Duymak istemediğimiz tek şey kabul etmediğimiz şeylerdir. Prof. Howard Birack - Prince of Darkness (1987)

Şeytan Bunun Neresinde?

Korku Kitap

YasinKarakaya

05 Şubat 2018

0 Adet Yorum

0

Gerçekleri anlamanın yolu masal dünyasına kulak vermekle başlıyor. Açıl susam açıl diye seslenince açılan kapıları var hayatlarımızın da bizler pek farkında değiliz. Sabah yatağımızdan kalkıp da attığımız ilk adımdan gözlerimizi kapayıncaya kadar geçen süre içerisinde aslında birçok masalın kahramanı oluyor; kâh koncoloslarla karşılaşıyor kâh perilerle sohbet ediyoruz.

Gerçeklerin daha acıklı bir hal aldığı dünyamızda masallara sığınmaya başlar olduk. Lakin okuduğumuz her masalda yine kendi gerçeğimizi görmeye hatta sorunlarımıza çözüm yolları bulmaya başladık. Çünkü her anlatı bir ayna; her kahraman bir yankıdır görmesini ve duymasını bilene.

İşte tam da bu noktada bize Andersen ve Grimm Masallarından çok yakın olan masallara açılıyor kapımız. Hem de masallar ve efsanelerdeki demonik varlıklar aracılığıyla çıkıyoruz bu yolculuğa. Rosemary Ellen Guiley demonu “insanları korkutan ve insanların işlerine müdahale eden bir tür ruh” olarak tanımlıyor. Genellikle korkutucu özellikleriyle ön plana çıkan demonlar, aslında insanın en temel duygularından birisi olan korku ile ilgili farklı bakış açıları da sunuyor. Korkunun, mitolojik anlatılardan günlük yaşantımıza değin bizleri ne denli etkiliyor olduğunun en çarpıcı yanıtını buluyoruz bu çalışmada. Ünlü korku/gotik edebiyat yazarı Howard Philips Lovecraft, korku için: “İnsanlığın en eski ve güçlü duygusu korkudur ve korkunun da en eski ve güçlüsü bilinmeyene duyulan korkudur.” demektedir. Bilinmeyenin izini masallarda sürebilmek adına gizli ipuçları serpiştirilmiş bu çalışmaya. Masallar insana ne öğretebilir? Ünlü fantastik edebiyat yazarı G. K. Chesterton: “Peri masalları çocuklara, ejderhaların var olduğunu öğretmez. Çocuklar ejderhaların var olduğunu zaten bilirler. Peri masalları ejderhaların öldürülebildiğini öğretir.” derken aslında hayal ile gerçeğin iç içeliğine vurgu yapmaktadır. Yaşamın kullanım kılavuzunu masallar da bulmak mümkün müdür acaba?

Önemli masalcılardan Samed Behrengî’nin de ifade ettiği gibi çocuklar; masal aracılığıyla hayata tutunur, korkularına karşı gelir ve bir birey olma yolunda önemli adımlar atar. Cemal Süreya’nın dediği gibi “Masal dinlememiş çocuklar büyüyünce kedi resmini bile cetvelle çizer.” Albert Einstein’ın belirttiği gibi “Çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız onlara masal anlatın. Daha zeki olmalarını istiyorsanız daha çok masal anlatın.”

Türkiye sahasından yaklaşık 5.000 masal ve efsanenin, Halk Bilimi kuramsal yaklaşımları yanında, yeni bir yöntem denemesiyle ele alındığı ve korku kültürü unsurlarının incelendiği “Türklerin Şeytani Masalları”nda Seçkin Sarpkaya, Türk Dünyası Halk Bilgisi ürünleri içerisinde Türkiye sahasından örnekler veriyor.

Yayın dünyasına hızlı ve oldukça etkili bir giriş yapan Karakum Yayınevi etiketiyle çıkan kitabın sunuş yazısı Prof. Dr. Metin EKİCİ’ye; arka kapak yazısı Mehmet Berk YALTIRIK’a; editörlüğü ise Ömer ÜNAL’a ait.

Cin, Ejderha, Alkarısı (Albastı), Şeytan, Pirabok, Peri, Dev, Cadı, Kapoz, Şahmaran, Canavar, Haftar ve diğer demonlar için sizleri Türklerin Şeytani Masalları’nın sayfalarında gezinmeye davet ediyoruz.

Arka Kapak Yazısı:
Türk halk inançlarındaki korkutucu figürlerin bilinen örnekleri hayli köklü ve geniş bir konunun görünen yüzüdür. Dışarıdan bakan bir göz bu köklerin mecrasını takip ettikçe, geçtiği coğrafyaları, temas ettiği kültürleri gördükçe karşısına çıkan isimler, tabirler ve hikâyeler karşısında hayranlığı ve ürpertiyi aynı anda yaşayacaktır.

Okuyucu, Seçkin Sarpkaya’nın “Türkiye Sahası Masal ve Efsanelerinde Demonolojik Varlıklar” adlı araştırmasının rehberliğinde insanın hem merak duygusunu hem de korkularını kamçılayacak bu zengin sahayı ziyaret etme olanağı buluyor.

Bu kitap halk bilimi araştırmacıları ve halk bilimi dersi alan öğrenciler kadar Türkiye sahasındaki bir masalın, efsanenin ardına takılıp başka diyarların, uzak ama tanıdık kültürlerin etkisini keşfetmek, masalların ve efsanelerin arasında dolaşmak isteyenlerin, devlerin, perilerin, ejderhaların, cinlerin izinden gidebilecek meraklı okurların, duvarda asılı Şahmaranların, fırtınalı gecelerde kükreyen cadıların, gelinlerin canını çalan alkarılarının hikâyelerini öğrenmek isteyen okurlar için de önemli ve hayli zengin bir araştırma.

Mehmet Berk Yaltırık

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.