İnanmadığın şeyler seni öldürebilir Urban Legend (1998)

Pinhead

Korku Karakterleri

Korku Sinema

YasinKarakaya

27 Mayıs 2008

1 Adet Yorum

1

PinheadDiğer bir adı: Xipe Totec
Doğum Yeri: Hindistan
Kullandığı Karakter: Kaptan Elliott Spencer
Yaratıcı: Leviathan
Olay Yeri: Birinci Dünya Savaşından sonra Hindistan

“Lament Konfigürasyonu”, çözüldüğünde Cenobitleri Cehennemden geri çağıran bir yap-boz kutusudur. Kutunun, kullanana “sınırların ötesinde bir deneyim; birbirinden ayrılamaz acı ve zevki” sunduğu söylenir. Ancak, bu deneyimin bedeli sizin ruhunuz olarak biçilmiştir. Bu kutunun, Cenobitleri Cehenneme geri gönderilmek için de kullanıldığı söylenir. Xipe Totec’in şu anda hangi düzlem, boyut veya zamanda olduğu ise bilinmemektedir.

ÇİVİ VE İĞNELER

Şimdi herkes o küçük ofis oyuncaklarını biliyor değil mi? Kör çivilerden oluşmuş küçük bir kare blok. Siz yüzünüzü veya elinizi içine doğru bastırdığınızda, öteki tarafa yüzünüzün veya elinizin dış şeklini çıkarıyor. Bir de, başınızı bunun içerisine ittiğinizi ve tam önünüzde patladığını düşünün. Bu size istenen etkiyi ve Pinhead ’in çarpık ve acılar içindeki görüntüsünü yaklaşık olarak verecektir.

Pinhead

Pinhead ile tanışacak kadar şanslı olan bir kişi için, ilk etapta en şaşırtıcı şey, şüphesiz Pinhead’in başına saplanmış sıralar halindeki çivilerdir. Bundan daha uygun bir lakabı olamaz. Pinhead, Clive Barker’ın günümüze kadar yarattığı en tanınmış karakteridir. Bu karakter, korku dünyasının sarsılmaz sembolleri arasında yerini almıştır (80’lerin sonlarında, Japonların duvarlarına astıkları favori artist posterlerinden biri olmuştur). Tıpkı Freddy Krueger ve eldiveni ile Jason Vorhees ve hokey maskesi gibi.

Pin- Cushion- Head ve onun ilk ortaya çıktığı ilgi çekici hali “Hellraiser”, kesinlikle hayret verici bir filmdi. Çok farklı, hastalıklı ve çarpık bu film, (hastalıklı korkunun efendisi) Brit Clive Barker tarafından yazıldı ve yönetildi. Filmin devamı çekildikçe, hikayeler gittikçe daha da sıkıcı olmaya başladı. Bir tanesi bile, ilk filmin yarattığı etkiye gerçekten yaklaşamadı. Ancak, bu gerçek bir eleştiri sayılamaz. Çünkü ben ticari amaçlı seri filmlerden fazla bir şey beklemem.

Sadece bir gün için bile olsa, bir Cenobite’liye dönüşebilseydim, alt dudağımın gerilip alnıma zımbalanması çok havalı olabilirdi bence. Bana 360 derecelik görüş açısı verecek biçimde, göz kapaklarım kafamın kenarlarına kadar soyulabilirdi. X-Men‘deki Wolverine’nin sahip olduğu, bilekten çıkan o bıçaklar da her zaman ilgimi çekmiştir. Başımda çivilerin de olmasını istiyorum ancak, Pinhead’in şimşeğini üstüme çekmek istemem, partilerde aynı kıyafetle boy gösterdiğimizi düşünebiliyor musunuz? Tam bir kabus. Ayrıca, sabahları yüzünüzü ve saçınızı yıkamaya çalışırken kaç tane lif ve havlu kullanacağınızı düşünün bir kere! Madalyonun öbür yüzüne bakılırsa, başınıza yumruk atılması ya da vurulması bir süre için mümkün olmayacak.

Bence, Pinhead’e o en tehditkar özellikleri veren dış görünüşü. Bahse girerim, o dış görünüşünün altında, yaşlı iyi bir adam yatıyordur. Nihayetinde, o İngiliz kökenli/Cehenneme ait nazik bir canavar ve eminim ki cömertlik (ölümlülere zevk ve acı vermek), harika bir espri anlayışı (güldüğünü duymuşsunuzdur herhalde!), zeka gibi muhteşem birkaç özellik taşıyordur ve hatta ben onda bir nebze de olsa kara mizah bulabiliyorum (bazıları için canavar, bazıları için ise melek).

Pinhead hakkında ne düşünürseniz düşünün, o korku dünyasının ilgi çekici bir karakteri olarak kalmaya devam edecek. Bana kalırsa, mukayese kabul etmeyecek kadar acı çekmiş bir ruhu var. Belki de, yan sanayi olarak TV dizileri yapılmalı – Hellraiser durum komedisi ya da belki Pinhead En Zayıf Ölümlü veya Kim Cenobite’lı Olmak İster? gibi bir yarışma programının sunuculuğu yapmayı denemeli. Üzerinde biraz düşünmeye değmez mi?

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ