Kanımdan iç ve sonsuza kadar yaşa... Interview with the Vampire (1994)

Scream Blacula Scream (Blacula II)

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

08 Aralık 2009

0 Adet Yorum

0

Yönetmen : Bob Kelljan
Senaryo : Raymond Koenig, Joan Torres
Yapım:1973, ABD, 95 Dakika
Oyuncular: William Marshall, Don Mitchell, Pam Grier, Michael Conrad, Janee Michelle, Lynn Moody, Barbara Rhoades

Blacula’nın ilk filminin çok beğenilmesi üzerine, siyah derili vampir prens rolünde harikalar yaratan William Marshall’ın yeni maceralarına odaklanan devam filminin çekilmesi gecikmedi. Amerika’nın Afrika kökenli syirci kitlesinin içindeki bir boşluk doldurulmuştu anlaşılan. Biraz daha paraya kıyarak dönemin en ünlü siyahi kadın oyuncusu Pam Grier yapıma dahil edildi. Fakat bu devam filminde ilk filmle kıyasla önemli bazı değişiklikler göze çarpıyor.

İlk film, daha önce bahsettiğim gibi, Blaxploitation akımına referans teşkil edecek bir örnekti. Söz konusu edeceğimiz film ise ana akım korku filmi kurallarına daha yakın duruyor. İlk önce, gerilim sahneleri anlatım tekniği olarak izleyiciyi korkutmayı amaçlıyor. İlk filmde teğet geçilen tüm sahneler hakkını vererek çekilmiş. Kurbanın arkasında aniden beliren vampir gibi ucuz numaralar bile ilk filmde yer almıyordu hatırlarsanız. İlk filmde olaylar bir zenci dünyasında geçiyor gibiydi; devam filminde ise zenciler arasında geçiyor. Daha açık olmak gerekirse; ilk filmde, beyazların bilinçli olarak dışlandığı ütopik bir dünya söz konusuydu. Zenci istismar sinemasında özellikle bu yöntem tercih edilir. Devam filminde ise konunun gerektirdiği için siyahi karakterler arasında geçiyor, yani düpedüz beyaz tenli karakterler arasında da vuku bulabilirdi. Evet, afro karakterler çoğunlukta; kıyaslamak gerekirse her iki filmde de parti sahnesi var ama devam filminde beyaz davetliler de göze çarpıyor. Ama en önemlisi; zengin siyahilerin ev sahibi olduğu bir partiye yine siyahi bir uşak servis veriyor! İlk filmdeki beyaz polis müfettişi olayları çözmek için siyahi doktorun yardımına başvururken, devam filminde eski siyahi dedektif Justin, beyaz polise derdini bir türlü anlatamıyor. Ciddiye alınmayı bırakın dalga bile geçiliyor. Bu detaylar, gururlu ve radikal siyahi sinemaya uyan unsurlar değil. Bu durumda elimizde tek yanıt kalıyor; gotik bir vampir filmi sadece konuya uymak için zenciler arasında geçmektedir, bahse “VooDoo” da karışıyor zira.

Bir voodoo kültünün ruhani lideri Mama Loa vefat etmiştir. Yaşlı kadının oğlu Willis, liderliğin kan yoluyla kendisine geçtiğini iddia etse de tarikat üyeleri onunla aynı fikirde değildir. Mama Loa’nın, çok küçükken evlat edindiği ve kızı gibi yetiştirdiği, doğuştan kaabiliyetli Lisa (Pam Grier) ruhani liderliğe daha uygun bulunmaktadır.

Buna çok bozulan Willis, yaşlı ve hafif kaçık bir zenciye başvurur. Bu adam ona Blacula’nın kemiklerini verir. Güç arzusuyla yanıp tutuşan Willis bir ayinle Blacula’yı diriltir ve onun saldırısına uğrar. Vampir olmaktan pek de rahatsızlık duymayan Willis, Blacula’yı malikanesine alır. Yan taraftan, psişik Lisa uğursuz olayları hisseder gibidir. Sevgilisi Justin’in evinde verdiği partide, Mamuwalde ile karşılaşır. Afrika prensi, üzerindeki lanetten kurtulmak için genç kadın ve büyülerine başvurur.

“Scream Blacula Scream” geçtiği mekan, gerilimli sahnelerde verilen müzik ve kalbe saplanan kazık sayısının fazlalığı göz önüne alındığında bir Hammer filmini andırıyor. Hatta ilk kadın kurbanın kızıl bir hatun olması ve kurbanların uzuuun uzun attığı çığlıklar bu kanıyı güçlendiriyor (Blacula I’de bu detaylar yoktu). Makyajlar hala ucuz olmasına rağmen daha etkili ve ürpertici. Blacula çizgi film yarasaya daha sık dönüşüyor ve bu pozisyonda daha uzun kalabiliyor (eh artık tecrübe kazandı). Ayrıca ahlaki değerlere temas edip izleyicilerin kıssadan hisse çıkarabileceği pozisyonlar da yaratan Blacula, zenci bir kadını pazarlayan iki siyahi muhabbet tellalına hadlerini bildiriyor: “Kızkardeşinizi pazarlamaya utanmıyor musunuz?” (Hepimiz kardeşiz).

Aynen ilk film gibi, devam filminde de çıplaklık yok. Hatta ilk filmde hissettirilen yatak sahnesi bile bulunmuyor. İlk filmin sonunda ileriyi ön göremedikleri için Blacula’yı öldüren yapımcılar; daha sonra bu hatalarından nasıl döneceklerini bilemediklerinden (ve kemik mevzusu gibi saçma bir yola başvurmak zorunda kaldıklarından), Scream
Blacula Scream’ın sonunu muallakta bırakmışlar. Aman ne olur ne olmaz, belki devamı gelir…

Zevkinize göre; eğer alt tür meraklısıysanız ilk filme başvurun. Ama korkmak istiyorsanız bu devam filmi size daha uygun olacaktır.

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

YORUM YAZ