Ses çıkarma... Kımıldama... Hepsinden öte... Sakın bir dilekte bulunma! Wishmaster (1997)

Korkunun Faydası da Çok!

Korku Genel

Özel Dosya

YasinKarakaya

26 Mart 2015

0 Adet Yorum

0

korkununfaydasi-1

Bazıları özellikle korku filmi sever, bazıları da ya ciddi anlamda korktuğu için ya da gerilimden hoşlanmadığı için bakmaya tahammül bile edemez. Derinlerde korku filmlerini sevme veya sevmeme nedenleri de çok çeşitli. Ancak araştırmalara göre korku filmleri zannedildiği gibi öcü değil, aksine faydaları bile var…

Purdue Üniversitesi İletişim Fakültesi Profesörlerinden Glenn Sparks’ın yaptığı bilimsel araştırmada korku filmi izleyenlerin kalp atışlarının, kan basıncının ve solunumlarının hızlandığı ortaya konulmuş. Üstelik film bittikten sonra da bu fizyolojik uyarılma sürüyor ve sadece bizler farkında olmuyoruz, ancak sırf bu nedenle yaşanılan pozitif ve güzel duygular daha da yoğun hissediliyor. Dahası geriye film sırasında yaşanılan korku hissinden çok sadece iyi vakit geçirdiğiniz hissi kalıyor ve işte bu nedenle kimileri tekrar tekrar korku filmi izlemek isteyebiliyor. Ne var ki, korku filmiyle deneyiminiz olumsuzsa, bir daha hiç korku filmi izlemek istemeyebilirsiniz de, aman dikkat…

Korku filmi fizyolojik uyarılmayı artırıyor

Herhangi bir korku filmini izledikten hemen sonra pek de hoş deneyimler yaşamadıysanız, misal sevgilinizle kavga ettiyseniz, ya da yolda bir kaza atlattıysanız, yine korku filmlerinin sürdürdüğü fizyolojik uyarılma yüzünden olumsuz duygularınızı çok daha yoğun yaşayacağınızdan ileride bir başka filmi seyretmekten kaçınabiliyorsunuz… Ne var ki sıkı bir korku filminden sonra sevgilinizle yapacağınız küçük bir yaramazlık çok daha zevkli hale gelebiliyor.

Heyecanı sevenler korku filmi de seviyor

Kimileri hali hazırda yüksek düzeylerde fizyolojik uyarılmalardan keyif almaya eğilimli olabiliyorlar. Psikoloji literatürüne göre yaklaşık 10 kişiden biri adrenalinden hoşlanıyor. Bu anlamda yüksek olasılıkla korku filmlerinden zevk alanlar ayrıca lunaparkta gondola binmekten de keyif alıyorlar. Heyecanı seven bireyler korku filmlerini de seviyorlar.

Mizaç

Bilimsel olarak bireyler çevrelerindeki istenmeyen uyaranlara farklı tepkiler veriyorlar. Örneğin, ortamdaki ısı değişikliğine veya bir tişörtün yakasındaki etikete bile kimileri aşırı hassasiyetli olabiliyor. Muhtemelen aynı bireyler korku filmi izlerken de çok daha yoğun fizyolojik tepkiler gösterebiliyorlar. Nitekim kimileri mizacı gereği korku filmlerinden hoşlanmazken, kimileri de yine mizacı gereği korku filmlerine bayılıyor… Velhasıl korku filmlerinden hoşlanan bir sevgili daha çok zevk odaklı olabiliyor.

korkununfaydasi-2

Akıldan kolay çıkmıyor

Bir yandan da olumsuz duyguların beynimizde depolandığı yer beynimizin duygusal kısmı amygdala ve olumlu duygulara göre yok olmaya daha çok direniyorlar. Hemen herkes için herhangi bir ortam, duygusal hafızada yer eden olumsuz bir anıyı kolaylıkla çağrıştırabiliyor. Bu yüzden kimi çarpıcı korku filmleri de kolay kolay akıldan çıkmıyor.

Böylece diyelim, “Jaws” filmini izleyen birinin denizde derinlerde yüzerken kolaylıkla aklına köpekbalıkları gelebileceği gibi, ıssız bir ormanda bir kamp alanındayken ya da herhangi ıssız bir göl kenarında “13. Cuma” filmlerinin ünlü katili Jason Voorhees hemencecik aklımıza gelebiliyor…

Cinsiyet Rolleri

Araştırmalar korku filmlerini erkeklerin kadınlara göre çok daha fazla sevdiğini gösteriyor. Psikolojik olarak böyle bir farklılığın nedeni belki de sosyalleşme sürecinde erkeklerin daha cesur olmaları ve tehlikelerden keyif almaları öğretisiyle yetiştirilmeleri olarak da açıklanabilir. Nitekim cinsiyet rollerinin fazlaca ayrıştırıldığı çevrelerde kızlar korku filmlerinden pek korkuyor ve gözlerini kapatarak erkek arkadaşlarına sarılıyorlar… Eşitsizliğe karşı durmak için genç bir kızın erkek arkadaşını feminist bir tavırla korku filmine götürmesi de ilişkilerinin geleceği için fena olmaz…

Sarılma Etkisi

Roller üzerinden erkekler de toplumun beklediği cinsiyet rolünü yerine getirecek şekilde korku filmlerinden hiç de korkmuyorum havasıyla ayrıca bir doyum yaşıyor da olabilirler. Wisconsin-Madison Üniversitesi’nden Profesör Joanne Cantor ayrıca kadınların korktuklarında fiziksel olarak yakınlaşacak bir sığınak aramaya daha fazla meyilli olmalarından ötürü kimi erkeklerin sevgilileriyle buluşmalarında beraber korku filmi izlemeye çok motive olduklarını söylüyor ve hatta bu etkiye de korku filmlerinin “sarılma etkisi” adını veriyor.

Yapılan başka bir araştırma erkeklerin kız arkadaşlarının korktukları filmleri daha çok sevdiklerini de ortaya koymuş, azıcık işlerine geliyor.

Zihni boşaltmak için korku filmi

Cantor korku filmlerinin adrenalini ve heyecanı artırması dışında hemen herkesin aklını günlük hayattan uzaklaştırmak ve zihnini boşaltmak için korku filmlerinden daha çok yararlanabileceklerini söylüyor.

korkununfaydasi-3

Korku filmleri hassasiyetten kurtarıyor

Joanne Cantor ayrıca çok hassas ve kırılgan bireylerin belki de daha fazla kırılmak istemedikleri halde bu hassasiyetlerinden kurtulamıyorlarsa korku filmleriyle psikolojik bir rahatlama da yaşayabileceklerini belirtiyor. Diyelim hassas bireyler böylece korku filmlerinde en azından tıpkı kendileri gibi çaresiz durumda olan kurbanlardan kurtularak rahatlayabiliyorlar.

Korku filmlerinin bu faydası özellikle çatışmalarından ve hassasiyetlerinden kurtulmak isteyen ergenlerin ve gençlerin korku sinemasına gösterdikleri büyük ilgiyi de açıklamış oluyor. İşte tam da bu yüzden kamplarda veya ormanlarda öldürülen gençlerle gişe hasılatlarına imza atan genç kıyımı (teen- slasher) filmlerinin modası geçmiyor.

Korku filmleri fizyolojik uyarılmayı ve adrenalini arttırdığı gibi aşktan canı yananların, kalbi kırılanların ama yine de merhametinden ve inceliğinden kaybetmeyenlerin rahatlamasına da yardımcı oluyor. Bu yüzden sinema tarihi boyunca anti- kahramanlar popüler kültürün birer parçası olmayı da sürdürüyor. İlişkilerde canımızı yakanlar da sağlam birer Freddy Krueger tekerlemesini bal gibi hak ediyor. Sizi de üzdülerse ?, 1- 2 onun için gelsin Freddy…

Cenk Erdem twitter.com/shinyyylove  instagram.com/shinyyylove/

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ