Dilediğin şeylere dikkat et! Djinn - Wishmaster (1997)

Korku Filmlerindeki Yüzüklü En İyi 5 Karakter

Korku Listeleri

BurakBayülgen

25 Nisan 2014

1 Adet Yorum

1

yuzukler

Filmlerde işe yarayan ve hikayenin içinde belirleyici bir yere sahip olan nesnelere prop denmektedir. Strangers on a Train (Alfred Hitchcock, 1951) gibi bir filmde bir çakmağın da hikayesine tanık oluyorsanız eğer, elden ele dolaşan çakmağın bu yazıda ele alınan yüzüklerden çok daha büyük, esaslı bir hikayesi olduğunu baştan belirtmek gerekir. Unutulan eldivenler, çocuk eserlerinde kaybolan ayakkabılar, bir cinayetin yahut bir aşkın tüm belirleyici unsurlarını bir prop üzerinden izleyiciye sunarlarken, bir de nereden geldiği, ne amaçla orada bulunduğu ciddi bir biçimde kendini belli etmeyen nesnelerden birisi de karakterlerin parmaklarını süsleyen yüzüklerdir. Tarihi televizyon dizilerinde yüzükler bir asaletin, soyluluğun ve de giyim kuşama düşkünlüğün detaylarıyken, bu seçkide aynı hususu kültürün kalmadığı post-apokaliptik düzlemlerle de ilişkilendirmek mümkündür. Taklit edilen idoller ve ekstrem müzik yüzükler için ilk akla gelen faktörler olsa da özellikle zaman ve mekan olarak bir yüzüğün, yahut pek çok yüzüğün neredeyse kültürün kalmadığı bir zaman ve mekan diliminde kullanıldığı örnekler de vardır.

5. The Quick and The Undead: Ryn Baskinyuzukler1

The Quick and The Undead’de (Gerald Nott, 2006) Ryn Baskin’in (Clint Glenn) bir elini boydan boya süsleyen yüzüklerin bu post-apokaliptik zombi evreninde neyi, kime karşı süslediğine dair en ufak bir ipucuna rastlayamayız. Burada ne asalet, ne de giyim kuşam zaten neredeyse kültür denen bir şeyin kalmadığı bir düzlemde kime gösteriş yapacaktır bilinmez.

 

4. Survival of The Dead: Francisco ve Boyyuzukler2

Survival of The Dead’de ise (George Romero, 2010) asker Francisco’nun (Stefano DiMatteo) ve filmde ismini bile bilmediğimiz genç karakterin (Devon Bostick) parmaklarında bolca gördüğümüz yüzükler ne ismin ne de cismin bir önemi kalmadığını, kırsal kesimde bir zombi istilasının ve de post-akopaliptik zombi evreninin içinde görüntünün misyondan daha fazla anlam ifade ettiği gibi bir sonuç çıkarıyor karşımıza. Burada yüzüklerin hangi alt türlerle karaktere yansıdığını, hangi alt kültüre yakın durduğunu kültürün bile kalmadığı bir zaman diliminde sorgulamak da boşunadır. Kültürü devam ettirmek isteyenler ile kültürü yeniden inşa edecek olanların birbirleriyle kapıştığı bir durumda kültürü devam ettirecek kişilere insan olduğunu hatırlatacak ve bir alt kültüre ait olduğunu hissettirecek yegane görünme biçimi bu yüzüklermiş gibi gözükmektedir. Parmaklara takılan bolca yüzüğün bir ilgi çekmekten çok, hesap verilecek, bir alt kültüre ait olduğuna dair başkalarına tepki gösterecek kimsenin kalmadığı, dolayısıyla “istediğim gibi görünürüm, davranırım” gibi bir ifade biçimine dönüştüğünü de gözlemliyoruz. Artık tepki gösterecek, kızacak, sorgulayacak, küçümseyecek yahut hayran kalacak ne ebeveyn ne de sosyal bir çevre vardır bu filmlerde.

 

3. Book of Shadows: Blair Witch 2: Kimyuzukler3

Sosyal çevre, ebeveyn gibi faktörler devreye girdiğinde Book of Shadows: Blair Witch 2’ya (Joe Berlinger, 2000) bakabiliriz: Kim’in (Kim Director) ellerini süsleyen yüzükler Kim ile birlikte goth akımının giyim kuşamını ve giyim kuşamın detaylarını yansıtmaktadır. Kim bir alt-kültür olarak kendini hem kendine hem de çevresine karşı bir tepki olarak görmektedir. “Etrafımdakiler beni sapık sanıyor” derken hem simsiyah kıyafetleriyle, siyah makyajıyla, hem de ellerini süsleyen yüzüklerle çevresine karşı bir tavır takınmaktadır. Burada alt-kültürlerin sadece diğer standartlara karşı tepkisi değil, yetişkin de dahil pek çok sıfata karşı bir başkaldırışını görürüz. Survival of The Dead’in aksine Kim’in hesap vereceği çok kişi vardır ve Kim’in dışavurumu onun kendiyle de imtihanıdır. İmtihan olduğu kadar “her şeye hesap vermek” durumunun içine “hiçbir şeye hesap vermemek” gibi bir tavır serpiştirildiğini de görürüz.

2. The Last House on The Left: Francis
yuzukler4

The Last House on The Left (Dennis Iliadis, 2009) Francis’den (Aaron Paul) kültürel olarak kimseye hesap vermesini beklemez. Vahşet eğilimleri ve bu vahşeti uygulayışı yalnızca kendi çetesinin içinde bir kimlik oluşturabileceğini gösterdiği kadar, ellerini boydan boya süsleyen yüzüklerin bir karşıt kültür ya da alt-kültüre ait olması da beklenemez. Francis’in tüm kimliği küçük çetesinin içinde uyguladığı vahşet ile ölçülebilmekte, taktığı yüzüklerin hangi alt-kültürü benimsediğiyle ilgilenilmemektedir. Francis nispeten şık giyimli birisidir ama taktığı takılar onu cazip bir hale getirmez. Aksine kültürel dışavurumunu yanlış yerlerde aradığını gösterir.

1. Bathory: Erzsébet Bathory ve Caravaggioyuzukler5

Peki Erzsébet Bathory’nin (Anna Friel) değerli hem de en sevdiği yüzüğü Caravaggio’nun (Hans Matheson) parmağında ne arar?… Bathory’de (Juraj Jakubisko, 2008) Erzsébet ile Caravaggio’yu birbirine ruhen ve bedenen yakınlaştıran yorum, en değerli yüzüğü bir prop olarak adlandırmada eşsiz bir rol de oynar. Bathory’nin bir buzda mumyalanmış ölü oğlu Andrasc’ın bir gecede resmedilmesinin istenmesi Caravaggio’yu kuşkusuz bu kadar kısa bir süre içinde resmetme konusunda kuşkuya düşürür ancak Bathory’nin parmağından çıkardığı ve Caravaggio’ya sunduğu bu muazzam hediye Caravaggio’ya yeterli bir ilham sağlayacaktır. Yine de yüzüğün Caravaggio’nun parmağında görülmesi “bu Erzsébet’in en sevdiği yüzüktür, senin parmağında ne arıyor?” gibi bir hesap sormayı da haklı çıkaracaktır, hem ruhen hem de bedenen…

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Burak Bayülgen

Tüm Yazıları
9 Haziran 1983’te doğan Burak Bayülgen 7 yaşında korku filmleri ile tanıştı. İlkokulda hayallerinde korku sinemasını meslek edinip Freddyler ve Jasonlar ile iç içe bir hayat düşleyerek bir kaçış yaşayan Burak aynı zamanda ironik bir şekilde Walt Disney klasiklerine de ilgi duydu. Lisansını ve yüksek lisansını Sinema-TV üzerine tamamladıktan sonra en çok yapmak istediği işe yani yazı yazmaya koyuldu. 1 sene konservatuvarda yarı zamanlı opera/şan bölümüyle de haşır neşir olmuş olması Burak’a film müzikleri yapma şansını da doğurdu. Pek çok öğrenci/festival filminin müziklerini yapan Burak en hüzünlü filme bile korku temalı müzikler yaparak tepkiler alsa da mutlu ve huzurludur. Çocuklar için de masal kitapları yazmasına rağmen korku sanatları üzerine incelemeler yazmayı bırakmamak için and içmiştir.

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.