Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz... Alien (1979)

Haddonfield’ın Dehşeti!

Kamera Arkası

YasinKarakaya

28 Ekim 2011

1 Adet Yorum

1

haddonfield1

Az sayıda film “klasik” etiketini almaya hak kazanacak kadar güçlü bir etki bırakabilir. Çok daha az sayıda film ise neredeyse sonu gelmeyen devam filmlerini garantileyebilecek kadar geniş bir içeriğe sahiptir. John Carpenter endüstrideki bu iki özelliği de sağlayabilecek sayılı insanlar arasındadır. Halloween küçük ve bağımsız bir yapım olarak başladıysa da artık tartışılamaz derecede başarılı bir franchising’e dönüştü ve Halloween 3D’nin de gösterime girmek için bekliyor olması Halloween’in ivmesinin yavaşlamayacağının bir göstergesidir.

BAŞLANGIÇ (1978)

1978’de John Carpenter ve Debra Hill’in döktüğü sanatsal harç, şu anda sinemayla ilgili korku bulmacasının merkez parçası olan slasher alt janrının adlandırılmasını sağlayan temeli oluşturmuştur (Carpenter’ın çalışmasından önce yapılan birkaç tane daha mükemmel slasher filmi olmuştur ancak Halloween kadar ilgi görmemiştir). Halloween, düşük bütçeli (tüm prodüksiyonun maliyeti 300,000 dolar), bağımsız ve şok edici bir yapımdır, amacı öcüyü su yüzüne çıkararak lüks banliyölerde komfor ve güvenlik içinde yaşayan insanları korkutmaktır. Nitekim başarılı da olmuştur; Carpenter’ın maskeli canavarı Michael Myers izleyicileri, film yapımcılarını ve eleştirmenleri şoka sokmuştur ve ardından bir sürü devam filmi ve slasher filmlere duyulan ilgi gelmiştir. Box-office rakamları da dünya çapında 47 milyon dolar hasılat yapan bu filmin başarısını göstermektedir, bu film şimdiye kadarki en karlı bağımsız yapım olmuştur.

ARKADAN GELECEK BİR ÇOK DEVAM FİLMİNİN İLKİ (1981)

1981 yılında Carpenter ve Hill’in kaleme aldığı Halloween 2 piyasaya çıkmıştır ve yönetmen koltuğunda Rick Rosenthal vardır. İlk filmin bıraktığı yerden başlayan Halloween 2, tam bir devam filmi örneği olmuştur çünkü devam filmlerinde ilk filmle doğrudan bağlantı yapılır ve gerekirse orijinal hikaye genişletilir. Rosenthal, hala daha çok taze olmasına rağmen Carpenter’ın orijinal hikayesini korkutucu yapan öğeleri tutmuştur. Çoğu kısımda yer, atmosfer, (kurtulan) karakterler bile aynıdır; Myers’ın hikayesi derinlemesine incelenmemektedir ve hikaye akışı orijinal filmin bir kopyası gibidir. Yine de Halloween 2 benim en favori devam filmlerimden bir tanesidir ve her korku filmi koleksiyoncusunda bulunmalıdır.

YENİ BİR YÖN (1982)

Halloween’in üçünsünün çekileceği fikri ortaya çıktığında John Carpenter projeye olan ilgisini açıkça belirtmiştir. Ayrıca bu franchising olgusunu Michael Myers’tan daha da ileriye götürebilecek birkaç fikri vardır. Carpenter’ın fikri Halloween’i tamamen farklı bir yöne taşımaktır, kendisi orijinal filmin eksenini oluşturan Psikopat – Takip – Gençlik yaklaşımından ziyade (ki bu da başlı başına bir alt janrdır) filme gelecekteki franchising yatırımları için faydalı olabilecek eşsiz hikayeler katmak ister. Ne yazık ki John Carpenter’ın (bu filmde prodüktör rolü oynamıştır) Halloween 3: Season Of The Witch planı geri tepmiş ve bu film o zamana kadar çekilen Halloween filmleri içinde en düşük hasılat yapan film olmuştur ve ayrıca negatif eleştirilerle de karşılaşmış, eleştirmenler ve bu filmin hayranları tarafından fiyasko damgası yemiştir. Gariptir ki yıllar sonra anlaşılamaz bir şekilde kült film mertebesine erişmiştir. Benim görüşüme göre bence hala en iyi seri filmlerinden bir tanesi.

MICHAEL MYERS’IN DÖNÜŞÜ (1988)

Season Of The Witch’in finansal başarısızlığından sonra ünlü figür Michael Myers’ı hikayeye geri katma kararı alınmıştır. Halloween 4: Return of Michael Myers filmini çekmek (her ne kadar box office istatistiklerine göre 4 milyon dolar yaptıysa da) finansal açıdan mantıklı bir karar olmuştur ve zamanla satışlarda tercih edilen bir devam filmi haline gelmiştir. İlginç şekilde Halloween 4 bir çeşit remake gibidir. Elbette farklılıklar vardır, ama (daha az benimsenmiş ve daha düşük etki yaratmış olmasına rağmen) orijinal filmdeki pek çok öğe burada da ortaya konmuştur ve ben bunun filmi keyifli yaptığına inanıyorum. Daha modern bir çevre ve genel üsluba rağmen, bu dördüncü Halloween filminde hala gerçek bir nostalji duygusu vardır.

HİKAYE DEVAM EDİYOR (1989)

Hemen bir yıl sonra Michael Jacobs, Dominique Othenin-Girard ve Shem Bitterman, önceki film Halloween 4’ün doğrudan devamı şeklinde Halloween 2 ile bağlantılı yeni bir hikaye yazmışlardır. Ancak (her bakımdan) işin aceleye gelmesi, çeşitli teknik aksiliklere, ortalama bir oyunculuk performansına ve (ironik bir biçimde) saçma yerlerin açıklığa kavuşması için bir devam filmini zorunlu kılacak senaryo boşluklarına yol açmıştır. Bu arada Halloween’in uzun süredir prodüktörlüğünü yapan Moustapha Akkad her yıl Ekim ayında bir Halloween filmi yayınlamak istediğini belirtmiştir. Halloween 5 olarak bilinen beceriksizlikten sonra Akkad akıllı bir şekilde temkinli hareket edilmesine ve gelecekteki Halloween projelerinin kendi akışına bırakılması gerektiğine karar vermiştir.

MYERS’IN LANETİ (1995)

Anlaşılması güç Halloween 5 filminden 6 yıl sonra, Daniel Farrands Halloween 6’yı kaleme almak için anlaşma imzalamıştır. Filmin yönetmeni (o zamanlar tecrübesiz olan) Joe Chappelle’dir (Chappelle bundan sonra Hellraiser: Bloodline ve Phantoms gibi kaliteli yapımları yönetmiştir). Farrands, bir önceki filmden kalan bilinmeyenleri açıklamak ve hikayeye yeni öğeler katmak konusunda etkileyici bir iş çıkarmıştır. Eksiksiz bir senaryo değildir ancak doldurulması gereken boşluklar düşünüldüğünde yazar elinden geleni yapmıştır. Halloween: The Curse Of Michael Myers, 9 milyon dolardan az gişe hasılatı yaptıysa da Paul Rudd’ın güçlü oyunculuğu ve detaylara gösterilen üstün özen sayesinde film hayranlarının kalbini kazanmıştır. Filmlerin video piyasasına sürülmesinden hemen sonra ortaya çıkmaya başlayan bir alternatif versiyon da filme duyulan ilgiyi önemli ölçüde arttırmıştır. Ne yazık ki filmin çekimleri sırasında geçirdiği bir kalp ameliyatının komplikasyonlarına yenik düşerek hayata veda eden aktör Donald Pleasance filmin sonucuna ve gördüğü büyük ilgiye şahit olamamıştır.

20 YIL SONRA (1998)

Robert Zappia ve Matt Greenberg tarafından kaleme alınan etkileyici bir hikaye ile Laurie Strode olarak Jamie Lee Curtis’in filme geri dönüşüne izin vererek, 1998’de yönetmen Steve Miner (Friday The 13th 2, House, Warlock ve daha bir çok film) Halloween: H20 ile işleri yeniden rayına oturtmayı başarmıştır (Jamie Lee Curtis kötü kardeşinden saklanmak için ismini Keri Tate olarak değiştirmiştir). Bununla birlikte Laurie Strode’un varlığını sonsuza kadar ortadan kaldırmak için dönen Michael Myers’ın kaçınılmaz öfkesinden gençler de nasibini almıştır. Bir devam filmi olarak, H20’nin vizyona sokulması dahice ve çok taktik bir karar olmuştur. Halloween: H20 bu serinin en çok gelir getiren ikinci filmi olmuştur ve bazıları bu filmin Halloween efsanesinin en iyi üç filmi arasında yer aldığını düşünmektedir.

ÖLÜLER ASLA DİNLENMEZ (2002)

Belki ölüler dinlenmez ama Laurie Strode’un dinleneceği kesin. Ne yazık ki Halloween: Resurrection filminin girişinde Laurie’nin ölmesi Michael’ın hayatının amacını sonlandırmış gibi gözükmektedir. Ama işin aslı öyle değil; yazar Larry Brand, Sean Hood ve yönetmen Rick Rosenthal (daha önce belirtildiği gibi aynı zamanda Halloween 2’yi yönetmiştir) izleyicileri rahatsız edici miyop bir kan ve iç organ yolculuğuna çıkarmıştır. Bu arada bu kan ve iç organlar Myers’ın akrabalarına ait değildir… bu da Myers’ın (inanılan) amaçlarını pencereden fırlatıp atıyor… değil mi? Yine de burada oldukça moda bir kast görüyoruz ve süper insan Busta Rhymes senaryonun absürdlüğünü örtüyor! Resurrection filmi bir şekilde önceki hikayelere uymaktadır diyebilirim ancak bu filmin amacı elle tutulur bir hikaye yaratmak değildir. Bu film Michael Lauri’ye Karşı bölümünü kapatan bir platform görevi görmektedir. Film görevini başarılı bir şekilde yerine getirmektedir ve ne yazık ki 2005 yılında bir bombalı intihar saldırısında hayatını kaybeden Moustapha Akkad’ın prodüktörlüğünü yaptığı son Halloween filmidir.

TAZE BİR BAŞLANGIÇ (2007)

2007’deki John Carpenter Halloween yorumu yeni bir yüz olan Rob Zombie tarafından yazılıp yönetilmiştir. Zombie’den bekleyebileceğimiz her türlü aşırı vahşet sahnesi bu filmde öne çıkmaktadır ve bu filmin verebileceği pek çok güzel öğe vardır. Zombie’nin kendisi Michael’ın geçmişine ve daha önceki filmlerde tam olarak incelenmemiş tarihine ışık tutmak istediğini belirtmiştir. Bu filmin başarısı burada yatmaktadır çünkü izleyicilere çılgın bir adamın geçmişine tam bir inceleme yapma fırsatı vermektedir. Filmin kalanı çığır açan başka bir materyal içermemektedir ama Zombie’nin yaptıklarının önemi göz ardı edilemez. Ayrıca Rob’un sinemaya yeniden aktardığı maskeli kötülük, tarihin en çok para kazanan Halloween filmi olmuş ve 58 milyon dolardan fazla gişe hasılatı yapmıştır.

HAYALLER DEVAM EDİYOR (2009)

Hayaller devam ediyor derken gerçekten de bunu kast ettim çünkü Zombie’nin H2’si filmin özü olmaktan çok bir dolgu işlevi gören rüya sekanslarıyla karman çorman bir hale getirilmiştir. İşte bu noktada işler rayından çıkmıştır ve Myers birden Laurie Strode’u arayan, homurtulu bir göçebeye dönüşmüştür. Benim bilmediğim nedenlerle, Zombie ortadaki hemen hemen her karakteri değiştirmeye karar vermiştir ve tabi hayran kitlesi de bu manevraya nazik olmayan bir yanıt vermiştir. Zombie’nin Halloween 2. gece kutlaması şöyle böyle elde edilen 33 milyon dolarlık gişe hasılatı ile sönük geçmiştir. Sonuçta Zombie bu franchise zincirinden ayrılmıştır.

GELECEĞE BAKIŞ (2015)

2012’de seriye üçüncü bir film katılacağı hakkında söylentiler çıkmıştır. Bu filmin el kamerası ile çekim özelliğinin olacağı, 3D olacağı ve hatta Rob Zombie’nin temelini attığı yeni başlangıcın tamamen terk edileceği söylenmesine rağmen bu noktada inkar edilemez bir gerçek su yüzüne çıkmaktadır. Henüz izlemememize rağmen bu serinin hayranları hala seneye gelecek korkunç şekle bir bakış atmak için yaygara kopartmaktadırlar.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.