Her şey başlangıçta son bulur... The Butterfly Effect (2004)

Jack the Ripper

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

05 Haziran 2009

0 Adet Yorum

0

Yönetmen: Jesus Franco
Senaryo: Jesus Franco
Yapım: 1976, Almanya / İsviçreSüre: 92 Dakika
Oyuncular: Klaus Kinski , Josephine Chaplin, Andreas Mannkopff, Herbert Fux

Jesus Franco, çektiği yüzlerce filmi yaparken dünyanın çeşitli yerlerini dolaşmış, yersiz yurtsuz bir yönetmendir. Avrupa’da çeşitli yapım firmalarıyla ortak film çekerken Almanya’da da bu filmi çekmiş, üstelik öykü Viktorien İngiltere döneminde geçiyor! Tabii ki oldukça düşük bütçeli bu film, zamanın kült starı Klaus Kinski’ye ayırdığı para dışında elde bir şey kalmadığını kanıtlıyor. Tek elden çıkma basit kostümler dönemin modasını yansıtsa da, Almanya’nın arka sokaklarında geçen sahneler hiç te eski İngiltere’ye benzemiyor. Sis makinesiyle olayı geçiştirmişler. Film fazla korkunç değil, fazla pornografik de değil (galiba aşırı uçlara gitmemesi konusunda yönetmen yapımcılarca sınırlanmış). Fakat özellikle halktan kişilerin ve görgü tanıklarının arasında geçen diyaloglar çok komik ve iyi. Gore efektler, her zamanki ucuzluğunu sürdürüyor.

Filmde gizemli birşey yok. Doktor Dennis Orloff (Klaus Kinski) daha en baştan Karındeşen Jack olarak sunuluyor. Tarihi gerçeklerle hiçbir alakası olmayan film, Jesus Franco’nun tarzına aşina olanlar için daha zevkli bir izlence bence. Üstelik Dr. Orloff ismi bile yönetmenin önceki filmlerinde çokça kullandığı isim.

Konu belli; Dennis Orloff, gündüz doktorluk yapmakta, geceleri ise bir bara takılmaktadır. Burada dans eden fahişeleri teker teker kaçırır, soyar, öldürür ve kızlar can çekişirken onlara tecavüz eder. Bir görgü tanığı vardır, yaşlı dilenci adam… Fakat ne yazık ki kördür! Olsun, duyduğu kokuları o kadar iyi tanımlar ki, polisler egzotik bir bitkinin nerede yetiştiğine varana kadar informasyon alırlar. Dedektif Selby, katilin peşinde koşarken yıpranır, depresyona girer. Balerin sevgilisi, bu genç adamın sıkıntısını az da olsa gidermek için olaya dahil olur. Bir fahişe gibi giyinerek, katile yem vazifesi görür. Doktor kızı kaçırır ve kovalamaca bir çiçek bahçesinde son bulur…

Jess Franco’nun filmleri gariptir, sınıflandırma dışıdır. Yaratıcılığıyla şekillendirdiği ucuz filmleri sırf bu zeka pırıltıları için bile izlenir. Dolayısıyla gore efektler ucuz olmakla birlikte dikkat çekicidir; doktorun bir hastasının bacağındaki abseyi boşaltması (ki sanki çiğnenmiş bir sakız yapıştırılmış gibidir), doğranan kadınların plastik vücutlarından çıkan kıtırtı sesi, lime lime doğranarak çuvalla nehre atılan bedenler, özellikle de kameraya özellikle gösterilen göz; her ne kadar “ben gerçek değilim” diye çığlık atsa da göz ardı edilerek zevkle izleniyor.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

YORUM YAZ