Bir erkeğin en iyi arkadaşı annesidir... Norman Bates - Psycho (1960)

Nekrofili (Ölüsevicilik)

Korku Genel

KRİMİNAL

Kriminal Dosyalar

MuratÖzkan

08 Eylül 2008

1 Adet Yorum

1

Nekrofili: Fransızca patoloji-psikiyatri terimidir. Türkçe karşılığı ölü sevicilik. Sözlük mânâsı çok edepsiz bir sapkın davranış içerisinde bulunan kişi tarafından sadist duygularla bir ceset üstünde cinsel dürtülerin tatmin edilmesi demektir. Dahası, hasta kişinin bu hâllerde cinayet işleyerek sapkınlığını gerçekleştirmesidir.

Nekrofili, insana ait olanın bizzat insan değil, onun eşyalaştırılması, mekanikleştirilmesi, yani “soyutlaştırılarak” mekanikleştirilmesidir. Dahası “tarihselleştirilerek” ideolojik kalıplara sokulmasıdır. Ölü sevicinin düşüncesi, kutsal olan yaşanmış olandır, günlük gerçeğin hiçbir değeri yoktur. “Değişim suçtur”. Proplem ve meseleleri tartışma ve hürriyet zemininde değil, kaba kuvvetle çözer ve tahakküm eder.

Nekrofil (ölü sevici) hayatın, yani yürürlükte olan değerlerin ve insanların iddia edilen bir “fikirden”, “davadan” daha önemsiz ve değersiz olduğunu ileri sürer. Güya ortada duran “kötüyü” atmak için, “iyi” adına iktidarı ele geçirmek için “dava”yı öne sürer. Bunu yaparken kişilikleri ve oluşmuş, oturmuş değerleri hiçe sayar ve kendi “büyük ülküleri” ve “devrimleri”ni kutsallaştırır. Aslında özdeşleşemediği, gerçeklerine tam yaslanamadığı toplumu ajite ederek, baskı kullanarak kendi davasını mutlaklaştırır.

Richard Von Kraft-Ebing, sapkın davranışları incelediği Psychopathia sexualis adlı klasik eserinde nekrofiliyi tüm sapkınlıkların en canavarcası olarak niteler. Nekrofili (Yunanca’da “Ölü Sevicilik” anlamına gelir.) Cesetlerle seks yapmak anlamına geldiğinden, bu şaşırtıcı bir niteleme sayılamaz. Aynı şekilde bu en canavarca eylemin, en canavar suçlular olan seri katiller arasında çok rastlanır olması da bizi şaşırtmamalıdır.

Earle Leonard Nelson’dan, Ted Bundy’ ye kadar birçok kötü şöhretli psikopat, ara sıra yeni öldürdükleri kurbanlarının cesetlerine tecavüz etmiştir. Ancak bazı kriminal psikoloji uzmanları, bu tip bir öfke patlaması ile katilin bir kurbana tamamen hükmetmek ve onu aşağılamak şeklindeki habis arzusundan doğar. Gerçek nekrofil, yani ölüme tutku ile bağlı olan ve en büyük zevki bir cesetle seks yapmak olan kişi, arasında fark olduğunu belirtirler. Bu tür bir nekrofil, seri katiller arasında nadir görülür. Fakat bazı kayda değer vakalar da yok değildir.

Jeffrey Dahmer’in ölü nesneler ilgisi çocukken başlamıştır, o yaşlarda en büyük zevki, yollarda bulduğu ezilmiş hayvan cesetlerini toplayı kesmekti. Büyüdüğünde, bu marazi tutku kelimelere sığmaz bir sapkınlığa dönüştü. Dahmer, psikiyatrlara rutin olarak öldürdüğü kurbanların karınlarını kesip iç organları üzerinde mastürbasyon yaptığını anlatmıştır. Ayrıca kurbanlarına anal olarak tecavüz ettiğini de itiraf etmiştir. Dahmer’in Britanyalı eşdeğeri Dennis Nilsen de, Nekrofili güdülerle hareket ediyordu, fakat kurbanlarına daha nazik davranıp yatakta onlara sokularak mastürbasyon yapardı.

Amerikan nekrofilleri arasında en kötü şöhretlisi Ed Gein’dir. Tüm klasik nekrofiller gibi, Gein de kesinlikle canlı kadınlarla ilgilenmezdi. Seks partnerlerini yerel mezarlıklardan bulurdu ve on iki yıldan uzun bir süre bu mezarlıklardan ceset çalmıştı. Genel olarak nekrofiller seri katillerden daha az tehlikeli görülürler, çünkü kurbanları hali hazırda ölüdür. Gein de bir istisna değildi. Yine de zararsız sayılamazdı. Yerel mezarlıklarda istediği türden kadınlar kalmayınca dişine göre bir kurban aramaya çıktı ve onu en sevdiği kadın türüne dönüştür. Yani ölü bir kadına….

“Sutyenini ve külotunu çıkarıp onunla seks yaptım. Sanırım bu benim hayatımın bir parçası oldu, yani ölülerle cinsel ilişkiye girmek.”

HENRY LEE LUCAS, bir tartışma sırasında göğsünden bıçakladığı 12 yaşındaki nikahsız karısı Becky Powell’ın ölümüne verdiği tepkiyi anlatırken.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Murat Özkan

Tüm Yazıları
Korku ile 7 yaşında yanlışlıkla seyrettiği Cannibal Holocaust ve Evil Dead filmleri ile tanışan Murat Özkan 1982 yılında İstanbul’da doğdu. O yaşından beri iflah olmaz bir korku fanatiği olan Murat Özkan, resime ve çizime olan düşkünlüğünü her korku ile birleştirmesinde “psikolojisi bozuk çocuk” muamelesi gördü ama yılmadı. Bu alanda bir çok başarısız site açma girişiminde bulundu. Başarısız oldu çünkü o zamanlarda bu işe her elini attığında “Korku”yu bir öcü ve yasak gibi gören zihniyetle karşılaştı. Yine yılmadı! Bir gün, kendisi gibi çocukluğunda psikopat muamelesi görmüş Yasin Karakaya ile tanıştı ve Korkucu.com sitesinin temelleri o anda atıldı.

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ