Duymak istemediğimiz tek şey kabul etmediğimiz şeylerdir. Prof. Howard Birack - Prince of Darkness (1987)

Red State

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

06 Şubat 2012

2 Adet Yorum

2

Yönetmen: Kevin Smith
Senaryo: Kevin Smith
Imdb Puanı: 6.3/10
Yapım: 2011, ABD, 88 Dakika
Oyuncular: John Goodman, Melissa Leo, Michael Parks, Ronnie Connell, Michael Angarano, Nicholas Braun, Kerry Bishé

Gösterime giren filmlerin adlarının Türkçe’leştirilmesinde yaşanan sorunlardan hepimiz haberdarız. Filmimizin adı olan Red State, başkanlık seçimlerinde devamlı Cumhuriyetçiler’e oy veren tutucu eyaletler için kullanılan bir Amerikan terimi olduğundan ve ne yapılırsa yapılsın tam olarak Türkçe’leştirilemiyeceğinden “Şeytanın İni” ismi uygun görülmüş. Bu isim ister istemez insanı yanıltıyor. “Red State” korku filmi gibi pazarlansa da aslında dini-politik taşlamalar üzerine kurulu bir şiddet filmi. Halbuki “Şeytanın İni” lafını duyan izleyici, işin içine satanist bir grubun karıştığı kanlı bir korku filmi izleyeceğini zannederek gitti salonlara. Sonuç; hüsran…

Sinema yazarları tarafından pek sevilmeyen ama özellikle gençlerden oluşan bir izleyici kitlesi tarafından kült statüsüne taşınan Kevin Smith uzun zamandır bir korku filmi yapmak istediğini söylüyordu. En son pornografiye el atan yönetmenin bir sonraki adımının korku türü olması beklenen bir şey. Fakat baştan da dediğim gibi, sanırım yönetmenin bu türle ilgili bir sıkıntısı var, bu film bir korku filmi değil.

Tipik bir muhafazakar Amerika eyaleti… Çöpte bir eşcinselin cesedi bulunyor, Abin Cooper’ın liderliğinde yaklaşık 25 kişiden oluşan izole bir köktendinci cemaat “oh olsun” diyerek pankartlarla gösteri yapıyorlar. Kimse bu cemaati ciddiye almıyor; aileler bu gösteriyi izleyen habercilerin kameralarına yaklanıp televizyonda görünme peşindeler. Yakınlardaki lisede hocalar bu zihniyetin ne denli antidemokratik olduğundan dem vursalar da hormonlarının esiri olmuş apolitik gençlerin aklı ot tüttürmekte ve eğer fırsat yakalarlarsa da düzüşmekte. Aynı Randy, Travis ve Billy-Ray gibi… Bu üç oğlan, ücretsiz koşulsuz seks sunan bir site buluyorlar ve seçtikleri bir kadınla şanslarını denemek üzere akşam üzeri internetten aldıkları adrese gidiyorlar. O kadar abazanlar ki kendilerini karşılayan kadının güzel olup olmadığı bile önemli değil, yeter ki sokacakları bir delik olsun. Bunun bir tuzak olduğunu ve Abin Cooper’ın, günah işleyen herkesi (özellikle de eşcinselleri) ortadan kaldırmaya yeminli kudurmuş cemaatinin elinde kurban pozisyonuna düştüklerini farketmeleri uzun sürmüyor.

Kevin Smith, daha önceki filmlerinde yaptığı şeyi burada da yineliyor. Önyargıya, homofobiye, dinkoliklere, vatandaşını korumak yerine emir komuta zincirine uymak için ortalığı karıştıran beceriksiz güvenlik güçlerine (devlete) verip veriştiriyor. Köktendinciler kendi ahlak anlayışlarına uymayan bir yaşam tarzını benimseyen herkesi öldürmeyi haklı buluyorlar. Federaller ise terörist ilan ettikleri kişinin kimliğine bile bakmıyorlar. Bu iki çarkın arasında kalan kişiler var ki (zavallı Cheyenne gibi) onların kurtulma şansı maalesef sıfır. Smith’in bariz sol görüşler barındıran senaryosu kağıt üzerinde hoş dursa da peliküle aktarılırken, sanırım anlatım tarzının etkili bir şekilde konumlandırılamamasından kaynaklanan bazı kusurlar var.

Örneğin filmin süresi bence bu öyküye göre çok kısa. Olayın dramatik yönüne bir türlü ulaşamıyorsunuz. Herşey çok hızlı gelişiyor ve tüm karakterler, siz onları henüz tanıyamadan sapır sapır dökülüyorlar. Dramı boşverip aksiyona bakarsanız filmin ritminin oldukça sorunlu olduğunu söyleyebilirim. Lineer bir kreşendo şeklinde ilerlemesi gerekirken, yönetmenin zorla birşeyler anlatmaya çalıştığı sahnelerde, örneğin Abin Cooper’ın vaaz verdiği (ve bizim “Vay be, ne kaçık bir cemaatmiş bu” dememiz gereken) sahnede ritm düşüyor. Bu durağan sahneler uzadıkça uzuyor ve siz bir dram izlediğinizi zannediyorsunuz. Birden aksiyon sahneleri, videoklipten fırlamışçasına gözünüze sokuluveriyor. Neredeyse bir Peckinpah filminden fırlamış gibi, kurşunlar vızır vızır havalarda uçuşuyor. Yalnız burada bir fark var, herkes gerçekten kolaylıkla vurulup geberiyor. Yani mümkünse hiçbir karaktere bağlanmayın. Filmin sonuda ise yönetmen, yine filmin temposuna ve ana yapısına uymayan, tatminden oldukça uzak ama mantıklı bir yol izliyor. Hoşlanan olabilir, hoşlanmayan da.

Filmin oyuncu kadrosu görüleceği üzere çok iyi. Herkes bu kısıtlı sürede elinden geleni yapıyor. Özellikle Melissa Leo ve Michael Parks’ın performansları görülmeye değer. Filmin bir diğer güzel kısmı ise kanın korkusuzca kullanılması. Üstte de belirttiğim gibi sadece şarjörlerin boşaltıldığı ama kimsenin sıyrık almadığı, birkaç figuranın “Aaah” diye bağırarak yere düştüğü, insanı sıkıntıdan geberten sahneler de yok, ölmeden önce yerde kıvranan bedenler de.

Genel olarak baktığımızda Red State vasat bir film. Evet 88 dakika büyük bir hızla akıyor, izlerken sıkılmıyorsunuz ama (ne bileyim) o kadar ödülü de hakedecek birşey bulamıyorsunuz filmde. Bence Kevin Smith bu korku işlerini hemen bir kenara bırakmalı ve tamamen geyiğin döndüğü eleştirel filmlerine geri dönmeli.

Korkusitesi için yazan Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.