Dilediğin şeylere dikkat et! Djinn - Wishmaster (1997)

Gore’un Halk Dili

Korku Genel

Özel Dosya

BurakBayülgen

26 Şubat 2015

0 Adet Yorum

0

gore-halk-dili1

Grotesk gerçekçiliğin “yukarıdan aşağıya” (ilahi olanın dünyevi olana indirgenmesi) uzanan kozmik faktörü maddi bedenselliğe indirme sürecinde karnavalesk ortam yaratılabilmek açısından pazar alanı dilinin özelliklerini vurguluyordu Mihail Bahtin Rabelais ve Dünyası’nda.

Maddi bedenselliğin uzuvlarından türeyen bir edebiyat dilinin (dışkılama, üreme, yeme içme) “tazelenme” ile de olan ilgisini dile getirdiğinde gore’un karnavalesk bir ortam taşıdığını söylemeden önce, grotesk gerçekliğin “yukarıdan aşağı”ya uzanan yapısını bu alt-tür, fantastik bir dil üzerinden “gömmek” için kullanır. Bu dili vurgulamak için doğum ve ölüm gibi iki karşıt varoluşun birbirinden ne derece kopuk olduğunu hiyerarşik düzende üst kastlar üzerinden gözler önüne serer. Her bir uzuv artık hiyerarşik düzende üst kastın nihilizmine ortak olarak tamamen kendini tek bir oluşa; ölüme adar ve bu ölüme adayışta pazar yeri dilini kullanmayı arzu eder. Kutsal olanı parodileştirir ancak yerine konamayacak bir şekilde de kralı tahtından tamamen ihraç eder. Hayatta kalma çabası bu alaycılığa direnirken, yerine doğum ile özdeşleşecek hiçbir şey koy/a/maz. Bu da görünürde ironik olmasına rağmen alaycılığın resmileşmesidir. Yerine konacak olan şey, yepyeni bir ölümdür.

Fakat tuhaf bir şekilde gore’un bu alaycı dilinin halkın pazar diline indirgenmesi bir terslik yaratmaktadır çünkü bu, oldukça hiyerarşik düzeyde üst kasta ait olan bir dildir. Rahiplerin de karnaval ve bayram zamanları bu dili kullanmaları ve Kilise’nin belli bir oranda ilahi parodilere izin vermesi bu üst kast seviyesini onaylamaktadır. Ancak gore, belirli bir zaman diliminde izin almaz. O dili tüm uzuvlar üzerinde her zaman kullanmak, üst kastın diliyle bilhassa halkın dilini parodileştirmek ister. Roller bu sefer dünyevi olandan (gore; irinli, vıcık vıcık uzuvlardan) ilahi olanı sorgular ve “yukarıdan aşağıya” doğru inen dünyevileştirmeyi, “yukarı”nın bilhassa bütününde var olan alaycılıkla, “aşağı”nın pazar dilinde aşağılar.

gore-halk-dili2

“Bedenin grotesk kavranışı, sövgülerin, küfürlerin, bedduaların da temelini oluşturur. (…) Diğer ağza alınmaz ifadeler, nesneyi grotesk yönteme göre itibarsızlaştırır; onu bedenin aşağı bölgelerine, üreme organlarının oraya, bedensel mezara gönderir, orada yok edilsinler diye.” (Bahtin, 1965) İşte bu söylem tam da Bahtin’in Rabelais ve Dünyası’nda olduğu gibi karnavalesk bir dilden ne derece uzaktaki bir kanondan bahsedildiğini dile getirir. Ama Bahtin’e tezat oluşturacak şekilde bedensel mezara gönderim, gore’un üst kast sistemi tarafından halk mezarın en derinlerine gömülsün diye bilhassa “alaycılık” kullanarak yapılır. Kesilen ve biçilen organlar; yeniden hayat bulmak, üremek üzere temsil edildiklerinde halkın pazar dili, sadece üst kast sistemi tarafından halkın aşağılanması için özenle seçilmiştir. Gore’da bu, grotesk gerçekçiliğin ve maddi bedenselliğin üzerine çöken bir aşağılamadır. Üst kast kendi karnavalını kendi kendine oluşturmakta, bedenin tamamlanmamışlığını ilk fırsatta ölüme ve yeniden doğum safsatası altında yepyeni bir ölüme sürüklemektedir.

gore-halk-dili3

Gore’un romantisizmden ödünç alamadığı yegane şey de bu halkın pazar dilidir zaten. Gore, layıkıyla kendini ortaçağa yakınlaştırmak istemektedir. Bir maske ya da Şeytan’ı korkunç ve melankolik figürler haline getirmek yerine, tıpkı Bahtin’in Rabelais ve Dünyası’nda görülebildiği üzere daha ilk etapta korkuyu üzerlerinden atmak, halkın dilinde tıpkı kukla da olduğu gibi gülünç ve oldukça grotesk bir izlenim yaratmaya çalışmaktadır. Dolayısıyla üst kast kendi karnavalesk yaklaşımını halkın dili üzerinden alaya alırken, kendini Şeytan’ın ve maskelerin ürkütücü, melankolik ve tehditvari ortamından uzaklaştırıp kendi içinde bir parodiye dönüştürür. Bedensel uzuvlar, aşırı miktarda kan ve parçalanmış vücut parçaları üst kast tarafından görmek için yanıp tutuşulan, görüldüğü ve duyulduğu andan itibaren komikleşen ve güldüren birer karnaval eğlenceleridirler. Bu karnaval eğlencesinin ötesinde üst kastın da kendi ölümüyle sonuçlanacak oldukça nihilist bir yaklaşımın izleri yoğun olarak görülmektedir.

Bu nedenlerden ötürü üst kastın maddi bedensellik üzerindeki aşağılaması kimi zaman en ileri uçlarda olsa da, sonunda ölüm ve sözde yeniden doğum ile sonuçlanacağından gözlerine ve her türlü duyu organlarına oldukça eğlenceli, gülünç ve grotesk görünmektedir.

Korkusitesi için yazan Burak Bayülgen

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Burak Bayülgen

Tüm Yazıları
9 Haziran 1983’te doğan Burak Bayülgen 7 yaşında korku filmleri ile tanıştı. İlkokulda hayallerinde korku sinemasını meslek edinip Freddyler ve Jasonlar ile iç içe bir hayat düşleyerek bir kaçış yaşayan Burak aynı zamanda ironik bir şekilde Walt Disney klasiklerine de ilgi duydu. Lisansını ve yüksek lisansını Sinema-TV üzerine tamamladıktan sonra en çok yapmak istediği işe yani yazı yazmaya koyuldu. 1 sene konservatuvarda yarı zamanlı opera/şan bölümüyle de haşır neşir olmuş olması Burak’a film müzikleri yapma şansını da doğurdu. Pek çok öğrenci/festival filminin müziklerini yapan Burak en hüzünlü filme bile korku temalı müzikler yaparak tepkiler alsa da mutlu ve huzurludur. Çocuklar için de masal kitapları yazmasına rağmen korku sanatları üzerine incelemeler yazmayı bırakmamak için and içmiştir.

YORUM YAZ