Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

Pi

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

KonukYazar

18 Mayıs 2010

16 Adet Yorum

16

Yönetmen: Darren Aronofsky
Senaryo: Darren Aronofsky, Sean Gullette, Eric Watson
Imdb Puanı: 7.5/10
Yapım: 1998, ABD Süre: 84 Dakika
Oyuncular: Clint Mansell, Ben Shenkman, Sean Gullette, Ajay Naidu, Lauren Fox

Basit ve mükemmel olan dairenin alanını hesaplamak için kullanılan pi sayısı nasıl olur da bu kadar karmaşık olur. Kendi karmaşıklığı içinde boğulan ve içinde bulunduğu sistemin yerleşik değerleriyle tanımlanmaya çalışılan insanoğlu evrenin sırlarını çözebilir mi? Bu soruları sormak üzere yola çıkan Pİ, Paranoyak Sürrealist perspektifte sunulmuş, klostrofobik obsesif ölçülerle ayakta tutulmuş rahatsız edici, ‘film noir’ özellikleri olan bir “metaphysical sci-fi thriller”.

Dağınık saçlar ve şaşı bakışlarla inandırıcı bir biçimde çizilmiş ana karakterimiz, dehanın irrasyonel davranışlara ve psikotik obsesyonlara götürdüğü çatlak, asosyal bir matematik dehasıdır (Ezeli derbeder). ‘Etrafımızdaki her şey sayılarla ifade edilebilir”e kafayı takmış ana karakterimiz Max’in yolu hem bir tarikatla (Hasidic Jewish), hem borsacılarla (Wall Street Bastards) hem kesişiyor hem de çatışıyor. Onlarla cebelleşiyor, fakat kolay teslim olmuyor. Platonik Realism, Numeroloji kavramlarıyla kuşanan ana karakterimiz, Delilik ve irrasyonalite bağlamında insan aklının sınırlarını “Retrofuturist” süper bilgisayar “Euclid” ile sorguluyor, bulduğu sonu bir çocuğa basit bir gülümsemeyle sunuyor, yani film başladığı kadar karanlık bitmiyor.

İçerdiği doyurucu miktarda ki entelektüel ve felsefi materyalle iyi bir varoluşcu film olan Pİ, Kaos, rast gelelik ve düzen meselesinde savrulma ve tutunma sorununu çok iyi görüyor. Bilimsel, metafiziksel, felsefi, ezoterik ve iktisadi fenomenleri tek bir kavramla açıklamaya çalışan ama açıklayamayınca da usul usul yerine oturan, aklın ve arzuların getirdiği uçurum kenarında “Erdem” kavramını keşfeden, masum olana dönüşen, haddini bilen bir film.

Birey -sistem,din- bilim kavgasında herkes yolunu şaşırıyor galiba ve yönetmenlere de “Tam yerine rast geldi manzara koyduk” dercesine durumun fotoğrafını çekmek kalıyor.

Biçimsel olarak curcunamsı ve rüküş görünmekten çekinmeyen, snoary kamera, (vücuda bağlanan kamera) video klip teknikleriyle akıcılığı sağlayan, 60.000 doların tüm imkanlarından yararlanan, teknik olarak hep dinamik olmayı tercih eden yönetmen, izleyiciyi siyah beyaz anlatımla silik ve umutsuz bir karakterin iç dünyasına tam olarak götürmeyi başarıyor. Alışık olmadığımız görsellerle bizi doyurmaya çalışıyor, ana karakterin kafasının içinde ki grafikleri, sesleri, anıları, benlik kırıntılarını, halisülasyonları çok iyi aktarıyor.

Gerçekçi ve karamsar New York tasvirleri yapan yönetmen, New York’un pasaklı halini, kenar mahallerinde her türlü dünya insanını ve o insanların kültürlerinin New York’ta erimesini ve metro raylarının üstündeki kir tabakasına dönüşmesini de gizli bir ayrıntı olarak filme yerleştirmesini çok iyi biliyor.

İdealizm safsataları arasında varoluşcu bir yokuşu tırmanırken, sayıların modelini bulamasa bile, ihtiras artı stres eşittir paranoya davranış modelini çok iyi buluyor. Hiçbir şekilde sıkmayan yönetmen, seyirciyi de taraf tutmak konusunda zorlamıyor.

Pi tam olarak korku türüne denk gelmese de, hem filmin asaleti, hem Darren Aronofsky’nin ilk profesyonel filmi olması, içerdiği gerilim unsurlarıyla korkucu.com’a yakışacağını düşündüm. Orijinalliğiyle Eraserhead ve Subway (Luc Besson) kadar değerli, sinema tarihinde çoktan en iyiler kategorisine girmiş bir film..

Korkusitesi için yazan Ali Ceylan

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Konuk Yazar

Tüm Yazıları
Yazılarıyla sitemize katkıda bulunan konuk yazarlarımız.

Yorumlar (16 Yorum)

YORUM YAZ