İnsanlar hayaletlere neden inanır? Eğlence için mi? Hayır! Ölümden sonra bir şeyler olduğu ihtimali için.1408 (2007)

Metro 2033

Korku Genel

Korku Oyun

Fatih Yürür

15 Temmuz 2010

7 Adet Yorum

7

Dmitry Glukhovsky’nin kaleme almış olduğu Metro 2033, yayınlandığı yılın en önemli fantastik-bilimkurgu ürünlerinden biri. Post Apokaliptik bir Moskova’da geçen öykü, insanlığın başına ekşiyerek onlara nükleer kışı armağan eden silahlanmanın sebep olduğu bir gelecekte geçiyor. Tabi post-apokaliptik hikayelerin olmazsa olmazı mutantlar burada da insanlığın başına bela olmaya devam ediyorlar. “Kara Derililer” olarak adlandırılan bu tür; kimilerine göre evrimin bir sonraki halkası, kimilerine göre ise, yanlış kodlanan DNA ile, yaratığa dönüşmüş ve kontrolden çıkmış canavarlardan ibaret.

Yeryüzünü tamamen mutantlara teslim eden insanlar için kaçış yolu ise, eskiden metro olarak kullanılan tüneller. İnsanlar, bu karanlık tünellerde, gruplar halinde yaşıyorlar. Her istasyon ufak bir koloniye bölünmüş olsa da, kendileri eskiden yaptıklarını yinelemeye devam ediyorlar. Her kıyamet sonrası örneğindeki gibi, felaketten öncesi hakkında pek az kişi gerçekten bilgi sahibi. Bu sebeple kültür ve inanç ne yazık ki bu küçük topluluklardaki gençlere sağlıklı bir şekilde aktarılamıyor.

Bununla birlikte etnik ayrımcılık, nazizm, kominizm ve kapitalizm gibi ideolojiler (tabi ki neredeyse hepsi gerçek mahiyeti kavranmamış olarak) savunulmaya devam ediliyor! Bu sebeple istasyonlar bu ideolojilere göre şekilleniyor ve Metro’nun akıbetini de büyük ölçüde belirliyor!

Hikayemiz de Artyom adındaki yeni yetme istasyon sakinlerinin birinin başından geçiyor. Artyom, çıkacağı yolculuk sırasında hem metro’dan önceki dünya hakkında hem de kaybolmuş değerler hakkında yavaş yavaş bilgi edinmeye ve Metro’nun gizemini çözmeye başlıyor. Kendisinin yolculuğunu büyük ihtimalle Yüzüklerin Efendisi’nde Frodo’nun çıkmış olduğu yolculuk ile kardeş olarak anabilmemiz mümkün. Zira yolculuğu sırasında Artyom’da pek çok karakterin desteğini alıyor.

Biraz da yazar Glukovsky hakkında birşeyler geveledikten sonra bu rotamı bu muazzam eserden uyarlanan video oyununa çevirmek istiyorum. Dmitry Glukhovsky, aslen bir gazeteci. Çernobil’deki bozulan reaktörü filme aldı ki bu durum aslında bir nevi Metro 2033’ün temellerini atmış oldu. Kendisi aynı zamanda Kuzey Kutbu’ndan dünyada ilk kez canlı yayını gerçekleştiren kişidir. Nükleer etkisi ile mutasyona uğramış türleri de araştıran Glukhovsky, bu birikiminden de yola çıkarak Metro 2033’ü kaleme aldı. 2007 yılında bu eser Avrupa Bilimkurgu Topluluğu tarafından Kopenhag’taki EuroCon yarışmasında Teşvik Ödülü kazandı.

Ukraynalı A4 Games’in yapımcılığı ile vücut bulan Metro 2033, hiç kuşkusuz yılın en iyi oyunlarından biri. tabi yüksek sistem gereksinimleri nedeniyle bazı oyunseverlerin layıkı ile tat alamayacaklarını da belirmem gerekiyor.

Anlaşılan o ki A4 Games, atmosfer yaratmak konusunda pek fazla sıkıntı çekmemiş. Elbette bir bilgisayar oyununun devamlılık ve oynanabilirlik süreci çerçevesinden bakacak olursak, kitaba göre daha fazla karakter olmasına rağmen yol haritasının kitap ile birebir örtüşmemesi oldukça doğal. İster sinema olsun ister bilgisayar oyunu; hemen hemen her uyarlamada belli başlı ekleme-çıkarma formullerinin işlediğini görürüz. bu artık ihtimal dahiline alınması gereken bir durum. Platformların tamamen değişmesi, anlatım konusunun diri tutulabilmesi adına bu gibi ilüzyonlara baş vurmak bir çeşit zorunluluk. Neticede Metro 2033 bir korku- gerilim oyunu olabilir fakat daha baskın tarafı varsa o da aksiyon yüküdür kuşkusuz!

Metro 2033’ün süresinin biraz kısa olduğunu söyleyebilirim. Tabi bu da oyundan tat alma konusunda oyuncunun ağzındakini ekşitmemek için yapılmış bir hamle. Büyük ölçüde metro tünelleri içerisinde geçen oyun, mevcut süresi dahilinde kendisini tekrarlamayacak pek çok hamlede bulunuyor. bu bağlamda adım adım yaklaştığımız oyun sonu da hiç bir hararet bırakmadan hazmedilmiş oluyor.

Oyunda Artyom’u kontrol ediyoruz fakat bununla birlikte kitaptan tanıdığımız simalar tıpkı hikayedeki gibi yolculuğumuza dahil oluyorlar. Hunter, Han ve Burbun son derece başarılı resmedilmişler oyunda. Hem grafik anlamda hem de karakter bazında Metro 2033’ün en önemli artılarından biri de bu yanı sanırsam. Ayrıca Kara-Derililer ve diğer mutantların tasarımları da son derece başarılı. Bu noktada Metro 2033, bir FPS oyunu olmasına rağmen, kitaptaki gerilim dolu “bopzuk” havayı, oyunda da solutmasını başarıyor!

2012 üzerine türlü hurafelerin döndüğü şu günlerde hem sinemada hem de video oyun sektöründe, kıyamet sonrası senaryoları fazlasıyla ivme kazandı. Elbette piyasaya sürülen ve üzerinde fazla düşünülmeden “kaymak yeme” mantığı ile hazırlanan pek çok “balon” dışında; hem takipçisini ciddiye alan hem de yer aldığı kategorinin kalibresini dolduran projeler de düşüyor önümüze. İşte Metro 2033, ikinci kategoriye giren projelerden biri!

Korku sitesi için yazan: FATİH YÜRÜR

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Fatih Yürür

Tüm Yazıları
1987 yılının, diş takırdatan bir Şubat gecesinde, garip bir kapsül ile dünyaya düşmüştür bu kişi. Nitekim yıllar sonra gerçek ailesinin dünyalı olduğunu, uzaylılar tarafından kaçırıldığını anlayacak, ama uzaylıların iyi tarafını alıp, kalan bütün enerjisi dünyalı olmaya harcayarak gezegen hayatına adapte olacaktır. Üniversite yıllarına kadar neler yapıp ettiği ile ilgili hafızasında net anılar yoktur (atmosferin yan etkisi) fakat yirmili yaşlarının civarını fazla hızlı yaşamıştır. Kocaeli Üniversitesi’nde, Görsel İletişim Tasarımı öğrenimi gördüğü süreçte, kah müziğe dadanarak, kah sinema üzerine yazılar yazarak, kah grafik tasarım işine bulaşarak, kah da çizgi hikayeler kaleme alarak oradan oraya savrulmuş ve bünyesi karman çorman olmuştur. Hangi kulvarda olursa olsun hikaye anlatmayı sever, kitleyi bulursa coşar, bulamazsa da kalbi kırılır ama hissettirmez. Sinemanın, müziğin, edebiyatın, mizahın, çizgi romanların ve tiyatronun her türünden tarifi tanımsız bir keyif alması, bilinen en önemli özelliklerindendir. Aynı “demokratik tavırlarını” yeme-içme alışkanlıkları, giyim kuşam ya da İngiliz usulü mimari tasarımlar konusunda gösterememesi ise büyük bir talihsizliktir.

Yorumlar (7 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.