Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

Sinema’da Koontz ve Eserleri

Korku Sinema

Sine-Makale

YasinKarakaya

25 Mayıs 2012

3 Adet Yorum

3

“Korku edebiyatının sinemadaki şanssız üstadı…”

Modern korku edebiyatı içerisinde Stephen King kadar önemli bir yere sahip olan Dean R. Koontz için; eserlerinin beyazperdeye uyarlanması noktasında, King kadar şanslı olduğunu söylemek mümkün değildir. Günümüze kadar çeşitli yönetmenlerce beyazperdeye toplam 18 edebi eseri uyarlanmıştır. Yazımızda; Koontz’un beyazperde de yansıma bulan eserlerine bir giriş mahiyetinde değinilecektir.

Fransız yönetmen Serge Leroy’un 1977 yılında, “The Shattered” isimli romanından beyaz perdeye uyarladığı “The Passengers” isimli film ile ‘Koontz Sineması’ bir anlamda doğmaktadır. Günümüzde edinilmesi neredeyse imkansız olan bu Fransız-İtalyan ortak yapımı film, hikayeyi anlatırken her ne kadar Amerikan Korku Sineması’ndan farklı bir yol izlese de aldığı eleştiriler olumlu yönde olmuştur. Koontz’un K. R. Dwyer takma adıyla yazdığı romandan uyarlanan bu yapım, Amerikan sinemalarında “The Intruders” adıyla gösterilmiştir.

Aynı yıl, Koontz’un en başarılı uyarlamalarından biri olarak ifade edilebilecek olan “Demon Seed” gösterime girer. Senaryosu; daha sonra 80’li yıllarda “Motel Hell” (1980), “Scarab” (1984) ve “Nightflyers” (1987) gibi filmlerin de senaristliğini yapmış olan Robert Jaffe tarafından kaleme alınmıştır. Fim, 1996 yılında hayata gözlerini yuman İngiliz yönetmen Donald Seaton Cammell tarafından yönetilmiştir.

1960’lı ve 70’li yılların, sürekli olarak bir yenisi çekilen; ancak sadece bir kaçının ilgi görebildiği, ‘tüm kontrolü ele alan süper bilgisayar’ filmleri arasına adını yazdıran Demon Seed’in temel ekseni, ‘Proteus’ adındaki süper bilgisayarın, insan olabilme saplantısı üzerinedir.

Dr. Alex Harris tarafından yaratılan Proteus, aslında tedavisi neredeyse imkansız olan hastalıklara çare bulmak için tasarlanan, yapay zekaya sahip bir bilgisayardır. Ancak yapay zekaya sahip her bilgisayar gibi O da gereğinden fazla bilinçlenerek, haddini aşacaktır.

Film, Proteus’un insan olma ve çoğalma arzusunu ve bu arzunun doğurduğu terörü bir çırpıda anlatmaktadır. Yaratıcısı Dr. Alex Harris’in karısı olan Susan’ı kendine bir nevi eş olarak seçen Proteus; Susan’ı eve hapsederek, üzerinde deneyler yapmaya başladığı sahnelerde, teknolojik aygıtlar karşısında insanoğlunun ne derece aciz ve savunmasız olabileceğini etkili bir şekilde işlemektedir.

Demon Seed VHS Cover (1977)

1979 yılına gelindiğinde Koontz, “Brian Coffey” takma adıyla, dönemin popülar dizilerinden olan CHIPs’in bölümlerinden birinin senaristliğini üstlenir.

CHIPs’den 2 sene sonar, 13 Mart 1981 tarihinde, Tobe Hooper yönetmenliğinde çekilen “The Funhouse” vizyona girer. Film; Koontz’un, “Owen West” takma adıyla yazdığı aynı adlı eserden uyarlanmıştır. Yeni yetme (ve tabiki bakire) Amy ve arkadaşlarının, kasabaya gelen gezici sirkte bir gece geçirmenin çok eğlenceli olabileceğine karar vermeleriyle başlar. (Kim sirklerin gece eğlenceli olacağını düşünebilecek kadar saf olabilir ki?)

Sirk yöneticisinin ucube üvey oğlu Gunther’ın işlediği bir cinayete tanık olmalarıyla birlikte, onların da sırayla ölmeleri artık kaçınılmaz olmuştur. Güneş doğduğunda ise sadece Amy hayattadır. Bu sonun, gruptaki tek bakirenin o olması ile bir ilgisi var mıdır bilinmez… Oldukça yavaş ilerleyen bu film, (ilk cinayet için bile neredeyse bir saat beklememiz gerekir) doğal olarak eleştirmenlerden çok olumlu tepkiler almamıştır.

The Funhouse VHS Cover (1981)

1988 yılına geldiğimizde; beyazperdedeki ilk Dean R. Koontz uyarlamasından 11 sene sonra, yeni bir Koontz uyarlaması karşımıza çıkar. Yazarın Türkiye’de “Nöbet” olarak bilinen kitabından uyarlanan “Watchers” isimli bu filmi, her ne kadar “Koontz’un aynı adlı eserinden uyarlama” ibaresi ile tanıtılmış olsa da, eserden kalan tek iz ismi olmuştur denilebilir. 2010 Mart ayında hayatını kaybeden, döneminin en başarılı çocuk oyuncularından biri olan Corey Haim’in başrollerinde olduğu filmin yönetmeni “Jon Hess” tir. Korku sinemasının duayenlerinden Roger Corman’ın da yapımcısı olduğu film 940.173 Dolarlık hasılat elde etmiş, 1990 ve 1994 yıllarında 2 devam filmi de çekilmiştir. Ancak bu iki devam filmi de sinemada gösterime girme şansı bulamamış, direkt olarak video kaset piyasasına sürülmüşlerdir.

Jon Hess’in yönetmenliğini yaptığı Watchers’da, askeri bir laboratuardan kaçan, genetiği değiştirilmiş bir köpek ve yine aynı laboratuarda ‘yaratılmış’ ve bu köpeğe telepati ile bağlı olan bir canavarın birbirlerinin peşinde koşması, olabilecek en sıradan haliyle izleyicisine sunulmaktadır.

Ortada bu kadar zeki ve sevimli bir köpek varsa, onun yanına sevgi dolu bir çocuk vermek; söz konusu olan süper köpek ve canavar askeri laboratuardan kaçtıysa, onların peşine de gözü kara, her türlü faili meçhulden sorumlu tutulabilecek olan gizli ajan (Michael Ironside!) koymak da klasik formülasyonu tamamlayıcı öğeler olacaktır. Watchers’ın en çok dikkat çeken ve ne yazık ki tek özelliği, Koontz’un kanımca en iyi hikayelerinden birin alıp, böyle sıradan bir halde sunabilmesidir.

Watchers VHS Cover (1988)

1990 yılında Amerikan CBS televizyon kanalı için “The Face of Fear” çekilir. Koontz’un yine aynı adlı eserinden uyarlanan bu filmin yönetmenliğini ‘Farhad Mann’ yapar. The Face of Fear, Koontz’un senaryo aşamasında projeye dahil olduğu ilk filmdir. Ancak bu bile sonuçu değiştirmeye yetmez. Senaryosunu Dean R. Koontz ile birlikte Alan Jay Glueckman’ın yazdığı The Face of Fear, başarısız bir uyarlama oluşu sebebiyle video kaset piyasasına bile giremeden kısa sürede unutulur.

Aynı sene içerisinde yeni bir uyarlama, bu kez sinemalarda izleyici ile buluşur. Douglas Jackson’ın yönetmenliğini yaptığı “Whispers”, dönemin kimi başarılı oyuncularını da kadrosunda barındırmasına rağmen, (Chris Sarandon, Victoria Tennant) süregelen Koontz uyarlamaları lanetini sonlandıramaz. Kötü yönetimi ve zayıf senaryosu ile kısa sürede unutulur.

1990 Yılının son Koontz uyarlaması, Roger Corman’ın yapımcılığını üstlendiği “Watchers 2” olur. İlk filmin başarısı üzerine çekilen Watchers 2, daha önce de söylediğimiz gibi sinemalarda gösterim şansı yakalayamaz ve video kaset piyasasında kalır. İlk film ile aynı konuyu daha beceriksiz bir biçimde ve kötü bir senaryo ile anlatan filmin yönetmenliğini “Thierry Notz” yapmıştır.

1991 yılında yeni bir uyarlama televizyonda karşımıza çıkar. Yazarın “Twilight” adlı eserinden uyarlanan The Servants of Twilight’ın yönetmenliğini “Jeffrey Obrow” yapar. Senaryosu ise “Stephen Carpenter” tarafından yazılmıştır. The Servants of Twilight, Obbrow-Carpenter ikilisinin birlikte çalıştığı son film olur. İkili daha önce The Dorm That Dripped Blood (1982), The Power (1984) ve The Kindred (1986)’da birlikte çalışmışlardır.

1994 Yılında Jeremy Stanford’un yönettiği Watchers 3 televizyonlarda gösterilir ve Koontz uyarlamaları arasında yeni bir kara leke olarak yerini alır.

Watchers 3 trajedisinin bir sene sonrasında, 3 mart 1995 tarihinde, “Hideaway” sinemalarda izleyici ile buluşur. Yönetmen koltuğunda Stephen King’in Lawnmower Man’ini (1992) sinemaya uyarlayarak adını duyuran “Brett Leonard” oturmaktadır. Senaryo ise Seven (1995), Sleepy Hollow (1999), 8MM (1999) ve The Wolfman (2010) gibi büyük ve başarılı Hollywood yapımlarının senaryolarını da yazan “Andrew Kevin Walker” tarafından yazılmıştır.

Hideaway VHS Cover (1995)

Film, geçirdiği bir kaza sonucu kısa süreli ölümün ardından hayata geri dönen Hatch Harrison’ın hikayesini anlatmaktadır. Kaza sonrasında bir katil ile zihinsel ve fiziksel bağ kurduğunu farkeden Harrison’un; kızının da bu katilin son kurbanı olmaması için, gördüğü imgelerin peşinden koşmasını anlatmaktadır. Çekildiği döneme göre başarılı sayılabilecek, görsel efektler ve daha önceki uyarlamalar ile kıyaslandığında ortaya çıkan görece başarılı oyunculuklar ile film, dikkatleri üzerine çekebilmiştir.

Kadrosunda Jeff Goldblum ve Alfred Molina gibi usta oyuncuları barındıran Hideaway, çekimlerin bitmesinden kısa bir süre sonra, bu kez yazarın eleştirilerine maruz kalır. Sinemalarda gösterime sokulmadan önce filmi izleyen Koontz, ortaya çıkan sonuçtan hiç memnun kalmaz ve filmin künyesinden adının çıkartılmasını ister ve pazarlama aracı olarak kullanılmaması için yapımcı firmaya dava açar.

1997 Yılında Fransız yönetmen Yves Simoneau, bir televizyon yapımı olan Intensity’nin yönetmen koltuğuna oturur. Başrollerinde Scrubs adlı TV dizisi ile geniş kitlelerin de tanıdığı ancak VHS hayranlarının yıllardır bildiği John C. McGinley’nin yer aldığı bu mini dizi, yazarın aynı adlı romanından uyarlanmıştır.Toplamda 3 saat süren “Intensity” yayınlanmasından 2 yıl sonar LK-Tel isimli Arjantinli dağıtımcı firma tarafından VHS olarak piyasaya sürülür. Dizinin bu VHS dışında hiçbir dağıtılmış legal kopyası olmadığından bulunması da oldukça zordur.

Bu yapımın bir diğer önemli özelliği de 2003 yılında Fransız yönetmen Alexandre Aja tarafından çekilmiş “Haute Tension” ile oldukça fazla benzerliklerinin olmasıdır. Hatta Koontz hayranlarının önemli bir kısmı Haute Tension’ın bir Intensity’in kopyası olduğunu savunmaktadırlar. Ancak Aja röportajlarından birinde; bu hikaye örgüsünün ilk kendisi ya da Koontz tarafından ortaya atılmadığını, daha önce de var olduğunu, ileride de var olacağını belirterek, “kopya” iddaalarının oldukça saçma olduğunu belirtmiştir.

1998 Yılına gelindiğinde yeni bir uyarlama olan “Phantoms” gösterime girer. Koontz, daha önceki başarısız uyarlamalardan ötürü bu defa tüm kontrolü eline alır. Yapımcı firma Miramax/Dimension 1983 yılında yazılmış Phantoms’u beyazperdeye uyarlamak istediğinde, Koontz tek koşulun tüm kontrolün kendisinde olmasını şart koşar. Phantoms’un yapım aşamasında, yönetmen seçimi, çekim senaryosu ve bir çok diğer karar sadece Koontz tarafından verilmiştir.

Amerika’nın iç kesimlerinde yer alan ufak bir kasabanın tüm sakinlerinin ölümü üzerine kurulu hikayeyi Koontz, çocukken okuduğu doğaüstü haberler ve teorilerden esinlenerek yazdığını söyler. Aynı 1939 yılında savaş alanının ortasındayken bir anda ortadan kaybolan Çinli askerler ya da bir anda yok olan 600.000 Maya yerlisi gibi, hikayesinde de bir anda ortadan kaybolan koca bir kasaba yarattığını söyler Koontz.

Tüm bunların sebebi olarak da çağlar öncesinden kalmış bir yaratık olan “Eski Düşman / The Ancient Enemy”yi yaratmıştır yazar. Kadrosunda Peter O’Toole, Ben Affleck ve Liev Schrieber gibi başarılı oyuncuların yer aldığı Phantoms’un yönetmen koltuğunda, daha sonar Twilight Zone, The Fringe gibi dizilerin de künyesinde yönetmen olarak göreceğimiz “Joe Chapelle” oturmaktadır. Özellikle usta oyunce Peter O’Toole ve Liev Schrieber’in başarılı oyunculukları ile dikkat çeken film toplamda 5.6 Miyon Dolarlık bir hasılat elde etmiştir.

Phantoms DVD Cover (1998)

23 Ocak 1998 tarihinde gösterime giren Phantoms, Eski Koontz uyarlamaları ile karşılaştırılacak olursa, başarılı bir uyarlama olarak değerlendirilebilir. Film eser ile bire bir örtüşmese de bu değişiklik yazarın kendisi tarafından yapıldığından çok da fazla yadırganmamalıdır.

Phantoms ile aynı yıl yine bir televizyon yapımı olan Mr. Murder yayınlanır. İki bölümlük bir mini dizi olan Mr. Murder’ın senaryosunu, daha önce de Koontz’un Intensity’sini senaryolaştıran “Stephen Tolkin” yazmıştır. Başrollerinde Baldwin ailesinin en bahtsızı Stephen Baldwin ve usta aktör James Coburn’un olduğu film bir grup bilim adamının ‘kusursuz asker’ i üretmeye çalışmalarını anlatarak başlar. Ortaya çıkan Klon ‘Mary Stillwater’ ile aynı fiziksel özelliklere sahip olsa da aralarında ufak bir fark vardır; Klon, bir katilin karakterine sahiptir. Ağırlıklı olarak TV yapımlarında karşılaştığımız Dick Lowry tarafından yönetilen yapım daha sonra DVD olarak piyasaya çıkar. Ayrıca kısaltılmış bir versiyonu da VHS olarak çıkmıştır. Şahsi kanaatim; Mr. Murder’ın izlediğim en kötü Koontz uyarlaması olduğu yönündedir. Stephen Baldwin’in de bu kararımdaki etkisi göz ardı edilemez.

Phantoms ile aynı yıl yeni bir Watchers uyarlaması ortaya çıkar. John Carl Buechler yönetmenliğinde çekilen “Watchers Reborn” sinemada gösterim şansı bulamaz ve kendine sadece video kaset piyasasında yer bulabilir. IMBD’den aldığı 2.6 puanının da gösterdiği gibi, başarısız bir uyarlama olarak kısa sürede zihinlerden silinir.

2000 Yılında, yeni bir Koontz uyarlaması, 4 saatlik bir mini dizi olarak karşımıza çıkar. 2004 yılında yönettiği Stephen King uyarlaması Salem’s Lot ile de ismine aşina olduğumuz “Mikael Salomon” tarafından yönetilen “Sole Survivor” isimli televizyon yapımının senaryosu Richard “Christian Matheson” tarafından yazılmıştır. Yakın tarihte Masters of Horror serisindeki “The Damned Thing (2006)”, “Dance of the Dead (2005)” bölümlerinin senaryosunu da yazan Matheson’ın başarılı senaryosu, yapımın en önemli artılarından biri olmuştur. Billy Zane‘in başrolünde olduğu Sole Survivor, eşinin ve kızının hayatını kaybettiği uçak kazasının ardından, çocuklar üzerinde yapılan bazı deneylerin olduğunu keşfeden bir gazetecinin hikayesini anlatır. Başarılı bir uyarlama olan Sole Survivor‘un oyuncu kadrosunda çoğu Koontz uyarlamasında görmeye alıştığımız John C. McGinley de yer almaktadır.

2001 Yılında, Koontz’un kısa hikayelerinden birinden uyarlanan “Black River” isimli televizyon filmi Fox kanalında yayınlanır. Televizyon dizisi ve filmleri ile tanınan Jeff Bleckner’ın yönettiği film, yeni bir başlangıç umudu ile Los Angeles’ı terk ederek yola çıkan yazar Boyd Bo Aikens’ın Black River adındaki kasabada durması ile başlar.

Arka arkaya ortaya çıkan sorunlar, yazarın kasabadan ayrılmasına engel olmaya başlar. Black River yakınlarındaki bir araştırma merkezinde yaratılmış olan Pericles isimli yapay zeka, kasabanın iletişim ve altyapı hatları gibi tüm hayati sistemlerini kontrol altına almıştır ve Aikens’ın kasabanın dışına çıkmasına izin vermez. Pericles’ın amacı Aikens gibi yazarları ve sanatçıları bu kasabaya toplayarak “kusursuz şehir/toplum” yaratmaktır. Bu amaç uğruna da şiddete başvurmaktan çekinmez.

Yayınlandığı tarihte olumlu eleştiriler alan film, Koontz uyarlamaları arasında başarılı sayılabilecek bir yerde bulunmaktadır.

2004 Yılına gelindiğinde, Koontz’un; klasik Frankenstein‘in modern bir uyarlaması olarak kurguladığı ve 5 farklı kitaptan oluşan Frankenstein serisinin televizyon uyarlaması için çalışmalara başlanır. USA Network tarafından yayına sokulacak bu dizi projesi, Koontz’un yapımcı firma ile anlaşamayarak projeyi terk etmesiyle farklı bir yola girer. Koontz’un yarattığı konsept ile ortaya çıkan yapım arasında bazı ufak noktalar dışında hiçbir benzerlik kalmamıştır.

2011 Yılında yeni bir Koontz uyarlaması Olan Odd Thomas‘ın çekimlerine başlanır. Bu sefer tüm sanat yönetimi Koontz’un elindedir. The Mummy serisi ve Van Helsing gibi başarılı filmlerin hem senaristliğini hem de yönetmenliğini yapan “Stephen Sommers” bu filmin de yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenir. William Dafoe‘nin de başrollerde olduğu filmin çekimleri 2012 yılının ilk aylarında bitmiştir.

Yazdığı romanlar ve hikayeler ile Modern Korku/Gerilim Edebiyatına farklı bir bakış açısı getiren Koontz’un sinema ve televizyon dünyasındaki yansımalarının; günümüze kadar gelen süreçte, bazı başarılı yapımlar dışında, hakettiği başarıyı yakalayamadığı görülmektedir. Bu noktada umudumuz; tüm bu olumsuzluklardan sonra Koontz’un ve eserlerinin, başarılı ekiplerin de yaratım sürecine dahil olmaları ile gerçek değerindeki uyarlamalara ve başarılara sahip olacağı yönündedir.

Korkusitesi için yazan Gökçin Onur

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ