İnsanlar hayaletlere neden inanır? Eğlence için mi? Hayır! Ölümden sonra bir şeyler olduğu ihtimali için.1408 (2007)

Singularity

Korku Genel

Korku Oyun

Fatih Yürür

24 Ağustos 2010

3 Adet Yorum

3

RUSYA-MUTANT VE MUTASYON ÜZERİNE…

Anlaşılan o ki video oyun sektörü yine kendisine yağlı gelecek bir kapı buldu. Orta Doğu’yu, FPS’ler için başarılı bir fona dönüştüren sektör; yine FPS tabanlı korku-aksiyon oyunları için de Rusya’yı fona almaya başladı. Bu işbirliği ortaya başarılı oyunlar sunuyor. Öneğin yine bu sitede incelemesini yapmış olduğum Metro 2033, son zamanlarda oynadığım en başarılı oyunlardan biriydi. Tabi S.T.A.L.K.E.R.’ın da başarısını görmezden gelebilmek mümkün değil. Singularity ise bu ailenin şimdilik son üyesi.

Nükleer Savaş tehlikesi anlaşılan o ki batı’nın çeşitli fantezilerinin halihazırda güçlü beslenme noktalarından birini oluşturuyor. İşin sosyo-politik kısmı çoğu zaman daha da ileri gidip ırkçılığa kadar varıyor. Nasıl ki Çernobil vakası, Japonlar’ın Godzilla’sını peydah ettiyse; Sovyetler’in nükleer silahlanma hırsı da batı ülkeleri için “mutasyon insan” modelinin kusursuz örneğinin kodunu oluşturuyor artık. Metro 2033 gibi bir örnekte işin içinde batı neredeyse yok (Amerika çoktan yitip gitmiş bir kıtadan ibaret). Bununla birlikte Singularity’de Sovyetler’ın genetik denemeleri, mutasyon asker fantazisini de diri tutuyor.

Burada yine söz konusu olan tepki derecesi yüksek, genetik bir deneme. Bu çalışma sonunda insanların yaştan kaynaklı deformasyonları son bulacağı gibi – ölülerin diriltilmesi de dahil- çok daha güçlü olacaklar. bu durum da elbette savaşta düşman ülke için büyük bir dezavantaj oluşturacak. Daha doğru bir tabirle Resident Evil’ın kirli sıvısı T-Virüs’ün Rusça’sı diyebiliriz en kaba tabir ile.

Yine Çernobil’de vuku bulduğu gibi, Ruslar’ın denemeler yaptığı ada da Singularity adında bir sorun ile karşılaşır ve bütün belgelerden silinir. Zira bu denemelerin en önemli özelliklerinden biri de hiç kuşkusuz zaman yolculuğunu da olanaklı kılabilmesidir. Bu noktada oyunun etkilenim noktası bir kademe daha genişleyerek Timeshift’i de içine alıyor.

Amerikalılar’ın olaya dahil olduğu nokta ise artık hikaye bizim bakış açımıza dönüyor ve olaylara bir asker olarak dahil oluyoruz. Amerikan uydusu her zamanki gibi çakallık rolünü başarıyla üstlenip, singularity’nin patlak verdiği noktanın etrafında güçlü bir radyoaktif kaçağı fark ediyor.

Singularity, aslen FPS’lerden alışık olduğumuz lineer bir ilerleyişe sahip değil. Şöyle ki zaman gelgitleri oyunun hareket noktasını oluşturuyor. Oyunda sürekli olarak geçmişe dönüyoruz ve burada da karşımıza sık sık bahsi geçen ucubik denekler çıkıyor.

Artık “adventure” kalıplı korku oyunlarına pek sık rastlayamıyoruz ki bunun sebebi sanırım FPS’nin her daim oyuncuların genelinin tercih ettiği bir tür olmasından kaynaklanıyor. Üstüne üstlük F.E.A.R. gibi başarılı bir örneğin de varlığı yapımcıları daha çok bu alana yönlendiriyor. Fakat bir çok aksiyon- korku melezi, atmosfer yaratmakta pek zorluk çekmeyen altyapıya sahip. Singularity’de bunu kısmen başarıyor aslında. Üstelik düz ilerleyiş mantığını bir adım daha ileri götürerek, oyuncunun kabusu da olmayan tatlı kıvamında bulmamacıklara da yer veriyor.

Bütün bunlarla birlikte öncüllerine katmış olduğu öyle radikal bir yenilik de yok. Yani oyunu bitirdikten günler sonra hatrınıza hatıra ettiği fazla bir özelliğe yer vermiyor Singularity. Özellikle son yıllarda yaşanan grafik reform adına pek fazla unsur barındırmıyor oyun fakat bunun en önemli artısı da hiç kuşkusuz pek çok sistemin oyunu fazla zorlanmadan kaldırması. Yine de zamanın gerisinde kalan grafiklere takıntısı olanlar için bir eksi paun olarak hanesine yazılıyor.

Oyunun işitsel kurgusu ise son derece başarılı. Fakat aynı başarı ne yazık ki yapay zeka konusunda istikrarını koruyamıyor. Özellikle de süper mutasyon projesinin ürünü olan yaratıkların sizlere göstere göstere ağız burun dalması apayrı bir olay!

Uzun lafın kısası, video oyun sektörü krizde yediği darbelerin yarasını yavaş yavaş sarmaya ve iyiden iyiye silkelenmeye başladı. Geçtiğimiz yıl için Singularity hiç kuşkusuz bulunmaz bir nimet sayılabilirdi fakat şu anda güçlü rakipleri arasında işi o kadar da kolay değil. Yine de şans vermeye değecek ortalamanın epey üzerinde bir korku-aksiyon kırması olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Korkusitesi için yazan FATİH YÜRÜR

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Fatih Yürür

Tüm Yazıları
1987 yılının, diş takırdatan bir Şubat gecesinde, garip bir kapsül ile dünyaya düşmüştür bu kişi. Nitekim yıllar sonra gerçek ailesinin dünyalı olduğunu, uzaylılar tarafından kaçırıldığını anlayacak, ama uzaylıların iyi tarafını alıp, kalan bütün enerjisi dünyalı olmaya harcayarak gezegen hayatına adapte olacaktır. Üniversite yıllarına kadar neler yapıp ettiği ile ilgili hafızasında net anılar yoktur (atmosferin yan etkisi) fakat yirmili yaşlarının civarını fazla hızlı yaşamıştır. Kocaeli Üniversitesi’nde, Görsel İletişim Tasarımı öğrenimi gördüğü süreçte, kah müziğe dadanarak, kah sinema üzerine yazılar yazarak, kah grafik tasarım işine bulaşarak, kah da çizgi hikayeler kaleme alarak oradan oraya savrulmuş ve bünyesi karman çorman olmuştur. Hangi kulvarda olursa olsun hikaye anlatmayı sever, kitleyi bulursa coşar, bulamazsa da kalbi kırılır ama hissettirmez. Sinemanın, müziğin, edebiyatın, mizahın, çizgi romanların ve tiyatronun her türünden tarifi tanımsız bir keyif alması, bilinen en önemli özelliklerindendir. Aynı “demokratik tavırlarını” yeme-içme alışkanlıkları, giyim kuşam ya da İngiliz usulü mimari tasarımlar konusunda gösterememesi ise büyük bir talihsizliktir.

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ