Ölüm kasabanıza geldi Şerif! Sam Loomis - Halloween (1978)

Shiver

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

OrçunTunalı

18 Şubat 2011

2 Adet Yorum

2

Eskalofrio
Yönetmen : Isidro Ortiz
Senaryo : Hernán Migoya, Alejandro Hernández
Imdb Puanı: 6.2/10
Yapım:2008, İspanyaSüre: 91 Dakika
Oyuncular: Junio Valverde, Francesc Orella, Mar Sodupe, Jimmy Barnatán

Eskalofrio (Shiver), 2008 tarihli İspanya yapımı bir korku örneği. İspanyol korku filmlerinin iyiden iyiye güzelleştiği günümüzde aynı ülkeden gelen bazı filmler diğerlerinin arka planında kalarak yoğun ilgiden nasibini alamamakta. “Eskalofrio” da adını diğer örneklere nazaran daha az duymuş olabileceğiniz filmlerden biri. Uluslararası alanda “Shiver” adıyla bilinen film, Türkçe’ye “Ürperti” olarak çevrilmiş. (Bir korku filmi adı olarak hiç de fena değil)

Yönetmen Isidro Ortiz’in filmini ünlü yönetmen Guillerme del Toro yapımcı olarak desteklemiş. Bu açıdan da ilgiye değer. Konusu ise şu şekilde. Lise öğrencisi Santi, yaşadığı deri hastalığı sebebiyle güneşe çıkamamaktadır. Arkadaş çevresi de onu bu özelliğinden dolayı dışlamaktadır. Tek destekçisi olan annesi, oğlunun daha rahat bir hayat yaşaması için doktorunun tavsiyesiyle günün büyük bir bölümü güneş görmeyen Laponya’ya taşınmaya karar verir. Santi, dağların arasında izole olmuş bu küçük kasabada daha rahat dışarı çıkabilmektedir. Ancak kısa bir süre sonra kasabanın ormanlık alanında cinayetler işlenmeye başlar. Cinayetler sırasında olay yerinde olduğu saptanan genç çocuk, kısa sürede bir numaralı şüpheli haline gelir. Santi, kendisini temize çıkarmak için kasabada edindiği iki arkadaşıyla beraber harekete geçecektir.

Eskalofrio”, daha ilk bakışta ilgi çekici ve tanıdık bir hikayeye sahip. Deri hastalığı dolayısıyla güneşe çıkamayan çocuk ve yalnız anne teması, akıllara doğrudan 2001 yapımı “The Others” filmini getiriyor. Ancak hikaye, güneş görmeyen kasabanın varlığıyla ayrı bir yöne sapıyor ve nispeten karanlık atmosferden sıyrılıyor. Modern şehir yaşamından izole hayatlar yaşayan insanların olduğu kasabanın, gündüz vakti bile tedirgin edici bir atmosferi var. Bulutların altında yaşayan bir yer misali etkileyici bir güzelliği de yok değil. Film ilerledikçe hikayenin etkisini kaybetmesi ise senaryonun biraz oturmamış olduğu hissini yaratıyor. Sanki iyi bir fikrin üzerine aceleyle yazılıp bitirilmiş gibi. Filmin, ilk sahnesinden itibaren korunan gizemli atmosferin hikayenin ortasına geldiğinde bozulması bu durumu destekler nitelikte. Sanırım seyircinin konsantrasyonunu bozacak en önemli unsurlardan biri de budur. “Eskalofrio”, seyircinin heyecanını daha filmin ortalarında yok ediyor.

Kasabalıların yabancı korkusu ve paranoyası da korku filmlerinde sıkça işlenen temalardan biri. Filmi, korku anlamında besleyen unsurlar arasında yabancı korkusu fazlasıyla dikkat çekici. Filmin ana kahramanları şehirden kasabaya gelen yabancı bir anne ve oğul, kasabanın genelinde hoş karşılanmıyorlar. Aynı şekilde hikayeye sonradan dahil olan gizemli varlık da kasabalının yabancı korkusunun bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor. Filmde dehşet yaratma açısından ormanlık alandaki sahnelerde el kamerası çekimleri kullanılmış. Bu durum da “The Blair Witch Project” ve “[REC]” gibi filmleri hatırlatmıyor değil. Etkileşimler daha da çoğaltılabilir.

Kısacası 2008 tarihli bir film olarak, öncüllerinden fazlasıyla etkilenmiş diyebiliriz “Eskalofrio” için. Ancak izleyeni pişman ettirecek kadar kötü ve klişe bir film demek haksızlık olur. Zaten adı fazla duyulmamış bir film olarak beklentisiz izlendiğinde tatmin edici bile sayılabilir. İşin içinde bir de İspanyol filmlerinin kendine has atmosferleri olunca filme bir şans verdiğinize pişman olmayacağınızı söyleyebilirim.

Korkusitesi için yazan Orçun ‘Gorcun’ Tunalı

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Orçun Tunalı

Tüm Yazıları
25 Haziran 1986 tarihinde Tekirdağ, Çorlu ilçesinde doğdu. Çocukluğundan beri korku filmleri, hikayeleri ve oyunlarına ilgi duyduğundan olsa gerek bu siteyi keşfetmesi kaçınılmaz olarak gerçekleşecekti. Daha sonra yazdıklarıyla ekip içerisinde kendisine yer buldu. Mesai dışında ve off günlerinde Jigsaw’ın asistanı olarak stajını sürdürüyor. Amatör ruh ve tutkuyla korku türündeki her türlü görsel, işitsel ve yazınsal eserlere ilgi duymakta. Aynı hissiyatı ve heyecanı paylaşan bu topluluk içerisinde yer almaktan son derece memnun.

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ