Duymak istemediğimiz tek şey kabul etmediğimiz şeylerdir. Prof. Howard Birack - Prince of Darkness (1987)

Sır Dosyası

Korku Diziler

OrçunTunalı

27 Ekim 2010

14 Adet Yorum

14

90’ların sonlarına doğru özel kanallarla taşıp dolan Türk televizyonlarında pek alışılmamış tarzda bir yapım ortaya çıkmıştı. Daha çok aşk, arkadaşlık, aile üçgeninde dönen televizyon yapımları arasında, ilk defa doğaüstü olayların işlendiği gerilim ağırlıklı bir dizi, türün hayranları için de heyecan vericiydi. Aslında konusuna ve karakterlerine bakınca yapımın, Amerika’da yayınlanan “The X-Files” (Gizli Dosyalar) dizisine olan benzerliği açıkça görülüyordu.

Ancak bu durum, günümüzde birebir uyarlanan Amerikan dizilerinin aksine kendi kültürümüz üzerinden korku hikayeleri yaratarak kendine has üslubuyla farklı bir yapım olmasını da sağlıyordu. İşte bu yazıda, 1999 yılında yayınlanan ve maalesef 5 bölüm sonunda yayından kaldırılmış olan Yağmur ve Durul Taylan’ın yazıp, yönettiği polisiye-gerilim türündeki “Sır Dosyası”ndan bahsetmek istiyorum. Taylan Kardeşler, aynı zamanda Türk korku sinemasına iki film [Okul (2004), Küçük Kıyamet (2006)] kazandırmışlardır.

sir-dosyasi1

Dizide olaylar özel bir emniyet birimi olan MAVİ Büro ve çalışanları üzerinden gelişir. MAVİ Büro (Metafizik Olayları Araştırma ve İnceleme Bürosu) paranormal ve gizemli olayları çözmek amaçlı kurulmuştur. Büro için çalışan iki özel dedektiften biri, tecrübeli ve doğaüstü olaylara inançlı yaklaşan Sedat Çelik (Taner Birsel), diğeri ise genç yardımcısı Ayhan’dır (Mehmet Günsür). Ayrıca otopsi ve çeşitli vakalara bakan genç doktor Alev (Ayça Bingöl) ekibin bilimsel yönünü yansıtır. Büronun müdürü (Zafer Ergin) ise genelde olaylara uzak kalan ve doğaüstü yönlerini reddeden bir bakışa sahiptir. Ana karakterleri bu kişiler oluştururken her bölüm değişen farklı olaylar sonucu misafir oyuncular da diziye katılmıştır.

Gelelim kısa kısa bölümlerinden bahsetmeye. İlk bölüm, korkuyla birilerinden kaçan bir adamın öldürülmesiyle açılış yapar. Merak ve gizem unsurunu sağlayan bu güzel açılış sahnesinden sonra karakterleri tanımaya başlarız. MAVİ büro dedektifleri Sedat ve Ayhan, gizemli cinayet üzerine araştırma yaparken, genç ve güzel öğrenci Alev’in ekibe nasıl katıldığını görürüz. Dedektifler sorgu sonucu Karabaht adlı bir köye varırlar. Karabaht, iki yıl önce boşaltılmış ve insanların cinli diye andıkları bir köydür. Yapılan araştırma sonucu köydeki bir kuyunun manyetik ışınlar yayan olağanüstü bir oluşum olduğu anlaşılır. Ancak Sedat, olayın arkasında daha farklı bir şeyler olduğunu da düşünmektedir. Köye gidip ertesi gün ölen insanlar, sorguya çektiği gizemli adamlar, gördüğü garip hayaller, Sedat’ın kafasını karmakarışık yapar ve bu olayı çözmeden rahata ermeyecektir. Birinci ve ikinci bölüm birbiriyle bağlantılı olarak bu konuyu işler.

sir-dosyasi2

Üçüncü bölümde ise dedektiflerimiz bambaşka bir olayın peşinden koşacaktır. Eşini yıllar önce kaybetmiş olan güzel bir kadın (Şenay Gürler), bilinmeyen bir varlık tarafından tecavüze uğradığını iddia eder. Dedektifler, kadının kendine zarar verme ihtimalinin yanı sıra çevresindeki potansiyel şüphelileri de araştırırlar. Kadına aşık olan genç bir delikanlıya ulaşır ve sorguya alırlar. Sorgu sırasında kadın yeni bir saldırıya uğrar ve genç, serbest bırakılır. Bilinmeyen saldırgan nereden gelmektedir, amacı nedir, niçin kadının peşindedir? Bu gibi sorular kadının yanı sıra Alev’in ve Sedat’ın da kafasında dönmektedir. Dördüncü bölümde bir mahallede işlenen genç kız cinayetleri konu edilir. Mahalle sakinleri, garip ve gizli bir anlaşmayla hayatlarını sürdürmektedirler. Anlaşmaya göre gece saat 12’ye kadar mahallenin tüm kızları istediklerini yapabilmektedir. Ancak gece 12’den önce eve dönmezlerse sonuçlarına katlanmak zorundadırlar. Mahallenin güzel kızını bu bölümde Özge Özberk canlandırır. Beşinci ve son bölüm ise Almanya’dan gelen gurbetçi bir adamın hikayesine odaklanır. Karısı, adamın Almanya’dan döndükten sonra çok tuhaf davranmaya başladığını fark etmiştir. Sedat ve Alev yaptıkları araştırmalar sonucu, bu olayın şeytani bir varlıkla ilgisi olacağını düşünmektedir. Dizinin final sahnesi, bodrum katında yapılan satanist ayiniyle sona erer…

sir-dosyasi3

Aslında “Sır Dosyası” Türkiye’de o zamana kadar görülmemiş bir tarzda yapım olmasının yanı sıra günümüze kadar da bir benzeri çekilmemiştir. Bu açıdan diziyi ne o zamana, ne de günümüze ait olmayan kendine özgü bir yapım olarak görebiliriz. İlerleyen yıllarda “Karanlıkta Koşanlar” (2001) ve “Şeytan Ayrıntıda Gizlidir” (2004) gibi polisiye-gerilim türünde diziler çekilmiş olsa da, o yapımlarda doğaüstü olaylar işlenmemiş ve ömürleri de aynı şekilde uzun sürmemiştir. Benzer bir şekilde içinde polisiye unsurlar olmasa da Çağan Irmak’ın yazdığı korku-dram ağırlıklı hikayelerin olduğu 13 bölümlük “Kabuslar Evi” serisi çekilmiş ve yine beklenen ilgiyi görmemiştir. Sanırım bu yapımların, kaliteli olsalar da ülkemizde çok rağbet görmediğini söyleyebiliriz. “Sır Dosyası”, 90’ların televizyon yapımlarına bakıldığında kalitesiyle şüphesiz apayrı bir yerdedir. Çekimleri, kurgusu, müzikleriyle gerilim atmosferi iyi yakalanmıştır. Dikkate değer yanlarından biri de 40 dakikalık kısa süresidir. Bu süre günümüzdeki birbirinden başarılı yabancı dizilerin süresine yakınlık gösterir ve kanımca Türk dizilerinin en büyük sorunlarından biri olan uzun ve gereksiz sahnelerden seyirciyi kurtarır. Jenerik müziği “Ahura”, Demir Demirkan tarafından yapılmış ve yine diziyi unutulmaz kılan unsurlardan biridir.

sir-dosyasi4

Tabii ki olumsuz yanlarından da bahsetmemek olmaz. İlk olarak hikayeler, dizide çok iyi bir giriş yapmasına, ilgi çekici bir şekilde ilerlemesine rağmen vurucu bir sonu olmayan ve genelde havada kalan finallere sahiptir. Dolayısıyla izlenilenin ne olduğu konusunda tam bir fikir edinilemez. Gizem unsuru hikaye boyunca sürse de hikaye sonunda tatmin edici bir hale gelmez. Dizinin kalitesine yakışmayan diğer bir durum da son derece basit gözüken özel efektleridir. Özel efektlerin aksine makyajları hiçbir şekilde sırıtmaz. Dizi birkaç bölüm daha ilerleyebilseydi özel efekt sorunu çözülebilirdi ancak dediğim gibi havada kalan hikayelerin 5 bölüm sonunda bile oturmaması belki de dizinin sonunu getiren nedenlerden biri olmuştur.

Sır Dosyası” o zamanlar 5 bölümde biten bir macera olsa da, özellikle günümüz internet dünyasında hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahiptir. Bu sayede bölümleri internetten ulaşılabilecek bir hale gelmiştir. 5 bölümünden, 4’üne Youtube başta olmak üzere çeşitli kaynaklardan ulaşıp, izleyebilirsiniz. Her ne kadar günümüzde izlendiğinde o kadar etkileyici gelmeyecek olsa da, Türk televizyonlarında kolay kolay karşılaşamayacağınız bu korku hikayelerine o zamanın gözüyle bakarak bir şans verebilirsiniz.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Orçun Tunalı

Tüm Yazıları
25 Haziran 1986 tarihinde Tekirdağ, Çorlu ilçesinde doğdu. Çocukluğundan beri korku filmleri, hikayeleri ve oyunlarına ilgi duyduğundan olsa gerek bu siteyi keşfetmesi kaçınılmaz olarak gerçekleşecekti. Daha sonra yazdıklarıyla ekip içerisinde kendisine yer buldu. Mesai dışında ve off günlerinde Jigsaw’ın asistanı olarak stajını sürdürüyor. Amatör ruh ve tutkuyla korku türündeki her türlü görsel, işitsel ve yazınsal eserlere ilgi duymakta. Aynı hissiyatı ve heyecanı paylaşan bu topluluk içerisinde yer almaktan son derece memnun.

Yorumlar (14 Yorum)

YORUM YAZ