Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

Shaun of the Dead: Delilik ile Zombiler Arasında..

Korku Sinema

Sine-Makale

AnılKoç

21 Kasım 2014

0 Adet Yorum

0

delilikshaun1

İngilizlerin komedi anlayışı tartışmasız üst seviyede. Mizah ve komedi hayatlarımızı çekilebilir hale getiren başlıca unsurlar arasında. Cicero’nun önerdiği gibi: ”Komedya hayatın yansısı, âdetlerin görünüşü, gerçeğin aynasıdır.”

Bu filmde dikkat edilmesi gereken temel unsur Simon Pegg‘in canlandırdığı Shaun karakterinin aslında bizler olduğu. Yaşadığımız hayat koşulları doğa ana gibi biz canlıları beslemek ve büyütmek üzerine davranış geliştirmemekte; aksine öğütmek, şekillendirmek ve işlevsizleştirmek üzerine kurulu. En temel de Shaun’un ölüleri bizlere bunu anlatmaktadır. Birçoklarımız başkalarının istediği kalıp ve davranışları sergilemek adına benliklerimizden ödün vermekteyiz. Bir bireyin modern hayat içindeki sıkışmışlığını ve mücadelesini karanlık olduğu kadar eğlenceli bir dilde dile getiriyor. Hiç kuşkusuz bu anlatım dilini Monty Python‘a borçlular.

Deliliğe Övgü ve Komedi

Erasmus‘un milat değerindeki eseri Deliliğe Övgü‘de, hayatı çekilebilir yapanın delilik olduğu vurgulanmaktadır. Rönesans’ın önemli kavramlarını içinde barındıran kitap, Ortaçağ döneminden kısıtlanan bireysel alanlarında mutluluklarını kaybeden insanlara, yeni bir dönemde yol haritası çizmektedir.

Erasmus Deliliğe Övgü adlı eserinde, deliğin dilinden (stultitia), kendi kendisine övgüler düzer; hayatın her evresinde deliliğin nasıl egemen olduğunu anlatır. Bu arada özellikle din kurumu ve din adamları ile devlet yönetiminin hemen hemen her kademesindeki kişiler ve kurumlar deliliğin sivri dilinden nasibini alır. Erasmus şunu belirtir: ”Mutluluk Aklın bittiği yerde başlar.” İşte Shaun’un Ölülerinde bunu gözlemleriz. Ölüler dirilir ya da gerçekçi bakmamız gerekirse sıradan bir adamın hayatındaki problemlerin ağırlığını kıyamet olarak görmesini abartılı bir dilde izleriz. Kısaca Shaun bizlere Erasmus’un önerisi gibi bir film sunar, baştan sona delilikle dolu..

erasmus

Delilik teriminin hangi bilim dalına ait olduğuna baktığımızda ise Hukuk karşımıza çıkmaktadır. Aslında delilik bir yargı sözcüğüdür, aynı zamanda kültürel olarak hemen hemen tüm toplumların konuşma ve yazma diline yerleşmiştir. Modernizmle birlikte gelişen bu olgu Post-Modernizmle birlikte reddedilmiştir. Aslına bakılırsa psikolojide delilik kavramı sistem içine yerleşemez ya da sisteme zarar verme seviyesine göre önem kazanır. Burada tekrardan karşımıza yasalar, düzenler ve hukuk sistemi ortaya çıkar. Bu doğrultuda Shaun kapitalist düzen içinde sıkışmış yaşam alanında çırpınmaya çalışan bir bireydir. Ve tüm film boyunca onun yaşam mücadelesini izleriz.

Tüm bunların ışığında Shaun of The Dead‘ı deneyimlerken, filmi, Shaun’un adının yerine kendi adınızı yerleştirerek izleyin.

Lord magius/Haribo extreme culture aittir.
Not: Bu yazı ilk kez ‘Bağımsız Akımın Zombi Filmleri’ gösteriminde paylaşılmıştır.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Anıl Koç

Tüm Yazıları
1987 yılında unutulmuş bir sahil kasabasında dünyaya gelen Anıl Koç, bir çok korku tutkunu gibi anne sütünden kesilir kesilmez V.H.S’den korku sinemasının eğlenceli dünyasına dalmıştır. 2006 ve 2007 yıllarında Morbidzine.com adlı web sitesinde “Magius” adı altında yeraltı müzik hakkında yazılar yazdı. 2008 yılında Hariboextremeculture.blogspot.com.tr adresini kurarak korku sineması üzerine analiz ve fikir yazıları üretmeye başladı. 2012 yılında İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesinde, Sanat Yönetimi eğitimine başladı. 2014 yılında radiorgazm.net adlı internet radyosunda Deli Lordun Günlükleri adlı radyo yayınıyla korku sineması ve extreme müziği bir arada sundu. Halen Hariboextremeculture adresinde de “Lord Magius” adıyla sinema yazarlığına devam etmektedir.

YORUM YAZ