Kanımdan iç ve sonsuza kadar yaşa... Interview with the Vampire (1994)

Santo Y Blue Demon vs Dracula Y El Hombre Lobo

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

16 Nisan 2009

7 Adet Yorum

7

Yönetmen : Miguel M. Delgado
Senaryo : Alfredo Salazar
Yapım:1973, Meksika, 90 Dakika
Oyuncular: Santo, Blue Demon, Aldo Monti, Wally Baron

70’li yıllarda maskeli güreşçiler Meksika’da popülerdi. Bu güreş pankreasa benzemekle beraber “Lucha Libre” yani serbest güreş adıyla anılmaktaydı. Bu maskeli güreşçiler gerçek hayatta maskelerini hiç çıkarmaz, ringdeki karakterlerini gerçek hayatlarına taşırlardı. Böylece hayranları, kahraman olarak gördükleri kişinin aslında normal bir insan olduğunu fark edip hayal kırıklığına uğramazdı. Maskeli kahraman benzeri bu psikotik sürecin en önemli kahramanı ise “Santo” idi. Gerçek adı muhtemelen daha insancıl bir şey olan (Rodolfo Guzmán Huerta) bu adam kariyerinin başında kötü bir karakterken, daha sonra karakterini iyi yönde geliştirerek bir suç savaşçısı haline gelmiştir. “Aziz” anlamına gelen adına uyacak şekilde beyaz gümüşi renkli maskesini hiçbir zaman yüzünden çıkarmamış, özel hayatında hiç maskesiz görünmemiştir. Büyük bir hayran kitlesi olan ve bir popüler ikon haline gelen Santo’nun çizgi romanları dahi vardır. Ringlerde beraber dövüştüğü bir biraderi de mevcuttur: Blue Demon. Tahmin edileceği gibi bu güreşçinin maskesi de mavidir.Bahsedeceğim film bu iki güreşçinin kötülerle savaşmakta geldikleri sınırları göstermektedir.

Çok önemli: Bol bol spoiler içermektedir. Zor bulunan bir film olduğundan ya sonuna dek okuyarak tadını çıkarın ya da bundan sonrasını okumayarak filmi edinin!

Gayet uzun ve döneminin seyircilerini tatmin edecek düzeyde bir güreş sahnesiyle açılan filmde Santo ringde bir rakibiyle boğuşmaktadır. Başka bir yerde, karanlık bir mağarada, sakallı, alnında çirkin bir yara izi bulunan, kambur bir adam, vampir ruhlarına yakarmakta ve efendisi Drakula’nın hayata geri dönmesini istemektedir. Böylece görevi yerine gelmiş olacaktır.

Amaçlandığı üzere, uzun bir ring güreşi sonrası kazanan Santo, kuliste sevgilisi ile karşılaşır. Beraber, kızın babasının evine giderler. Yaşlı profesör, kendisinin ve kızlarının, “Drakula’nın hizmetlisi” imzasını kullanan biri tarafından mektupla tehdit edildiğinden bahseder. Daha önce de bir asistanını böyle karanlık ruhlara kurban vermiştir. Antika bir hançer gösterir ve vampirlerin sadece bununla öldüğünden bahseder. Santo, onu ve iki kızını koruyacağına dair söz verir.

O gece kambur adam, gizlice profesörün malikanesine girer ve adamı bayıltıp kaçırır. O esnada Santo, sevgilisiyle beraber bir barda eğlenmektedir. Yüzünde, hiç çıkarmadığı maskesi vardır (üstelik kimse garipsemez, dönüp bakmazlar bile). Babasının kaçırıldığını fark eden kız, ablası ve Santo ile polise başvurur. Fakat Santo, polisi işin içine sokmak istemez. Bir arkadaşı ile olayın icabına bakacaktır: Blue Demon. (Uzun bir güreş sahnesi daha…)

Filmden bir sahne

Kambur adam, profesörü bacaklarından tavana asmış, iki tabutun üzerinde sallandırmaktadır. Tabutlardan Drakula olduğunu öğrendiğimiz bir iskeleti barındıranın üzerinde yaşlı adamın gırtlağını keser ve kanını iskeletin üzerine akıtır. Kan, asit gibi düştüğü yerden dumanlar çıkarır ve puf diye Drakula belirir (üstelik kıyafetleriyle beraber). Aynı işlem diğer tabutun üzerinde tekrarlanır ve buradan da kurtadam çıkar (sadece yüzü ve eline makyaj yapılmıştır. Diğer yerleri zaten gömlek ve ütülü pantolonla örtülü olduğundan bütçede kolaylık sağlanmıştır). Kara kaş kara göz Rafet el Roman’a benzeyen Drakula, profesör ve ailesinden intikam almak istemektedir. Çünkü profesörün eski asistanı olan kurtadam, başına gelenlerden profesörü suçlamaktadır (iyi de profesörün ne suçu vardır? Asistan nasıl bir yanlışlık sonucu kurtadama dönmüştür? Hadi boş verin, tüm bu olaylar neden Drakula’yı ilgilendirsin ki, ona ne?). Profesörü öldürmezler. Drakula, onu kendisi gibi yapmayı amaçlamaktadır, sırada da kızları vardır. Bu nedenle, halktan adam ve kadınları toplayıp zavallıları vampir ve kurtadam sürüsüne çevirirler. Böylece bir canavar ordusuna sahip olurlar. Gündüz normal bir insana dönüşen (?) kurtadam, profesörün evine gider. Tesadüfen profesörün saatini bulduğunu ve saklandığı evin haritasını da çizdiğini söyleyerek bunu Santo ve kızlara verir.

Akşam güneş batınca, Drakula malikaneye doğru uçar. Pencereden ipe bağlı plastik bir yarasa şeklinde girip puf diye Drakula’ya dönüşür. Üst kattaki odada, profesörün diğer kızının küçük kızı uyumaktadır. Tam ısıracağı sırada kızın yanındaki etajerde eski hançeri görür ve tıslayarak kaçar (hançer orada ne aramaktadır?). Gürültüye koşan Santo ve kızlar, olayın ciddiyet kazandığını fark ederler. Aynı gece Drakula, ablanın kanını emer, Santo’nun sevgilisini de hipnotize ederek çağırır. Isırılan abla, küçük kızını alarak büyülenmiş gibi Drakula’nın evine gider. Blue Demon ise, Santo’nun sevgilisinin peşine düşer. O da Drakula’nın evine gelir. Kanı emilmiş ve bir ghoul’a dönmüş profesöre rastlar. Yardım önerilerini duymayan yaşlı adam Blue Demon’un boğazına sarılır. Arkadan yaklaşan kambur, güreşçiyi bayıltır.

Bahçıvandan kızların nereye gittiğini öğrenen Santo, haritanın da yardımıyla evi bulur. Santo’nun sevgilisi evde kendine gelir. Karşısında, elinde eski hançeri tutan kambur vardır. Bu adam, kıza yardım önerir ama bunu bir şekilde hisseden Drakula’nın zihin gücüyle elindeki hançeri kendi karnına saplar. Küçük kızı elinden tutup zorla sürükleyen diğer kızkardeş ise gizli bir bölmeden mağaraya geçer. Bebeğini düşürüp geri dönen küçük kız ise, şans eseri geride kalır.

Santo sevgilisini bulur. Fakat gizli geçidi de bulması gerekmektedir. Neyse ki bir kütüphanenin ardında geçidi bulur. Mağarada Drakula, Kurtadam ve ucube ordusu, Blue Demon’u bağlamış; kazıklarla dolu bir kuyunun üzerindeki kalastan sırat köprüsünü geçer gibi yürütmeye çalışmaktadır. Hemen yardıma koşar ve biraderini kurtarır. İkisi de Cüneyt Arkın stili pata küte, canavarlar ordusuna dalar, teker teker kazıklı çukura atarlar. Geriye Drakula ve kurtadam kalır, onu da Blue Demon’un yardımıyla çukura itekler. Ölen efendilerinin ardından diğer ucubeler buhar olup uçar.

Eve dönünce küçük kızı yatıran sevgili, ona tüm olanların bir masal olduğunu söyler. Sonra da iki maskeli kahramanla başarılarını kutlamaya gider! (Ablasına ve babasına ne olmuştur? Küçük kız annesini kaybetmenin travmasını bu kadar kolay mı atlatır? Bir telkin bu kadar mı etkilidir? Bu insanların hiç mi duyguları yoktur?)
Filmin nihayetinde, Santo ve Blue Demon, yine uzun bir güreş gösterisiyle kapanışı yaparlar.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (7 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.