Hepimiz ara sıra deliririz! Norman Bates - Psycho (1960)

Isolation

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

03 Haziran 2009

8 Adet Yorum

8

Yönetmen: Billy O’Brien
Senaryo: Billy O’Brien
Yapım: 2005, İngiltere / İrlandaSüre: 95 Dakika
Oyuncular: John Lynch, Sean Harris, Ruth Negga, Essia Davis, Crispin Letts

İrlanda sineması nedense korku filmine İngilizler’den daha uzak duruyor. “Dead Meat” gibi gore filmler çok nadir çıkıyor ve çıkan bu örnekler de beğenilmiyor (ya da en azından çok eleştiriliyor). Bahsedeceğim film türün iyi örneklerindendir ve İrlanda’dan da iyi işler çıkabileceğinin bir kanıtıdır.

Öykü, izole bir İrlanda çiftliğinde, inekler üzerinde yapılan bir deneyin fiyaskoyla sonuçlanması üzerine kurulu. Bu izbe çiftliğin sahibi Dan, eski sevgilisi olan Orla aracılığıyla, ineklerinin denek olarak kullanılmasına izin vermiştir. Karşılığında da iyi para almaktadır. Fakat araştırmanın içeriği hakkında bir bilgisi yoktur; ta ki yağmurlu bir gecede deneklerden biri olan inek doğurmaya karar verene kadar. Acilen gelen Orla, yaptığı USG ile herhangi bir patoloji göremez ama bir şeyler ters gitmektedir. Vajinal muayene sonucu elinin içerideki buzağı tarafından ısırılması, doğan buzağının tamamen anomalili olması ve öldürülmeye karşı vahşice direnmesi sadece onlara değil bize de bir şeylerin ters gittiğini avaz avaz bağırır aslında…

Yan tarafta, iki sevgili, Jamie ve Mary, karavanlarıyla gizlice çiftliğe sığınırlar. Mary’nin ailesinden kaçmaktadırlar ama doluya tutulurlar. Buzağının otopsisi sonucu iç organlarının aşırı büyüdüğünü gören ve organların arasında sürüyle fetal kese ve henüz olgunlaşmamış fetüsler bulan Orla, deneyin içeriğini açıklamak zorunda kalır. Çalışmaları, ineklerin doğurganlığını ve verimliliğini artırmayı amaçlamıştır ama anlaşılan dozu aşmışlardır. O kadar ki, yeni doğan buzağı kendi kardeşlerine hamile kalmıştır! Deneylerin baş sorumlusu profesör de çiftliğe gelince sorunlar yavaş yavaş gözle görünür hale gelir. Kanla bulaşan bu hastalık nedeniyle çiftlik bir karantina bölgesine dönüştürülür. Karavanları keşfedilen iki sevgili de içeride kalması gereken kişilere eklenir. Fakat fark etmedikleri şey, buzağının içinden çıkan fetüslerden birinin sıvıştığı ve önüne çıkan canlı her türlü varlıkla beslenerek gittikçe büyüdüğüdür.

Film düpedüz iyi. Basit bir canavar filmi gibi görünse de gerçekçiliği ve atmosferiyle yırtıyor. Bu tür filmlerde çokça kullanılan komedi unsuru “Isolation”da yok. Bu iyi bir şey. Atmosfer demişken; karanlık pis bir çiftlikte, nereden geldiği belli olmayacak bir saldırının getirdiği tedirginlik tüm filme sinmiş. (SPOİLER!) Özellikle Dan’in traktör ile tezek ve çamurdan oluşmuş göle daldığı, suyun içinde yaratığın kıpırdadığını hissettiği ve Orla’nın cesedini bulduğu sahne tüyler ürpertici. Zavallı kadının vücudu, meyve kurdu tarafından delik deşik edilmiş elmaya benzemiş. (SPOİLER sonu)

Filmin karanlık olması ve her şeyin direkt gösterilmemesi uygun bir seçim olmuş; çünkü düşük bütçe nedeniyle canavar pek profesyonelce kotarılamamış. Ama kitin benzeri iskeletiyle yine de tüyler ürpertici. Devamlı yağan yağmur nedeniyle etrafta oluşan gölcükler, tezekler, çamur… gibi unsurlar izleyicide bir kirlenmişlik hissi uyandırıyor. Tıbbi sahneler, ineğin muayenesi, buzağının sinir bozucu doğumu ve otopsisi aslına oldukça uygun. Oyunculuk iyi, yönetim iyi, çevre düzenleme iyi. Sonuçta, ödül de almış kaliteli bir korku filmiyle karşı karşıyayız.

Wherearethevelvets

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (8 Yorum)

YORUM YAZ