Annem bana bunu asla yapmamamı söylemişti. The Hitcher (1986)

Re-Animator

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

YasinKarakaya

26 Haziran 2015

0 Adet Yorum

0

afis-reanimatorYönetmen: Stuart Gordon
Senaryo: H.P. Lovecraft (Hikaye), Dennis Paoli
Yapım: 1985, ABD, 95 dakika
Imdb Puanı: 7.3/10
Oyuncular: Jeffrey Combs, Bruce Abbott, Barbara Crampton, David Gale, Robert Sampson

Herbert West ölüleri hayata döndürmek konusunda takıntılıdır. Parlak, yeşil bir sıvıyla yaptığı deneyler sonucunda ölü bir dokuyu canlandırmayı başarır. Maalesef ölüler kontrol edilememekte ve etkisiz hale getirilememektedir. West’in danışmanı Dr. Carl Hill, sırrını çalmaya ve bu buluşun tüm başarısını üstüne almaya kararlıdır. Herbert ise sonuçları ne olursa olsun kolay kolay buluşundan vazgeçmek istememektedir.

“Söylemek zorundayım ki Dr. Hill, beni büyük hayal kırıklığına uğrattınız. Hayatın ve ölümün sırrını çaldınız ama burada aptal bir öğrenciyle kaçamak yapıyorsunuz. İkinci sınıf bir bilim adamı bile değilsiniz!” (Herbert West)

Çoğu ucuz ya da ucuz olmayan modern korku filmleri, bu günlerde bir çok genci yaklaşık 90 dakika boyunca, farklı yollarla yerinden zıplatma çalışmalarından öteye gidememektedir. Korku janrının ne hale geldiğini görmek için son zamanlarda yapılan korku filmlerini izlemek yeterlidir. John Carpenter ilk Halloween filmini yaptıktan sonra tek amacı mahalle gençlerini çeşitli yaratıcı şekillerde doğramak olan bir sürü sonu gelmez taklit filmlere maruz kaldık.

Prof. Herbert West dokuları yeniden canlandırarak ölüleri hayata geri döndüren bir formül bulmuştur. İsviçre’de ters giden bir deneyden sonra deneylerine devam etmek için Miskatonic Üniversitesi’ne taşınır. Ancak Prof. West alçak gönüllü biri değildir. Hatta Dr. Carl Hill kendisiyle ölümün gerçekte ne zaman şekillendiğine dair hemfikir olmayınca onu küçük düşürmekten çekinmemiştir. Sonunda doktora öğrencisi Dan Cain ile birlikte bir ev kiralar. Dan, okul dekanı Alan Halsey’in kızı olan Megan Halsey ile birliktedir. Ancak Dan, sözü geçen Dr.Hill’in de gözünü Megan’a dikmiş olduğunu bilmemektedir. Dr. Hill’in Megan’a göz koyduğunu ne zaman kızla karşılaşsa onu süzmesinden anlayabiliyoruz. Megan’ı yaşı biraz aşmış Lolita ve Dr. Hill’i de Humbert Humbert gibi düşünebilirsiniz. Tabi bu ilişki diğer filmlerdeki gibi röntgencilikle filan ifade edilmiyor. Daha usturuplu bir şekilde işleniyor. Eninde sonunda Dr. West, reanimasyon formülünü en grotesk espri anlayışına sahip olanların hayal edebileceği şekilde kullanıyor. Bundan fazlasını söylersek sizin için filmin keyfini kaçırmış oluruz.

re-animator-foto1

Doğasında bu kadar sapık ve açık görselliği olan bir film nasıl bu kadar eğlenceli olabilir? Çünkü Re-Animator filmini yapanlar bunu çok ciddiye almayacak kadar akıllıymışlar. Bu filmde her şey uç noktada bu yüzden bu tür sahnelerle karşılaştığınızda elinizde olmadan kahkahayı koyuveriyorsunuz. Filmin bazı yerlerinde en sert korku filmi hayranlarını bile hasta etmeye yeterli sahneler olabilir ancak Yuzna ve Gordon Re-Animator’un diğer filmler gibi bu batağa saplanmasına izin vermemiştir. Bu tür sahneler kasten saçma çizgi film sahneleri şeklinde gösterilmiştir. Ancak elbette bu film ömrünü her şeyden çok oyuncularına borçludur. Herbert West rolünü oynayan Jeffrey Combs, tam bir deli ya da yarı-deli bilim adamı modelidir. Bu tür rolü alan pek çok oyuncu abartılı bir şekilde oynayabilirdi ve pek çok korku filminde de zaten böyle olmuştur. Bununla birlikte Combs bu rolü, kendisinin dünyanın en zeki adamı ve diğerlerini ise mağara adamı olarak kabul eden bir insan şeklinde canlandırdı. Hepimizi Einstein’den bu yana gelmiş geçmiş en zeki bilim adamı olduğuna ve bizim de basit ilkeller olduğumuza inandırdı ve bu karşılaştırmaya rağmen onu çok sevdik. Deli olabilir ama eğlenceli bir deli.

re-animator-foto2

Yalaka Dr. Hill rolündeki David Gale’i izlemek ise ayrı bir zevk. En komik sahnelerin bazılarında yer almasına rağmen ciddiyetini bozmamıştır. Eski bir deyiş olan “bir parça kuruk için başından olma” sözüne hayat vermiştir.

Dan Cain rolündeki Bruce Abbot, West için mükemmel tezatı oluşturmuştur. Ahlaklı ve dürüsttür, Megan’a sırılsıklam aşıktır ve her nasılsa West’in deneylerine dahil olmuştur. Abbot ayrıca bu filmin merkezinin West olduğunu bilecek kadar akıllıdır ve bu yüzden ondan rol çalmak için karakterini abartmamıştır.

Barbara Crampton’a gelince, kendisine Megan rolünün verilmesini sağlamak için yapımcıları taciz ettiğinden dolayı bir ödülü hak etmektedir. Yürüyen ölüler tarafından en çok taciz edilen kadın ödülü var mıdır? Re-Animator filmi bir milyon doların altında bir bütçeyle çekilmiştir. Dünyada Re-Animator’un hayal gücünü ve cüretini karşılayabilecek bir bütçe yoktur. Ve bir korku filmi bu kadar iyi yapıldığında bizim de ona 10 üzerinden 10 vermekten başka bir seçeneğimiz yok.

re-animator-foto3

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Hastanede Meg’in yanında çenesi bandajlı olarak oturan adam James Cameron‘un babasıdır.
* Morgda ilk canlandırılan ölü (dekanı öldüren) Arnold Schwarzenegger‘ın dublörüdür.
Re-Animator’ın bütçesi 900,000 dolardır.
Re-Animator 1985 yılında sinemalarda gösterime girmiştir.
* Bu filmde Dr.Hill’in kafası olarak kullanılan maketi Metallica’nın gitaristi Kirk Hammett, almıştır.
* Dan’in yatağının üzerinde Talking Heads’in (Konuşan Kafalar) klasik konser filmi “Stop Making Sense“in posteri asılmıştır. “Talking Heads” terimi filmde özellikle kullanılmıştır.
* Özel efekt departmanı filmin yapımı için toplam 25 galon sahte kan kullanmıştır.
* Parçalanmış kafadaki “beyin parçaları” sığır eti yan ürünleri, kıyma ve sahte kandan yapılmıştır, kesik kafanın otopsi odasının kapısından dışarı atıldığı ve koridor duvarına çarptığı sahnede kamera arkasındaki ekip elbiselerinin üzerine çöp torbası geçirmiştir çünkü hiç kimse ne kadar beyin parçasının sıçrayacağını tahmin edememiştir.

korkumetre-5 kan_ve_siddet-8 gerilim_dozu-4 puan-7

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.