Duymak istemediğimiz tek şey kabul etmediğimiz şeylerdir. Prof. Howard Birack - Prince of Darkness (1987)

My Name is Bruce

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

29 Mayıs 2009

5 Adet Yorum

5

Yönetmen: Bruce Campbell
Senaryo: Mark Verheiden
Yapım: 2007, ABD Süre: 86 Dakika
Oyuncular: Bruce Campbell, Grace Thorsen, Ted Raimi, Ellen Sandweiss

Evil Dead serisiyle biz korku severlerin gönlüne taht kuran kült oyuncu Bruce Campbell, bu üçlemedeki komedi unsurlarını filmine taşımış. Gerçek yaşam tarzıyla paralellik gösteren alkol sorunu, kötü filmografisi ve başarısız evliliği ile uğraşan bitik bir aktörü canlandırıyor filmde. Aslında kendisini oynuyor ve sanatçı kişiliğiyle dalgasını geçiyor. Gold Lick adlı küçük bir kasabada bazı gençler, eski bir Çin mezarlığının koruyucusunu rahatsız ederler. Bu gençlerden, Bruce Campbell fanatiği olan Jeff, yıkık altın madeninin üzerindeki mührü alır ve yıllar öncesinden kalma uzak doğulu bir savaşçının hayaletini uyandırır.

Diğer tarafta Bruce Campbell, oldukça düşük bütçeli bir bilim kurgu filminin devam bölümünün çekimlerindedir. Doğum günü olduğu için menajeri Mills’ten gelecek sürpriz bir hediyeyle heyecanlanan Bruce; kasabayı birbirine katan canavarı durdurması için kendisini kaçıran Jeff’in bagajında uyanır. Geldiği bu kasabanın sahte, olayların da doğum günü hediyesi olduğunu zanneden kahraman, kasabayı Guan-di adındaki bu antik savaşçıdan kurtarmayı kabul eder. Bir kahraman gibi muamele görür. Şerefine partiler düzenlenir. Bu arada gördüğü Jeff’in annesine de abayı yakar hafiften. Fakat iş ciddiye binip hayaleti karşısında görünce kuyruğunu kıstırıp kaçar. Yine de filmlerde canlandırdığı kahramanların biraz da olsa izlerini taşıyan Bruce Campbell, geri dönecek ve sözünü yerine getirmek için çalışmalara başlayacaktır.

Film bir korku filminden çok komedi… Özellikle baştaki bilim kurgu film çekimi sahnelerinde gülmekten çatladım. Ne olduğu anlaşılmayan teknik terimlerle bezenmiş diyalogların tam ortasında ortaya fırlayan canavarlar görülmeye değer. Birinin ipleri sallanıyor, biri tam çıkarken başlığı düşecek gibi oluyor. Bruce yaratıkların birine lazer tabancasıyla ateş edince, yaratık kostümünün kemerine iliştirilmiş kesecik patlıyor ve sarı sıvı kahramanın suratına fışkırıyor. Fakat bunun yeterli olmayacağını düşünen ekip elemanlarından biri bir bardak sarı sıvıyı Bruce’un yüzüne fırlatıyor (Evil Dead’deki surata fışkıran kanlar gibi). Fakat madem bunu yapıyorsun be kardeşim, ekranın kenarından bardak tutan elin görünmesin dii mi…

Filmde, Evil Dead üçlemesine sayısız atıf var. Mesela, filmin başında Çinli madencilerin mezarlarını anlamsızca talan eden gençlerin birinin eli kesilince, karşısındaki kızın memesinde kalıyor (Evil Dead 2‘deki kesik eli hatırlayın). Ya da, özel hayatında da arkadaşı olan Ted Raimi (yine dostu olan Sam Raimi’nin kardeşi)nin canlandırdığı menajerin gizlice yattığı Bruce Campbell’in karısını canlandıran Ellen Sandweiss, Evil Dead‘deki ilk değişen kız olan Cheryl. Üstelik bu filmdeki adı da Cheryl.

Korku filmi fanatikleri uzak doğu sinemasının korku unsurlarını (özellikle 70-80’li yıllardaki trash yapımları) yakından bilirler. Oradaki şeytani hayaletlere benzeyen Guan-di, uzun beyaz sakalları, beyaz saçları ve kırmızı ışıktan yapılmış gözleriyle tam bir Çinli sensei… Yönetmen Bruce Campbell, türün yurtdışı kaynaklarından da besleniyor galiba. Evil Dead‘de kullanılan kuklalar, her ne kadar o zamanlarda bize korkunç gelse de, bu filmde mizah unsuru olmaktan kurtulamıyor. Kaçırılan Bruce Campbell, sürmekte olan rezalet filminin çekimlerine katılamadığı için, ucuzcu yönetmen onun yerine kukla kullanmaktan çekinmiyor. Bu komik durumu eleştiriyor gibi görünse de kendi filminde de bu efekti kullanan Bruce Campbell, arabadan dışarı attığı yaşlı kadın yerine bir kuklayı fırlatıyor ve bunu belli ederek yapmaktan çekinmiyor.

Xena ve Herkül dizilerinde sırrım gibi vücuduyla Xena’nın bile rahmini düşüren Bruce Campbell’ı bu kadar yaşlı ve göbekli görmek her ne kadar içimizi sızlatsa da (zaman akıp geçiyor) oyuncu enerjisinden hiçbir şey yitirmemiş. Hatta dublör kullanmadığından bazı sahnelerde düşse bile hemen ayağa kalkıyor. Yönetmenliğini de yaptığı filmde kendisiyle o kadar dalga geçiyor ki bir sahnede karakterine idrar bile içiriyor. Özellikle fanatiklerine seslenen film çok eğlenceli ve sıkılmadan izleniyor.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (5 Yorum)

YORUM YAZ