Gerçeklerin sizi çıkaracağı yolculuğa hazırlık yapamazsınız. 8 MM (1999)

Karanlık Derinimizdeki Giz; Korku

Korku Sinema

Neşe Binark

Sine-Makale

Yazarlarımız

YasinKarakaya

12 Nisan 2011

10 Adet Yorum

10

Diz kapakların eklemlerinden ayrılıyor, bacak kasların sündüre sündüre geriliyor. İskeletini sıvayan deri, altından şehir cereyanı geçiyormuş gibi titriyor. Kolların, çimentoya batmış kadar taş kesiliyor. Bedenin; daracık bir tabutun içine tıkılmışcasına karanlıkta hareketsiz kalıyor. Ruhun buz kesiyor, “korkuyorsun”!

İsteyerek korkuyorsun, boş bulunmuyorsun! Korktukça” Adrenalin” salgılıyorsun, göğüs kafesinde taşıdığın kalbi gümbürdemesinden anlıyorsun. Şakakların zonkluyor, dilin damağına yapışıyor, kuruyorsun. Enerjin zirve yapıyor, anlık süratle tepki veriyorsun. Korkudan, uçuyorsun!

Korkmak istiyorsun! Korktuğun andaki sen, mükemmelsin!
Mükemmeli arayan sen, elinle koymuş gibi “korkuyu” buluyorsun.

Ilımlı bir stres keyif veriyor, stresin yükseldikçe alışkanlık yaratıyor. “Stres” korkunun, “ha geldi ha gelecek” diye beklediğin eşiğidir. Eşiği atlayıp korkabiliyorsan, risk alabiliyorsun.

“Korku” bağımlılık yaratıyor, salgılandığında ise “Dopamin” keyif veriyor, hissediyorsun!

Yırtıcı bir hayvan bağırsaklarını deştiği vakit, apışıp kalmadan kaçabiliyorsan, korkuya çok yakın duruyorsun!

“Korkmaktan” kaçıyorsan eğer, nelerden korktuğunu bilmiyorsan, korktuğunla yüzleşemiyorsan, korkmamak için hep o eşiğin gerisinde kalıyorsan; kendini aç kurtlara parçalatmaya adaysın, o zaman sen “korkuyla arana mesafe koyuyorsun”.

“Kan” görmek tek başına korkutmuyor seni; beraberinde şiddet, beraberinde Demokles’in kılıcını tepende sallanıyor hissetmiyorsan eğer!

“İrin” görmek sadece iğrendiriyor, korkutmuyor! Sivri dişler, bilinmeyen yaratıklar, yeşilin her tonu, kusmuk, salya, kararmış leş gibi sivri tırnaklar, genzine kadar gerçekmişçesine hissettiğin kötü kokuyu uyaran yoksa!

“Kesmek, doğramak” rahatsız ediyor, bir filmin içinde geçiyorsa tek başına korkutmaya yetmiyor. Finale kadar sessiz ve derinden sürüklememişse seni, ufak tefek ip uçlarıyla her an yakalanıp kesilme korkusu yaratamadıysa sende, korkutmuyor.

Paranormal okumalarda, izlemelerde lanetli ruhlardan mı korkuyorsun yoksa lanetin kendisinden mi? Büyülenmiş insanların değişimi mi korkutuyor seni büyünün kendisi mi?

Büyücü ya da cadı illa çirkin, sivri burunlu olup bas bas bağırmalı mı sence, aramızdan biri olursa mı daha ürkütücü?

Lanet, büyü, dadanmışlık, öte dünya, kötü ruh, iblis, cin, doğaüstü yaratıklar soyut kavramlarıyla mı korkutuyor seni yoksa topun ağzında kendini hissediyorsun da ondan mı?

“Korku” tek başına “hiçbir şey”, içine kendini katıyorsan “her şey”!
Derinlerindeki karanlığı karıştır, eline gelen “giz” ne o, ne öteki sadece sen!..

Korkuların sensin!

Korkusitesi için yazan Neşe (Nessa) Binark

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Etiketler: , , ,

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (10 Yorum)

YORUM YAZ