Kanımdan iç ve sonsuza kadar yaşa... Interview with the Vampire (1994)

Horrors of War

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

GökhanToka

28 Mart 2009

4 Adet Yorum

4

Yönetmen: Peter John Ross, John Whitney
Senaryo: Philip R. Garrett
Yapım: 2006 ABD Süre: 99 Dakika
Oyuncular: Jon Osbeck, Joe Lorenzo, Daniel Alan Kiely, C. Alec Rossel

Normal şartlarda on üzerinden iki alması gereken bir hayli ucuz bu film, aslında şu anda tam anlaşılmamakla birlikte yaratıcılarını ileride meşhur edecek bir kült film tohumu. Son zamanlarda benim gördüğüm, Amerika’dan çıkmış en başarılı bağımsız korku projelerinden bir tanesi. Bir kere film her karesinde çok ucuz ve çok kalitesiz, bunu söylemeliyim.

Horrors of War, muhtemelen bir arkadaş grubu tarafından, yüzbin dolar gibi bir para toplanarak 16 mm’de çekilmiş. (Hatırlarsanız Starship Troopers II bile 6 milyon dolar bütçe ile çekilmişti – 100.000 – 150.000 dolar amerika için para değil yani anlayın) Anlattığı öykünün uçukluğuna da bakarsanız FİLMİN NASIL UCUZ GÖRÜNDÜĞÜNÜ daha iyi anlarsınız: II Dünya savaşı, Normandiya çıkarması sonrası Fransa!!!

Varan bir = SAVAŞ FİLMİ (kostümler, silahlar, patlamalar vs vs) Hitler müttefik ilerlemesini durdurmak için gizli silahlarını devreye sokuyor: insanlıktan çıkmış, vur vur ölmeyen ZOMBİ NAZİ ASKERLERİ!!! Hobaaaaa, Varan iki: ZOMBİ FİLMİ (Makyaj, efekt vb). Bir de bu yetmezmiş gibi Fransa’nın Nazilere karşı yerel direnişini sembolize eden bir KURTADAM öyküsü!!!! ÖH ÖH ÖH ÖHHHH!!

ABD ordusunda görev yapan ve daha önce de bir görevinde söz konusu ZOMBİ askerlerle karşılaşıp adamlarını kaybeden Kahramanımız John Schmidt, doldurduğu rapor komutanları tarafından safsata niteliğinde bulunduğu için (“zombiydi abi walla bak, vurdum vurdum ölmedi, allah cezamı versin walla bak”) yüzbaşılıktan teğmenliğe terfi ettirilmiştir. Ne var ki söz konusu safsata rapor olayları iyice ayyuka çıkınca, Schmidt konuyu derinlemesine araştırması için bir bölük askerle birlikte düşman hatlarının arkasına bir keşif görevine gönderilir. Burada zombiler yetmezmiş gibi bir de kurtadamlarla müşerref olucaklardır. Sonra içlerinden biri KURTADAM MİKROBU kapacak ve film ikinci yarısında KURTADAMLAR ve ZOMBİLER arasında kafa kaşıyıcı bir mücadeleye dönüşecektir. PEEEH!!!

Gerçekten de eh doğrusu peh doğrusu denir başka da birşey denmez bu filme. Bütçe tabi ki, kürdan kadar olunca, film de fantazmanın dütt dediği yere kadar bi gidip geleyim deyince, iyice rezil ötesi görüntüler ortaya çıkıyor. Savaş sahnelerinde askerler dura dura savaşıyorlar. Ayağını yorganına göre uzatmayan, buna karşılık sanki mübarek milyon dolarlık bir proje yapıyormuş gibi senaryoyu aynen uygulayan yönetmenler, uçaktı, paraşütle atlamaydı gibi sahneleri de göstericez dedikleri için bilgisayarda çizilmiş ucuz görüntüler ile karşılaşıyoruz. Ama helal olsun gençlere, gayet güzel de kotarıyorlar aslında. Yönetmenler özellikle savaş ve korku sahnelerinde çok kötü anlatım ve plan tercihlerinde bulunuyorlar, kesinlikle bu iki türü – aksiyonu ve korkuyu – aktarmada başarılı değiller. Hele kurtadam zombi ile dövüşürken saçma sapan bir slow motion’a sardırıyorlar ki öğğ yani.

Buna karşılık anlam veremediğim bir şekilde oyunculuklar kalbur üstü ve hatta bazı yüzlerde oldukça başarılı! Yönetmenler oyuncuları düpedüz çok iyi idare etmişler! Filmin plastik efektleri de (zombi ve kurtadamların genel görünüşleridir kastım) başarılı sayılır. Filmin jeneriğini de çok sevdim, hatta filmi izlerken yaşadığım iniş çıkışlara ilkin o neden oldu. Önce jenerik geçip bitene kadar kaliteli bir film sandım, sonra ucuz-rezil dedim, sonra ne oluyor dedim, sonra bu ne saçmalık, iyi iyi dedim, yok be ne iyisi dedim, en sonunda da “eh be kardeşim ne yaptınız siz” dedim film bitti.

Yönetmenleri bundan sonraki projelerinde komedi türüne yönelirlerse daha başarılı olacaklardır. Ben öyle hissettim; özellikle kara komedide. Korku ve aksiyondan uzak dursunlar. Ama çok ilginç ve bence kesinlikle izlemeye değer, bir B, bir C, bir D filmi, bir kalitesizlik ve ucuzluk başyapıtı. Kısaca bir kült tohumu. Kurgusu ve anlatımı kötü olmasa ne olurdu siz düşünün.

Gökhan Toka

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Gökhan Toka

Tüm Yazıları
4 Mart 1975′de Ayvalık’da doğdu. Korkunç bir evde büyüdü. Gıcırtıyla açılan büyük paslı metal kapılar, binbir çeşit ıvır zıvır ve örümcek ağlarıyla dolu kocaman depolar, dize kadar suyla dolu hiç ışık girmeyen bir bodrum katı, üzeri beyaz çarşaflarla örtülü mobilyalarla dolu kullanılmayan tozlu odalar. Bu ev ortamı her türlü alt korku genresi için gereken arka fonu sağlayan bir set gibiydi. Artık ruh sağlığı adına bu acayip evden uzaklaşmak zorundadır. Bir yatılı okula yazılmaya karar verir. Ne var ki bu kararı verdiği 80′li yıllarda korku sineması altın çağını yaşamakta ve Lambada kokulu sıkıcı yatılı okul atmosferinde tek elle tutulur eğlence modeli “videoda film izlemek” olarak göze çarpmaktadır. Gökhan 80′lerin tüm korku filmlerini o dönemde videoda sıcağı sıcağına izler. Sonrası ise çorap söküğü gibi gelecektir. Gökhan korku filmi izlemeye devam ediyor ve yaşamını adrenalin bağımlılığı ile geçiriyor. Yıllardır hayvan gibi çalıştığından arada vakit bulursa izlediği filmler hakkında birşeyler de yazıyor. Korkufilmi.net sitesinin kurucusu ve sözüm ona yazarıdır.

Yorumlar (4 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.