Kibir benim en gözde günahımdır. John Milton - The Devil’s Advocate

The Girl Who Knew Too Much

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

YasinKarakaya

05 Aralık 2008

0 Adet Yorum

0

Yönetmen: Mario Bava
Senaryo: Mario Bava, Enzo Corbucci
Yapım: 1963, İtalya Süre: 92 Dakika
Oyuncular: Letícia Román, John Saxon, Valentina Cortese, Titti Tomaino

“Hitchcock’a bir saygı duruşu”

Mario Bava’nın en önemli filmlerinden biri olan “Çok Şey Bilen Kız” filmi hemen hemen bütün korku/gerilim yönetmenlerinin grameri olan Hitchcock’a bir saygı duruşu.Ancak filmin ilk giallo örneği olduğunu söylersek aslında filmin kendi rotasını çizmekte zorlanmadığını da belirtmiş oluruz.Bu yüzden o yıllarda hatta aynı yılda Slasher denemiş olan Coppolla’yla paralellik gösterdiğini söyleyebilirim.O yılda Coppolla da bir yandan Dementia 13 filmini çekmişti.Aslında ikisinin de “twist ending” başlığı altında oldukça ortak noktaları olduğu kanısındayım.

Filmin konusunun oldukça basit olduğu ortada.Bir kadın var ve her şeyi biliyor.Ama bildiği şey bu zamana ait olmayan bir şey.Yani geçmişte işlenmiş bir cinayet.Ancak cinayetin örtbas edilmesinden dolayı tarihin tozlu sayfalarında yerini alması en büyük dezavantajıdır çünkü bir türlü kendini açıklama fırsatı bulamaz.Çünkü üstü kapanmış bir sandığı kimse açmak istemez.Kızın bu haykırışlarını duyan bir kadın onu evine alır ve olaylar başlar.Kadının kocasının esrarengiz biri olması ve sürekli iş gezisi altında İsviçre’ye gitmesi de ilginç bir noktadır.

Evet tahmin ettiğiniz üzere kadının büyük evi bizim kıza kalmıştır.Çünkü bir yandan evin hanımı da uzun bir tatile çıkmaktadır ve kafasını dinlemesi için evde kalmasına ikna eder.Ancak bu durum göründüğü kadar kolay değildir.Çünkü hiç susmayan telefonlar, evde gizli bir odanın bulunması ve eski gazete kupürleri bir yandan seyirciyi meraklandırırken, diğer yandan baş karakterimiz olan “çok şey bilen kızın” da paranoyaklaşmasına neden olur.Tam hastalanmanın sınırı içindeyken ortaya kasetle bu bizim “çok şey bilen kıza” ulaşmaya çalışan eski bir gazeteciyle tanışır.

Tahmin edersiniz ki bu gazeteci geçmişte yaşanmış bu cinayeti aydınlatan veya aydınlattığını zanneden kişidir.Geçmişte olaylar çözülmüştür ancak bizim gazetecinin içine sinmeyen bir şey vardır ve bu içine sinmeyen şeyi adeta bizim “çok şey bilen kız”da görür.

Bütün bunlar dışında bütün bu kargaşaya inanmayan biri vardır.O da bizim baş karakterin teyzesinin doktorudur.Doktor bir süre sonra baş karakterimizle duygusal açıdan bir şeyler yaşamaya başlar ancak diğer gazetecinin olaya sürekli müdahale etmesi onun da canını sıkar ve olayın bir safsata olduğuna inandırmaya çalışır.

Ancak ileriki zamanlarda görülen cinayetler ve geçmişte işlenen alfabetik cinayetler serisi sıranın kendisine geldiğini gösterir.Bütün bu olanlar karşısında kendi kaderini çizen karakterimiz bilinmeyenlerle yüzleşir ve hiç beklemediği bir sonla kendini karşı karşıya bulur.

İlk giallo yapıtlarından birini görmek isterseniz mutlaka izlemelisiniz..

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

YORUM YAZ