmayı bu noktada yaşayacağız. Bir insanın düşüncelerinin mükemmel olduğunu görüyorsunuz ama bedeni rahatsızlık veriyor, ardından değişim başlıyor, yaşlanma başlıyor, çürüme başlıyor; her ne olursa olsun bana göre en kötü ve korkunç korku bu. Ben çok uzaklardaki bir değişimi istemiyorum, o zaman çok geç olacak.”

David Cronenberg sinemasının ilk dönem örnekleri, su katılmamış bir vahşet gösterisidir. Yönetmenin başlıca takıntısı ve teması olan canlı organizmalardaki değişim/dönüşüm, en rafine haliyle sunulur. İşte David Cronenberg sineması hakkında ciddi ipuçları veren bu film, VCD ve DVD piyasasında “Hastanede dehşet” adı ile biliniyor.Dr. Raglan sıradışı bir psikiatristtir. Hastalarının nefret ve öfke dürtülerini hipnotik seanslarla olabildiğince uç noktalara taşır. Bu yoğunlaşmanın fizyolojik etkileri hastaların vücudunda farklı şekillerde belirmektedir.

“Psikoplazma” adı verilen değişimlerin aslında bir tür kanser olduğuna inanan eski bir hastası, aynı hastanede tedavi gören bir kadının kocasını bu konuda uyarır. Doktor ısrarla araştırmasını bu kadın üzerinde yoğunlaştırmakta, bir yandan da kadının nefret ettiği kişiler ölmektedir.

Film üzerindeki gizem perdesini sonuna dek aralar, her şey izleyicinin gözleri önünde ceryan eder, ancak bu gizemsizliğin sunumu elbetteki Cronenberg sinemasına özdeğer ölçüde farklı olacaktır, çünkü sunum gerçek bir korku sineması görselliğiyle, Cronenberg kamerasının kullanımıyla, özellikle son sahnelerindeki artan dehşetvari atmosferiyle farklı bir duruşa sahip.Yönetmen aynı zamanda çok iyi bir ” oyuncu yönetmeni”. Filmde oyuncuların hayat verdiği karakterlere çok iyi uyum sağladığını da görebilirsiniz. Az sayıda mekan ve oyuncu ile de olsa, filmografisindeki en iyi filmlerden biri “The Brood”. Nefret ve öfke gibi güçlü duyguların şekle bürünmesi olarak tek cümlede özetleyebileceğimiz filmi özellikle yönetmenin takipçilerine ve korku sineması sevenlerine arşivlik olarak tavsiye edebilirim.

Dip not: Parapisikolojide ” ektoplasma” denilen bir maddeden bahsedilir. Bu maddenin, celseler sırasında medyumun ağzından çıkan, görüşme yapılan ruhun şeklini yansıtan bir madde olduğuna inanılır.Tabiki bunun gerçekliği tartışılır. Ustanın böyle bir fikirden yola çıkıp soyut bir kavramı şekillendirmeyi düşünüp düşünmediğini bilmiyorum, ancak emin olduğum şu var ki eğer bir fikirden yola çıktıysa bu kesinlikle ruhsal travmaların da etkili olduğu kanser gibi hastalıkların bedende yaptığı tahribat fikri olmalı , çıkış noktası. Ben sadece “psikoplasma” ile “ektoplasma” arasında bağlantı kurmaya çalıştım dipnotumdaki ilk cümlemde.

Yazan: Melisa Aydın / www.korkufilmleri.net

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Melisa Aydın

Tüm Yazıları

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.