Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz... Alien (1979)

Kan Kardeşler: ‘Splat Pack’

Biyografiler

wherearethevelvets

13 Nisan 2010

3 Adet Yorum

3

splat-pack1
Sinema tarihine düşkün kişiler bilirler, bir “Rat Pack” vardır. Hollywood’un önde gelen aktörlerinden oluşan bu arkadaş grubu (üyeleri değişmekle beraber) Humprey Bogard’ın önderliğinde, Frank Sinatra, Dean Martin, Sammy Davis Jr, Peter Lawford, Joey Bishop… tarafından oluşturulmuştu ve remake’i de yapılan “Ocean’s Eleven” filmi ile resmiyete dökülmüştü. Total Film’in yazarlarından Alan Jones, işte bu gruba atfen yeni bir grup tanımladı: Splat Pack. 2002 başlangıç tarihli, aşırı vahşet görüntülerini tekrar moda yapan, bağımsız ve düşük bütçeli korku filmi yapımcılarından oluşan bu grup gelenekselliği bozmayacak şekilde maskülen bir yapıya sahip.

Kabul etmek lazım, onlardan önce korku filmleri sessiz soluksuzdu. Kült film meraklıları 70’lerin istismar filmlerine, şok sinemasına hasret kalmıştı. Sinemanın üvey evladı korku filmleri neredeyse uysallaşmıştı ki bu film yapımcıları izleyicilerde yeni bir umut oluşturdu. Artık korku filmlerinde şiddetin sınırı yok. Birçok yeni yetme yönetmen rating ile sınırlansa da belli bir izleyicisi olacağı garantisiyle; yollarına daha emin adımlarla devam ediyorlar. 18 yaş sınırı artık bilet satışını düşürmüyor. Fakat söz konusu ustaları taklit ederek, şiddet dışında hiçbir şey sunmayan filmlere imza atan yönetmenlerin gözardı ettiği bir gerçek var ki o da aşağıda isimleri zikredilen kişilerin kendilerine has bir vizyonları olduğudur. Yani ana akım sinemacılar ve otörler ne kadar aşağılarsa aşağılasın Splat Pack’in bu kadar başarılı olmasının sebepleri araştırılırken, belli bir sinema aşkı ve sanatsal özelliklere rast gelinecektir. İş sadece kan fışkırtmakla bitmiyor demek ki. Retrospektif bir tanımla tek bir başlık altına toparlanan Splat Pack’in üyelerine kısaca bir göz atalım:

Neil Marshallsplat-pack2

Bu İngiliz asıllı yönetmen ülkemizde “The Descent (2006)” ile tanındı ve sevildi. Geriye dönük bir araştırmayla yönetmenin ilk filminin kült mertebesine eriştiğini öğrenince saygımız daha da arttı. 2002 tarihli garip bir kurt adam öyküsünü anlatan “Dog Soldiers”, ülkemizde sınırlı kişi tarafından bilinse de o tarihe kadar yabancı ülkelerde başını alıp gitmişti. Bu aşmış film, grup tarihinin başlangıç yılını belirliyor.

Eli Rothsplat-pack3

Bir sinema fanatiği diyebileceğimiz bu yönetmenin ilk filmi “Cabin Fever (2003)” ülkemizde gecikme olmadan izlendi ve küçük çaplı bir şöhrete erişti. Quentin Tarantino‘nun da ilgisini çekmiş olacak ki asıl süksesini yaptığı “Hostel (2005)”i tamamlarken yönetmenin desteğini aldı. Bir seks filmi gibi başlayıp işkence sahneleriyle devam eden bu film istismar sinemasının tüm öğelerine bir saygı duruşu gibiydi. İlk filmin gazıyla “Hostel: Part II (2007)”yi tamamladı ve tür içindeki yerini sağlama aldı. Eli Roth aynı zamanda aktör olarak da korku filmlerinde boy göstermektedir.

Alexandre Ajasplat-pack4

2003 tarihli “Haute Tension”un korku filmi tarihinde bir dönüm noktası olacağını kim tahmin edebilirdi? “Yeni Fransız Aşırıcılığı” ekolünde ismi zikredilen bu yönetmen, Wes Craven’in davetiyle gerçekleştirdiği “The Hills Have Eyes (2006)” yeniden yapımıyla hayranlarının yüzünü kara çıkarmadı. Şu sıralarda ‘Piranha 3D‘ filmiyle meşgul..

Rob Zombiesplat-pack5

Müzikten yönetmenliğe geçerek korku sinemasında kendine has bir yer edinen Rob Zombie, “House of 1000 Corpses (2003)” adlı debut filmini 4 yılda tamamladı ama değdi. Bunun devamı niteliğindeki 2005 tarihli “The Devil’s Rejects” ile beraber 70’li yılların çiğ şiddetini en iyi yansıtan yönetmen oldu. Her ne kadar beğenilmese de, “Halloween” devam filmlerinde bile dönemi çok iyi yansıtan sanat yönetimi ağırlığını göstermektedir.

James Wansplat-pack6

Uzakdoğu kökenli Avustralyalı yönetmen; yapımcı ve uzun süreli dostu Leigh Whannell ile başbaşa verip 2003 yılında çektiği, senaryosu kendisine ait kısa filmi ile taşları yerinden oynatacaktı. 2004 yılında uzun metrajlı olarak görücüye sunulan filmin adı “Saw” idi. Saw, korku filmleri için halen bir dönüm noktası olma özelliğini korurken yönetmen devam bölümlerinde sadece yapımcı rolünü üstlendi. 2006 tarihinde bence Saw’dan daha iyi bir korku filmiyle yerini sağlama aldı: “Dead Silence”.

Leigh Whannellsplat-pack7

Saw rüzgarı kendisiyle beraber filmin yapımcısını da ünlü etti. Senaryoya da katkıda bulunan Whannell, arkadaşı James Wan ile birlikte ortak yapımlara imza attığı gibi “Saw” serisinin yapımcılığını da sürdürdü.

Darren Lynn Bousmansplat-pack8

İşte bir “Saw” şöhreti daha. Serinin ikinci filminde (2005) yönetmenlik koltuğunu James Wan’dan devralan Amerikalı yönetmen 3. ve 4. bölümleri yönettikten sonra devam etmemeyi tercih etti. 2008 yılında “Repo! The Genetic Opera” gibi acayip bir yapımla adından söz ettirdi.

Greg McLeansplat-pack9

Avustralya’lı yönetmenin ilk filmi “Wolf Creek (2005)”, Avustralya çölünde bir sapığın terörize ettiği 3 genç hakkında oldukça düşük bütçeli bir filmdi. Yarısına kadar neredeyse hiçbir şeyin olmadığı film topu topu 2 cinayeti anlatsa da, anlatım yönteminin farklılığı ile tüyler ürpertici bir sonuca ulaşarak akan kanın dozunu artırıyordu. Korku filmi severler arasında keşfedilmesi gereken bir cevher olarak görülen yönetmen tabii ki hak ettiği yere ulaştı. Dev canavar kategorisindeki “Rogue (2007)” ile yoluna devam eden yönetmen şu sıralar “Paranormal Activity”nin devam bölümünü çekmeyi planlıyor ama yapmasa daha mı iyi eder ne…

Ayrıca bakınız:

http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,1549299,00.html

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ