Ses çıkarma... Kımıldama... Hepsinden öte... Sakın bir dilekte bulunma! Wishmaster (1997)

Korkucu.com 2014 Korku Ödülleri

KORKU ÖDÜLLERİ

Korku Sinema

YasinKarakaya

13 Mart 2015

0 Adet Yorum

0

korkucu-odul-2014

Korku ödüllerimizin 5.si ile karşınızdayız!

Geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sene de Korku ödüllerini belirleme aşamasında bize destek veren Öteki Sinema, İyi Kötü Film ve Korku Filmi ekiplerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. İşte karşınızda 2014’ün Korku Oskarları!

2014-odul-en-iyi-filmEn İyi Film Adayları

The Babadook, Starry Eyes, Cheap Thrills, Fish & Cat, Dead Snow 2: Red vs. Dead , Housebound, The Taking Of Deborah Logan, Big Bad Wolves, Devoured, Deliver Us from Evil

Farklı coğrafyalardan pek çok film, en masum görünenlerimizin bile zorlayıcı koşullarda birer canavara dönüşebileceğini anlatıp durdu bu yıl. Bu temanın en kararlı ve aşırı örneği ise hiç kuşkusuz Cheap Thrills idi. Kaba tabirle, günümüzün acımasız ekonomik sistemini canlıların yaşam piramidine indirgeyen film, kolay yoldan (!) para kazanmak adına birbirleriyle rekabet etmek zorunda kalan iki eski arkadaşı akıllara durgunluk veren bir imtihana zorluyordu. Buldukları leşi paylaşamayan yırtıcı hayvanları andıran ikilinin, onları yargılamaya giriştiğimiz her sahnede tek dertlerinin evlerine yiyecek götürmek olduğunu yüzümüze vurmaları ise bizim imtihanımızdı.

Sırtını yer yer mizaha yasladığı oyuncaklı hikayesinde aynı zamanda bir şiddet resitali sunan Cheap Thrills’in birbirine zıt duygulardan çıkardığı sonuç demirden bir leblebiydi. Başka bir deyişle 2014’te yiyip içtiklerimizin en iyisi!

2004_odul-en_iyi_yonetmen En İyi Yönetmen Adayları

The Babadook (Jennifer Kent), Cheap Thrills (E.L. Katz), Housebound (Gerard Johnstone), Fish & Cat (Shahram Mokri), Big Bad Wolves (Aharon Keshales, Navot Papushado)

İlk olarak 33. İstanbul Film Festivali’nin Geceyarısı Çılgınlığı bölümünde karşımıza çıkan The Babadook’u başarılı kılan birçok etmen var ama aslan payını yönetmene vermek boynumuzun borcu. Kayıtsız kalınamayacak derinlikli bir alt metni, korku filmi/gerilim filmi ayrımına bulduğu tadında bir orta yolda ilerleten Jennifer Kent , bol efektli ve ezberlenmiş filmlerin cirit attığı bir dönemde neyi nasıl anlatmak istediğini bilerek sanıldığından çok daha fazla şey başardı. Korku sinemasının ana vatanı ekspresyonizmden filizlenen biçimsel tercihleri, ayrıştırıcı final manevrası ve titiz içşçiliği ise ona hayran kalmamızın diğer nedenleri.

Jennifer Kent’in, kadın yönetmenlerin mesefeli durduğu korku sinemasındaki yolculuğu umarız uzun soluklu olur. İlk uzun metrajı The Babadook böyle bir ihtiyacımız olduğunu açığa vurdu çünkü.

2014_odul-en_iyi_senaryoEn İyi Senaryo Adayları

Big Bad Wolves, Cheap Thrills, The Babadook, Starry Eyes, Housebound

Çocuk cinayetiyle suçlanan bir din öğretmeni, intikam peşinde bir baba, neye inanacağını şaşırtmış bir polis… Bolca kara mizah, politik gönderme, şiddet… Ve tüm bunların üstüne inşa edildiği sürükleyici bir senaryo. Tarantino yılın en iyi filmi demesin de kim desin! Biz yılın en iyi senaryosu demekle yetindik.

2014-odul-en-iyi-erkek-oyuncuEn İyi Erkek Oyuncu Adayları

Cheap Thrills (Pat Healy), The Canal (Rupert Evans), The Babadook (Noah Wiseman), Big Bad Wolves (Tzahi Grad), Gene Jones (The Sacrement)

İsrail yapımı Bid Bag Wolves’ta her karakter önemli, her oyuncu başarılı ama psikopat baba rolünde aklımızı alan Tzahi Grad başka bir şey. İfadesiz bir yüzün ardında öfkeyi, acıyı ve kararlılığı iliklerimize kadar hissettiren bir oyun gücünden bahsediyoruz burda!

2014-odul-en-iyi-kadin-oyuncuEn İyi Kadın Oyuncu Adayları

The Babadook (Essie Davis), Starry Eyes (Alex Essoe), Housebound (Rima Te Wiata), Taking of Deborah Logan (Jill Larson), Devaured (Marta Milans)

The Babadook izleyicisi sevenler ve sevmeyenler olarak ikiye ayrıldı ama Essie Davis’in harika bir performans sergilediğine katılmayan yok. Özellikle histeri anlarında seviye atlayan oyunculuğunun Sitges ve Toronto After Dark Film Festivali’nde ödülendirilmesi, adaletin yerini bulmasından başka şey değil.

2014-odul-en-iyi-turk-korkuEn İyi Türk Korku Filmi Adayları

Siccin, Ammar Cin Tarikatı, Azazil: Düğüm, Dabbe: Zehr-i Cin

Ha gelişti ha gelişecek, bu gün olmadı yarın olacak; vay efendim zamanla oturacak, büyüyecek, serpilecek gibisinden ön görü fakiri geyiklerimize istinaden, yerli korku sektörü, adeta inat edercesine her yıl bir öncekinden daha niteliksiz yapımlarla bizleri iki göz iki çeşme ağlatmaya devam etti. Neyse ki nicelik açısından üretimin çoğaldığı bu yıl, nitelikli kabul edilebilecek bir iki yapım izleyebilme şansı bulduk! Sinemamızda korku / gerilim arenasını ısındıran genç yönetmen Özgür Bakar, ileride ciddi tür örneklerini verebileceğinin sinyallerini, Ammar: Cin Tarikatı ve Azazil: Düğüm ile çakmış oldu bizlere. Türün belki de ülkemizdeki tek zirve noktası Kabul edilebilecek Musallat filminden bu yana dişe dokunur bir örnek çıkmayan memleket sinemamızda; onun ayarına en çok yaklaşabilen film ise, yine Alper Mestçi’nin ellerinden çıkan Siccin oldu. Elbette hemen her tür denememizdeki bariz hatalara sahip olsa da ince sanat ve görüntü yönetimi ve başarılı kurgusuyla, kolaycılığa sığınan emsallerine oranla bir kaç adım öndeydi Siccin

2014-odul-en-iyi-gorsel-efektEn İyi Görsel Efekt Adayları

Godzilla, Rigor Mortis, Deadsnow 2: Red vs. Dead, The House of the End Times, Frankenstein’s Army

Sinema tarihinin belki de en görkemli yaratığı olan Godzilla, esin kaynağı olduğu onca filmin ardından bu kez bir remake ile bizzat beyazperdedeydi. A sınıf oyuncu kadrosuyla dikkat çeken filmin beklentileri ne derece karşıladığı tartışılabilir, ancak taşıdığı iddianın hakkını özellikle görsel efektlerde fazlasıyla verdiğini ve bizden geçer not aldığını söyleyelim.

2014-odul-en-iyi-makyajEn İyi Makyaj Adayları

Deliver Us From Evil, Rigor Mortis, As Above So Bellow, Dadsnow 2: Red vs. Dead, Wolf Creek 2

Rigor Mortis saf sinema açısından bu senenin en iyilerinden biri: Yönetmen Juno Mak sadece korku ve Çin batıl inançlarını altüst etmekle yetinmiyor aynı zamanda sinema ve hayaller üstüne birçok ilginç, geçerli ve düşündürücü şeyler söylüyor.

Chin artık yıkılmaya yüz tutmuş, yabancıların ‘tenement’ dediği bir apartmana yerleşir. Aslında kendisinin burada çok kalmaya niyeti yoktur, bu apartmana ölmeye gelmiştir. Ruhu etrafındaki her şey gibi gri ve toz tutmuştur fakat bilmediği bir şey onun bu planını alt-üst edecektir. Filmde özellikle şeytani ikiz ruhlar, vampir ve hayalet rahipler geçidi sekanslarında dizlerimizin bağını çözen bir makyaj becerisine şahit olduğumuzun altını çizelim.

2014-odul-en-iyi-muzikEn İyi Müzik Adayları

Annabelle, Stage Fright, Big Bad Wolves

Korkucu olarak “En İyi Müzik” kategorisinde çok temkinli davranıyoruz. Geçen sene “The Lords of Salem”a ödül vermemizin sebebi orijinal müzikten ziyade müzik kullanımının da bir ideale varmasıydı. Korku filmlerinde müzik dediğimiz zaman yaylıların bolca kullanıldığı, ani efektlere varan korkutma amaçlı müziği tercih etmediğimizi belirtmiştik.  İki sene evvel bir oda müziği olarak atfettiğimiz “The Innkeepers”, klasik müzik alanında da ne derece etkin olduğunu gösteriyordu. “Filmi bırakıp müziklerini dinledim” şeklinde tepkiler bile aldık. Bu sene ödülü “Stage Fright”a veriyoruz; ancak filmin bir korku müzikali olması bizim açımızdan da bir kolaya kaçış olarak algılanmamalı. Orkestra, vokal performanslar ve müzikal uyum “Stage Fright”a “En İyi Müzik” kategorisinde bir ödül vermemizin ardında yatan etkenlerden sadece bir kaçıydı çünkü bir müzikal atmosferini tamamen kapsayan yapım izleyicisine müzikal seyretme deneyimini yüzde yüz yaşatıyor, müzikal geleneğinin izlerini layıkıyla sürüyordu. Dolayısıyla bu ödül sadece “Stage Fright”ın müziklerine verilmedi, kendi içinde bir bütün olarak bir müzikale verildi.

2014-odul-en-iyi-kisafilmEn İyi Kısa Film Adayları

He Took His Skin Off For Me, Autumn Harvest, Stomach, Solitudo

Fantastic Fest’te geçen yıl Angst, Piss and Drid filmiyle Short Fuse yarışmasını kazanan Fredrik Hana’nın yeni kısa filmi Autumn Harvest atmosferik deniz hikayesi ile kısa film ödülünün sahibi oluyor. Filmde Hana, sisli denizlerde yaşayan bir varlığın hizmetindeki, toplumun dışında yaşayan bir balıkçının Lovecraft-vari öyküsünü ele alıyor.

Yönetmen son filminde bir değişiklik yapmış, Angst, Piss and Drid insanın korkusuyla ilgili kirli bir iç çatışma iken Autumn Harvest daha ruhani, doğa teması içeriyor ve diğer film kadar tempolu değil. Hana açıkça duyusal sinemaya odaklanıyor ve 2014 yılındaki bazı kısa filmler gibi çoğunlukla diyalogsuz bir filme imza atıyor.

2014-odul-en-iyi-villainEn İyi Villain (Kötü Karakter) Adayları

Colin (Cheap Thrills) Nazi Zombi (Dead Snow 2: Red vs. Dead), Godzilla, The Babadook, Annabelle Puppet

Bu yıl her ne kadar kaliteli korku / gerilim mahsülleriyle tokalaşma şerefine erişsek de, kötü karakterler açısından çok da parlak bir yıl olduğunu iddia edebilmemiz mümkün değil! Yıl, çığlık kraliçesi olmaya hiç de niyeti olmayan yırtıcı hatunların yılı oldu! Erkek kahramanlar veya akıllara kazınan kötü karakterler ise 2014 itibariyle bir süreliğine inzivaya çekildiler anlaşılan. Kanlı canlı, etli butlu kötü karakter kontejyanında sadece Cheap Thrills’in kafadan kontak para babası Colin’e yer verebilmemizin sebebi bu olabilir pekala! Pofuduk tasarımıyla Godzilla, hepi topu bir kaç saniye görme şerefine eriştiğimiz Babadook ve korku severlerin oyuncak bebek fobisini zıplatacak Annabelle listenin diğer dişli adaylarıydı. Kategoride ipi göğüsleyen isim ise pek de sürpriz olmayacak biçimde, Dead Snow 2: Dead vs Red’in ihtişamlı, karizmatik ve bir o kadar da vakur (!!!) zombisi oldu. Her ne kadar eski Kızıl Ordu neferi, ayı boğan zombi irisinden yediği dayak ile karizmasını bir miktar çizdirmiş olsa da, bu detay kendisini liderlikten alıkoymaya yetmedi!

2014-odul-en-kotu-filmEn Kötü Film Adayları

Jinn, Ouija, Leprechaun: Origins, Tamaya: İfrit, Paranormal Activity: Marked Ones

Aslında en iyi yapımlardan ziyade en kötü yapımların hakkının yendiği bir yıl geçirdik diyebiliriz. Neredeyse standartı tutturan hemen her yapımı gözlerimiz kapalı bir biçimde bağrımıza bastığımız doğrudur. Peki ya sabır sınırlarımızı zorlayan kötülere ne demeli? Kötü film anlayışına bambaşka bir bakış açısı getiren Jinn, artık suyunun suyunun suyunu çıkartmaya başlayan Paranormal Activity serisinin son halkası Marked Ones, izleyiciyi cinli perili filmlere toptan tövbe ettirmeye yeminli bir ekibin elinden çıkmış gibi görünen Quija, Leprechaun efsanesinin köküne adeta kibris uyu eken Leprechaun: Origins… Kabul edelim her biri birbirinden kötüydü ama hiç biri Tamaya: İfrit kadar ağır bir darbe vurmamıştı korkuya meraklı kolektif belleğimize… An dişli kötü film müptelasının bile ağzından köpükler saçarak salonlardan kaçmasına sebep olacak film, sadece bu yılın değil son yılların en acılı sinemasal deneyimlerinden biriydi!

2014-odul-en-iyi-diziEn İyi Dizi Adayları

American Horror Story: Freakshow, True Detective, Hannibal, Bates Motel, Penny Dreadful

Geçtiğimiz senelerin aday müdavimleri American Horror Story, The Walking Dead, Hannibal gibi dizilerden keskin bir ayrılışı ifade eden True Detective tartışmasız 2014’ün en çok ses getiren TV serisi işiydi. Kasvetli atmosferi, özellikle Matthew McConaughey‘in muhteşem oyunculuğu, kusursuz diyalogları ve müzikleriyle American Horror Story: Freakshow ve Penny Dreadful gibi güçlü adayların bir adım önündeydi.

2014-odul-en-iyi-kitapEn İyi Kitap Adayları

Sınırdaki Ev – William Hope Hodgson, Kıyamet Az Sonra – Charlie Human, Bay Mercedes – Stephen King, Kapan – Simon Beckett, Son Kurtadam – Glen Duncan

Kategorideki çekişme adeta İthaki Yayınları arasında yapılmış bir tek kale maç izlenimi verebilir. Bunun sebebi de kuşkusuz, yayınevinin dünya edebiyatının en taze örneklerini büyük bir hızla dilimize kazandırma başarısı. William Hope Hodgson’ın insanın ruhuna kadar işleyen nihilist başyapıtı Sınırdaki Ev, Kurt Adam mitine ilgi çekici bir koldan yaklaşmayı başaran Glen Duncan imzalı Son Kurtadam, Simon Beckett’in, entrikalarla bezeleri David Hunter serisinin ilk kitabı olan Kapan, Stephen King’in, yıllar sonra bile takıntılı psikopat yaratma geleneğinden hiçbir şey yitirmediğinin açık kanıtı olan ve listede İthaki dışında (Altın Kitaplar) basılan tek kitap olan Bay Merdeces… Genç ve bir o kadar da edepsiz yazar Charlie Human’ın hınzır, rahatsız edici ve bir o kadar da keyif veren; İsveç Death Metal çığırtıları ile süslenmiş senfonisi Kıyamet Az Sonra ise; kategorinin tepesine bileğinin hakkıyla tırmanmayı başardı!

2014-odul-cizgiromanEn İyi Çizgi Roman Adayları

Seyfettin Efendi’nin Olağanüstü Maceraları: Hayırsız Ada, Batman Noel, Yürüyen Ölüler Bölüm 20: Büyük Savaş, Chew: Lezzetçilerin Tercihi, Deadpool Marvel Evrenini Öldürüyor!

Kabul edelim ki, yılın en kurak kategorisi çizgi roman kategorisiydi. Ülkemizde yirminci sayısını deviren ve en çok okunanlar sırasında zirvelere yakın yerini koruyan Yürüyen Ölüler’in, gerilim dozajı en yüksek bölümlerinden biri olan Büyük Savaş’ın ilk kısmı, beklenildiği ölçüde buram buram adrenalin kokuyordu. Marmara Çizgi sayesinde hayatımıza giren, lezzetli mi lezzetli polisiye – gerilim Chew, JBC sayesinde dilimize kazandırılan Deadpool ve Batman’in taze külliyatları, gözlerimize bayram çekmişti çekmesine ama Devrim Kunter tarafından yaratılan ve çok kısa sürede bağrımıza bastığımız Seyfettin Efendi, Hayırsız Ada macerasıyla bir kere daha kalpleri fethetmiş ve Sivriada efsanesine katılan tüyler ürperten yorumuyla, kategorinin hakkını vermeyi başarmıştı!

2014-odul-oyunEn İyi Video Oyun Adayları

Dying Light, Vanishing of Ethan Carter, Outlast: Whistleblower, Among the Sleep, Alien: Isolation

Her yıl olduğu gibi bu yıl da oyun kategorisi oldukça etli butluydu! Örneğin güncellemeleri bitmek bilmeyen The Forest, oyunseverlere şık bir öze dönüş numarası çeken Resident Evil: Remastered 2, kısa süresine karşın etkili grafikleriyle aklımıza kazınan Neverending Nightmares, dar koridorlarıyla iç bunaltan Routine, kategorinin adayları arasında değildi mesela! Fakat en büyük darbeyi yine Outlast aldı. Geçtiğimiz yıl kalp krizlerimizi tetikleyen fakat ne yazık ki The Last Of Us tarafından saf dışı edilen bu korku şaheseri; bu yıl piyasaya sürülen Outlast: Whistleblower ile akıttığı oluk oluk kanı yerde koymayacak gibi görünüyordu. Gel gelelim evdeki hesap çarşıya uymadı ve kendisine ikinci darbeyi de Dying Light vurdu! Açık dünyada enfes bir FPS zombi salgını deneyimi yaşatan Dying Light, zombi oyunu konseptine (ve ekseriyette zombilerin şahsi yeteneklerine) yepyeni bir soluk getirmeyi başarmıştı!

2014-odul-afisEn İyi Afiş Adayları

Godzilla, Starry Eyes, The Babadook, As Above So Below, Deliver Us From Evil

Kabul etmek gerekir ki, As Above So Below oldukça iddialı teaser afişiyle korku gerilim severlerin ilgisini çekmekte zorlanmamıştı. Yine de dürüst olmakta fayda var… The Babadook afişi kaçımızı meraklandırmadı ki? Konsept bütünlük anlamında hiçbir firesi bulunmayan The Babadook, hem filmin soğuk atmosferini besleyen renkleri, hem akılları yakan şahane “Babadook Kitabı” tasarımları hem de afişiyle, konsept tonu şaşmayan şahane bir yapım olmayı başarmıştı adeta!

2014-odul-albumEn İyi Albüm Adayları

Slasher Dave, Satanika, Ghoul, Necrophagia, Cemiterio

(2014 yılında raflarda yer alan sayısız albüm içinden seçtiğimiz bu albüm ve gruplar özellikle korku filmi teması içeren farklı yeraltı müzik tarzlardaki grupların eserlerinden seçilmiştir.)

Bu da nereden çıktı şimdi bunlarda ne böyle demeyin. Metal müzik icra edilmeye başladığından beri korku filmleriyle paralel bir alış veriş içindedir. Bizde sizler için bu sene korku ödüllerini dağıtırken korku teması içeren albümleri de taradık. Birçok etkileyici albüm arasından tartışmasız Necrophagia-White Worm Cathedral albümündeki atmosfer çok daha yüksek. Alucarda (1977), Viy (1967), Exorcist (1973), Zombi 2 (1979), Shock Wave (1977) gibi filmlerin dışında Dario Argento’nun The Three Mothers üçlemesi hakkında bir parça da yer almakta. Necrophagia ne kadar korku filmlerinden beslenen bir grup olarak algılansa da, filmlerden esinlenerek yaptıkları bestelerin tümünde görüntülerin müzikal iz düşümlerini bizlere sunarlar. Bu açıdan bazı şarkı sözleri film eleştirisi niteliğindedir. Cadıların, şeytanların, yaşayan ölülerin, cadı avcılarının ve şeytan tarafından ruhu ele geçirilmiş olan daha nicelerin kol gezdiği bu albümün ödülü hakkettiğini düşünüyoruz.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ