Bazı pencereler asla açılmamalı... Secret Window (2004)

Slaughter High

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

24 Kasım 2009

2 Adet Yorum

2

Yönetmen : George Dugdale, Mark Ezra
Senaryo : George Dugdale, Mark Ezra
Yapım:1986, ABD / İngiltere, 90 Dakika
Oyuncular: Caroline Munro, Simon Scuddamore, Carmine Iannaccone

Tarihi epey eskilere dayanan Doddsville lisesindeyiz. Saflığı ve inekliği her halinden belli olan Marty belki de hayatı boyunca elde edemeyeceği bir fırsatla yüz yüzedir. Alımı ve güzelliğiyle göz kamaştıran Carol’ın tekliflerini reddedecek erkek yok gibidir. Ve tabi ki Marty’de onun kızların soyunma odasında beraber duş yapma teklifine balıklama atlar. 2 genç soyunma odasına giderken kameranın odaklandığı takvimden, bir el 31 Mart’ı koparır. Evet bugün hem Marty’nin doğum günü hem de o haince eşek şakalarının yapıldığı 1 Nisan’dır. Zavallı Marty’de bu eşek şakalarından birinin tam ortasındadır. Carol dışında 9 arkadaşı daha kamera ve bir dolu teçhizatla odaya girer ve Marty anadan doğma bir halde, şımarık, züppe ve insafsız bu 10 arkadaşın her türlü eziyetine maruz kalır. Araya giren koç sayesinde şaka nihayet bulur. Ancak doyumsuz gençlerin bununla yetinmeye pek niyeti yoktur. Bu seferde laboratuvarda tek başına deney yapan Marty’nin bir anlık yokluğundan istifade içeri girip beher bardağına farklı bir kimyasal atarlar. Çıkan yangın Marty’nin yüzünün nitrik asitle haşlanmasına sebep olurken 10 arkadaş korku dolu gözlerle alevlerin arasında kalan bu çocuğa son kez bakmaktadır. Bu korkunç hadiseden sonra Doddsville lisesi bir daha açılmamak üzere kapanır…

…Ve 5 yıl sonra 10 arkadaş kimden geldiği meçhul davetiyeleriyle eski okullarının bahçesinde bir kere daha buluşur!

Teen-slasher türünün liseliye ve liselere odaklanmasında, King’in romanından beyazperdeye uyarlanmış 70’lerin meşhur korku klasiği ‘Carrie’nin etkisi çok büyüktür. Üyesi olduğu sınıfın, bağlı bulunduğu arkadaş grubunun iğrenç şakalarına maruz kalan, sürekli itilip kakılarak hor görülen, arkadaş çevresinden kabul görebilmek için her türlü rezalete göğüs geren bu liseli profili, korku sineması için iyi bir malzeme, tür için mükemmel bir prototip olmuştur. İlk kez ‘Carrie’ ile vücut bulan, aslında hepimizin lise yıllarında sınıflarımızda mutlaka rastladığımız içine kapanık ve asosyal olan bu şamar oğlanı öğrenci tiplemesi, takip eden dönemde çekilen ’Graduation Day’, ‘Prom Night 2’, ve bahsettiğimiz ‘Slaughter High’ gibi liseleri merkezine alan 80’lerin bir dolu teen-slasher örneğinde sıkça kullanılarak hikayenin merkezindeki ana karakteri oluşturmuştur.

‘Slaughter High’ da türdeşleriyle aynı kulvardan giden, farklı bir üslup deneme çabası gütmeyen, türün bütün genel prensiplerini yerine getirerek daha çok kemikleşmiş korku filmi seyircisine hitap eden bir anlayışla dönemin video kaset piyasasında sessiz sedasız yerini almış bir filmdir. Tabiri caizse klasik bir intikam filmidir. Bunca sıradanlığa rağmen filmin sırtını yasladığı önemli bir etiket vardır: ‘Friday The 13th’in yapımcılarından’ etiketi! Sırf bu referans bile filmi merak edip seyretmeniz için yeterli bir sebep teşkil edebilir. Müziği gene ‘Friday the 13th’ in müziklerini yapan Herry Manfredini’ye aittir. Hal böyle olunca filmin bir bölümünde Jason’a ithaf saygı duruşu niteliğinde hokey maskeli bir korkutma sahnesi de yer almaktadır.

Ancak beni asıl korkutan ve ‘Slaughter High’in hafızama kazınmasına vesile olan 2 metafor katilin kullandığı ihtiyar, korkunç bir palyaçoyu andıran joker maskesi ve kapanmasından sonra karanlık koridorları, döküntü sınıflarıyla terk edilip çürümeye yüz tutmuş metruk bina görüntüsünü seyirciye çok iyi hissettiren lise binası olmuştur. Özellikle koridorlarda geçen kovalamaca sahneleri, okulun içinde kapana kısılan grubun çaresizlik içinde 1’er 2’şer öldürülmesi liseye gittiğim dönemde filmi seyrettiğim için beni çok etkilemişti. Bunun haricinde ölüm sahnelerini diğer slasher filmlerden farklılaştırma gayreti, özgün bir şeyler yapma çabası yer yer başarılı olsa da bazı sahnelerde seyirci için inandırıcılığını epey kaybetmesi dolayısıyla dezavantaj içerebilecek bir görüntüye dönüştüğünü de itiraf etmeliyim. (Ölümler başladıktan sonra milletin can derdindeyken 2 azgın sevgilinin yatak muhabbetine girmesi gibi)


Filmin 80’ler orkestrasının yansıması eğlenceli bitiş müziği

Film için ne kadar klişe tabir kullansam da, olumsuz eleştiri yapsam da türün tutkunlarının mutlaka seyretmesi gereken bir film ‘Slaughter High’. Filmi araştırırken ‘Çılgınların Günü’ adı altında Türker İnanoğlu vakfının film arşivinde 4 kopya ile sinema okulu öğrencileri için hala saklandığını da buradan dipnot olarak düşmek isterim.

Mehmet Fatih Erçetin / King of Horror

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ