Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz... Alien (1979)

Sleepaway Camp

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

YasinKarakaya

21 Mayıs 2009

12 Adet Yorum

12

Yönetmen: Robert Hiltzik
Senaryo: Robert Hiltzik
Yapım: 1983, ABD Süre: 84 Dakika
Oyuncular: Felissa Rose, Jonathan Tiersten, Karen Fields, Christopher Collet, Mike Kellin

Hep birlikte ‘Arawak’ kampına doğru uzanıyoruz.Burada ergenliklerine yeni adım atmış genç erkekler ve kızlar doğadan keyif almanın yanı sıra birbirlerinden zevk almayı da öğreniyorlar!. Ancak bu mutlu kampçılar bir dizi korkunç ‘kaza!’ sonucu ölmeye başlayınca, birinin veya bir şeyin gençlerin yazlarını unutulmayacak ve paramparça bir tatile dönüştürdüğünü fark ediyorlar. Tüm bu yaşananlar gerçekten bir kazanın eserimi yoksa kampın geçmişinden karanlık bir sır geri mi döndü?..

Hususi olarak inceleme listeme aldığım ve bunun için uzun zaman önce izlediğim, ancak bir türlü hakkında yazma fırsatı bulamadığım bir film Sleepaway Camp. Kanlı canlı kamp filmlerinin ilk örneklerinden olmasının yanı sıra bir dizi beklenmedik sürpriz içermesi filmi türdaşlarından ayrıcalıklı bir yere oturtuyor.

Sleepaway Kampı korku sinemasının tuhaf üyelerinden biri. Sonuçları itibariyle o kadar sıra dışı ve derme çatma bir film ki çok hızlı bir biçimde (Halloween ve 13.Cuma’dan önce) DVD’sinin yapılmasına şaşmamak gerek. Kült statüsünü tümüyle hak eden ve bir kampta intikam almak amacıyla gençleri kıtır kıtır doğrayan bir katilin kanlı saçmalıkları hakkında olan bu düşük bütçeli film, (bir kez izledikten sonra) filmin sırlarını bilmeyen birisiyle birlikte bir daha izlemeniz gereken filmlerden biri olmayı başarıyor. Şahsen ben öyle yaptım..Ancak maalesef internetteki değerlendirme sitelerinden birinde kazayla filmin önemli bir sırrını ortaya döken bir yazıya göz attım ve filmi izlediğimde edinebileceğim sürprizi mahvettim. Ama üzülmeyin sizin için bu değerli mücevheri bozacak değilim:) Filmi izlemeye başladığınızda biraz sıkılıp duraklasanız bile bırakmayın çünkü film gerçekten seyretmeye değiyor. Bu arada filmin dört devam bölümü çekilmiş fakat izlemediğimden haklarında bir yorum yapamam, fakat herhangi bir yönden bundan daha iyi olacaklarını düşünmüyorum.

Fragman

Film, bir ailenin gölde gezinti yaptıkları sırada sürat teknesi kullanan dikkatsiz bir grup gencin, bu ailenin teknesinin üzerinden geçmesi ve kazadan sadece bir çocuğun sağ kurtulmasıyla açılış yapıyor. Daha sonra bu korkunç kazadan birkaç yıl sonrasına akıyoruz ve genç çocuklarını bir kampa uğurlamaya hazırlanan Martha teyzeyle tanışıyoruz. Sesiyle bir çeliği bile eritebilecek gibi duran teyze, oğlu Ricky ve onun kuzeni Angela ile vedalaşıp gençleri Arawak kampına yolluyor. Yalnız bu kamp gençlerin türlü türlü ayak oyunlarına giriştikleri, kıskançlıkların ve eşcinsel ilişkilerin kol gezdiği tuhaf bir yer. Gençler birbirleri üzerinde hakim olma çabasına girmelerinin yanında hormonal dengelerini de devamlı en üst seviyede tutma eğilimdeler!.Bir kamp filmi için olmazsa olmazlardan..

Kampın sosyal totem direğinin en altında, zayıf karakterde, fare gibi saçları ve çay tabağı kadar büyük gözleri olan acınacak durumdaki Angela var. Angela çok ender olarak biriyle konuşuyor ve konuştuğunda danışmanları ve kamp arkadaşları arasında alaya alınan cevaplar alıyor. Kampa beraber geldiği Ricky, Arawak’taki neredeyse tek normal erkek ve kampta Angela’yı kanatlarının altına alarak gerektiğinde onun için kavga etmeyi göze alıyor. Ancak Ricky’nin de kendi sorunları var: Geçen yılki kamptaki kız arkadaşı artık sadece daha büyük, daha yakışıklı ve daha damızlık erkekler arıyor. Bir de iğrenç yaşlı kampçılar ve sadist kamp danışmanları, Ricky ve Angela’ya karşı bir intikam planı için organize oluyorlar. Filmde bu andan itibaren işlenmeye başlanan cinayetler ve ekrana akmaya başlayan domates soslarıyla birlikte baş danışman ciddi ciddi Ricky’i cinayetlerin sorumlusu olarak görmeye başlıyor..

Video Klip

Kaynayan sıcak suyla kızaran aşçı dışındaki cinayetler ceset meraklıları için o kadar da etkileyici değil, ancak bu orta derece rahatsız edici cinayetlerin kapısı, bilincinize bir nükleer bomba gibi düşen bir sonuca çıkacak. Bekleyin..

Sleepaway Kampı’nın son sahneleri bu filmi seyretmenizin en önemli gerekçesini sağlıyor, ama tek gerekçe bu değil. Bu film insan doğasının karanlık taraflarıyla ilgili çizdiği cesur portrelerle sık sık şaşırtıyor. Olay örgüsü olarak sık sık karşımıza çıkan çocuklara yönelik cinsel taciz gibi tartışma açıcı konular, bu filmi piyasadaki kesip biçme filmlerine oranla daha üretken yapıyor. Her halükarda, çöp sinemasının bu hastalıklı parçasını DVD playerınız da bir döndürün; yapılmış en iyi slasher filmi olmayabilir ama sizi bir iki defa hazırlıksız yakalayacağına garanti verebilirim..

Yasin ‘Devilboy’ Karakaya

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (12 Yorum)

YORUM YAZ