Gerçeklerin sizi çıkaracağı yolculuğa hazırlık yapamazsınız. 8 MM (1999)

Hostel

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

OrçunTunalı

07 Şubat 2011

8 Adet Yorum

8

Yönetmen : Eli Roth
Senaryo : Eli Roth
Imdb Puanı: 5.7/10
Yapım:2005, ABD Süre: 95 Dakika
Oyuncular: Jay Hernandez, Derek Richardson, Eythor Gudjonsson, Barbara Nedeljakova, Jana Kaderabkova

2005 yılında Amerikalı genç yönetmen Eli Roth’un çektiği “Hostel” gösterime girdiği günden itibaren tartışmalara yol açmış bir film. Yönetmen, dünyada olduğu gibi korku sitesinde de bolca tartışılıyor. Korku sitesini takip eden ve korku filmlerini seven kişilerin filmi izlemiş olduğunu düşünüyorum. Film kısaca Inter-rail imkanlarından yararlanarak seyahat eden iki Amerikalı genç ve yolda tanıştıkları İzlandalı öğrencinin yaşadıkları dehşeti anlatıyor. Dehşetin boyutları ve gösterilen kısmı ise hafife alınmayacak kadar ciddi.

Ülkemizde “Otel” olarak çevrilmiş olan “Hostel”, aslında öğrencilere yönelik ucuz bir konaklama türü. Avrupa ülkelerinde yaygın olan bu yerlerden genel olarak, kalınacak yerin konforunu fazla düşünmeyen genç kesim faydalanıyor. Ülkemizde yaygın olmayan bu turizm anlayışı bildiğimiz otelden farklı biz de pansiyon karşılığını alabilecek bir tür. Dolayısıyla isim karışıklığı oluşması kaçınılmaz. Dönelim filme.

Hikayenin Amerikalı baş karakterleri muhtemelen Amerika’daki özgürlük ortamını fazla özgür bulamamış olsalar gerek ki(!) Avrupa’nın özgürlükler ülkesi Hollanda’ya geliyorlar. Hollanda’da bir gece geçirdikten sonra orası da kesmiyor ve pansiyondaki bir yabancının tavsiyesiyle Slovakya’ya doğru yol almaya karar veriyorlar. Filmlerde mantık hatası aramayı sevmem ama bizimkilerin tek motivasyonu güzel ve çıplak kızlar olunca hikaye inandırıcılıktan uzaklaşıyor. Sanki güzel kızlarla sevişmek değil de nerede öldürülürüz amacıyla gittikçe gidiyorlar. Slovakya’ya vardıklarında her şey güzel başlıyor. Kalacakları Hostel’de güzel bir kız kayıtlarını yapıyor ve odalarına yollarken oda arkadaşları olacağını söylüyor. Bizimkiler duruma içerlemelerine rağmen içeride tam istedikleri gibi iki güzel ve seksi kızla karşılaşıyorlar. Hamamda onlarla kaynaşıp gece kulübüne gidiyorlar. Geceyi birlikte geçirdikten sonra bir bir kayboluyorlar. İşin tadı kaçmaya başladığında “Hostel”in işkence pornosu tanımına yaklaşan sert şiddet ve işkence sahnelerini izlemeye başlıyoruz.

Aslında baktığımızda “Hostel” korku olarak tanımlanmaktan ziyade baştan sona istismar sinemasına özgü güzel kadınlar, çıplaklık, işkence ve kanlı sahneleriyle bu janrın içerisinde yer alıyor. Bu janra ait filmleri izleyen ve bilen kitle çoğunlukta olmadığından filmin olay yaratması şaşırtıcı değil. Özellikle 60’larda ve 70’lerde popüler olan janra ait azımsanmayacak kadar çok film ve alt tür olmasına karşın günümüzde neredeyse yok sayılmaktadır. “Hostel”in farkı, bu türü günümüzde popüler olarak geniş kitlelere hatırlatması ve yaygınlaştırmasıdır. Her ne kadar fazlasıyla negatif eleştiri alsa da olumlu eleştiriler ve gişede kazandığı yüksek hasılat bu ilginin günümüzde de devam ettiğini gösteriyor. Eli Roth’u ve filmini destekleyen kişileri de unutmamak gerek. Quentin Tarantino filmle ilgili hiçbir emeği olmamasına rağmen filmi desteklemiş ve yapımcılar arasına adını koyarak “Quentin Tarantino Sunar” etiketinin oluşmasını sağlamış. Öyle ki bu durum bir çok kişinin “Hostel”i bir Tarantino filmi olarak algılamasına neden olmuş. Aynı şekilde aykırı Japon yönetmen Takashi Miike da filme destek vermiş ve küçük bir sahnesinde yer almıştır. Adı geçen isimlerin istismar sineması hayranlığı ve filmlerindeki etkilerini hatırladığımızda “Hostel”in tavrını daha iyi anlamak mümkün.

Yine de “Hostel”in kendi içerisinde barındırdığı gerilim ve şiddetin son derece etkili ve sert örneklerden biri olduğunu söyleyebilirim. Özellikle Amerikan sinemasından öncülü “Testere”yi bir kenara bırakırsak “Hostel” gibi aşırı ve cesur filmleri kolay kolay görmediğimiz açık. Filmin yarattığı ayrı bir tartışma ise yabancı düşmanlığı ve güvensizliği. En başta Slovakya’nın tamamen suç ülkesi olduğu imajı filmde ciddi anlamda göze batıyor. (Filmin çekildiği yer Çek Cumhuriyeti – Prag). “Elite Hunting” adlı parayla insanları öldürmeyi sağlayan yasa dışı oluşum bu ülkede ortaya çıkıyor. Seks düşkünü kadınlar, hasta ruhlu işkenceciler, “Elite Hunting”le işbirliği yapan polisler ve hatta sokaklarda sakız uğruna önüne çıkanı öldüren küçük çocuklar. Tüm bunların yanı sıra Slovakya’ya girildiğinden itibaren yaratılan huzursuz atmosfer o kadar başarılı ki insanın o ülkenin yanından geçesi gelmiyor. Aynı şekilde ülkedeki insanların hiç biri de güven vermiyor. Filmde böyle karanlık bir ruh halinin yansıtılması korku-gerilim sineması açısından artı olarak görülebilir ancak bu ülkenin bilinen ve yaşayan insanların olduğu Slovakya olması talihsiz bir seçim. Örneğin “Sin City” filmindeki şehir kaotik ve görsel olarak mükemmeldir ancak bu şehri bilinen bir yer olarak gösterirseniz tepki oluşması kaçınılmazdır. Zira Slovakyalılar da bu duruma tepkilerini göstermiş ve filmi protesto etmişler. Eli Roth’un savunması ise ilginç. Roth, Slovakya’nın varlığından Amerikalılar’ın haberi bile olmadığını, burayı hayali bir yer olarak göreceklerini ve Amerikalılar’ın cehaletine dikkat çekmek için bunu yaptığını söylemiş. Doğruluğuna şüphem yok. Amerikalılar, Slovakya’nın varlığından haberdar olmayabilirler ama bu mazeret Slovakya’nın bu şekilde gösterilmesini haklı kılar mı o konudan emin değilim. Neyse ki Eli Roth o kadar duyarsız olmamış ve İzlandalı karakterin alkolik ve seks manyağı gösterilmesinden dolayı İzlandalılardan özür dilemiş! Ve filmin ilk gösterimlerden biri de İzlanda Film Festivalinde yapılmış.

Hikayenin esin kaynağının Eli Roth’un internet ziyaretlerinde rastladığı Tayvan’lı benzer bir oluşumun olması da ilginç bir ayrıntı. Gerçek midir değil mi bilinmez ama söylenene göre bu filmdekine benzer bir oluşumun olması Roth’a bu konuda araştırma yapma isteği doğurmuş. Ancak işin tehlikeli boyutlara varacağını düşünen Roth, bu hikayeyi bir korku filmine uyarlamaya karar vermiş.

Nihayetinde “Hostel”in 2000’in ilk on yılında sinemalarda görüp görülebilecek en acımasız ve amaçsız Amerikan filmlerinden biri olduğu söylenebilir. Ancak bu dönemde Avrupa ve Uzakdoğu’dan çıkan korku filmleri akla gelince Amerikan muadilleri çocuk filmleri gibi kalıyor. Çok sert ve çarpıcı Fransız filmlerini, Japon yapımı “Grotesque”in afişindeki “Saw ve Hostel sadece birer aperatif” ibarelerini hatırlayın. Amerikan yapımların yeni gördüğümüz örneklerinin bir çoğunun ya eski-yeni film uyarlamaları ya da kitap-çizgiroman-oyun vs. üçgenlerinde döndüğünden “Hostel” filmini hala farklı bir yerde görmek mümkün. En azından 2000’lerden istismar sineması örneği görmek için iyi bir fırsat olduğunu söyleyebilirim.

Korkusitesi için yazan Orçun ‘Gorcun’ Tunalı

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Orçun Tunalı

Tüm Yazıları
25 Haziran 1986 tarihinde Tekirdağ, Çorlu ilçesinde doğdu. Çocukluğundan beri korku filmleri, hikayeleri ve oyunlarına ilgi duyduğundan olsa gerek bu siteyi keşfetmesi kaçınılmaz olarak gerçekleşecekti. Daha sonra yazdıklarıyla ekip içerisinde kendisine yer buldu. Mesai dışında ve off günlerinde Jigsaw’ın asistanı olarak stajını sürdürüyor. Amatör ruh ve tutkuyla korku türündeki her türlü görsel, işitsel ve yazınsal eserlere ilgi duymakta. Aynı hissiyatı ve heyecanı paylaşan bu topluluk içerisinde yer almaktan son derece memnun.

Yorumlar (8 Yorum)

YORUM YAZ