Bazen ölü kalmak daha iyidir! Pet Sematary (1989)

Giallo Filmler

Korku Sözlüğü

YasinKarakaya

12 Aralık 2008

2 Adet Yorum

2

İtalyan sinemasını yakından takip edenler bu tür hakkında bilgi sahibidir pek tabii ki.Fakat bilmeyenler için, Dario Argento’nun üzerinde çalıştığı son filmi vesilesiyle bu ”Giallo” nedir ne değildir kısaca değerlendirmek istedik.


”Giallo” İtalyanca’da ”sarı” anlamına gelir ve bu tür adını, o dönemde ve öncesinde – özellikle 2.Dünya savaşı sonrası – İtalya’da basılan ucuz polisiye/gerilim romanlarının kapaklarının genelde sarı renkte olmasından almaktadır. Bu tür romanların Giallo formatını tema anlamında beslediği söylenebilir.

Giallo türünün sinemada ilk yansımasını 1969′da Dario Argento’nun çektiği “The Bird with the Crystal Plumage (L’Uccello Dalle Piume di Cristallo)” adlı filmle bulduğu görüşü hakimse de, Argento’nun vatandaşı ve tarz anlamında kendine örnek aldığı Mario Bava’nın da daha önce çekilmiş bu türe ait olabilecek bazı filmleri bulunur. Bava’nın 1963 tarihli La ragazza che sapeva troppo (The Girl Who Knew Too Much – Çok Şey Bilen Kız) filmi bu türün ilk örneğidir.

Giallo aslında bir Amerikan biçimi olan ve 30′lardan itibaren Amerikan korku sinemasında yaygın olarak uygulanan “Whodunnit” (Kim Yaptı?) polisiye biçiminin bir yeniden sunumudur. Aynı zamanda Exploitiation (İstismar – Sömürü) sinemasının izlerine sahiptir. Özellikle Hitchcock’un 1960 tarihli klasiği Psycho’nun (Sapık) bu türün ortaya çıkmasında büyük etkisi olmuştur. Giallo biçimi whodunnit (Kim Yaptı?) geleneğini kullanarak ve Psycho tarzı öyküleri istismar ederek, orijinalinde olduğu gibi psikolojik ve temelli değil, yüzeysel ve görsel anlamda ve barok bir sunumla aktarır. İstismar sinemasının birçok diğer alt örneklerinde görülen kadın ve cinsellik istismarı da Giallo biçiminin doğal bir ekidir. Cinayet sahnelerinde kurbanların ağırlıklı olarak kadın olması ve ölüm biçimlerinde kadın cinselliğine baskı yapılması bu türün bir diğer özelliğidir. Giallo filmlerindeki vurucu unsur stilize cinayet sahneleridir.Hatta çoğu zaman öykü son derece gerçekçi şiddet sahnelerinde unutulur gider.

İtalyada doğan giallo filmleri; 70’li yıllarda slasher ve 80’li yıllarda teen-slasher olarak Hollywood da bir furya haline gelecek filmlere de kaynaklık etmiştir. Türün en büyük isimleri:Dario Argento, Mario Bava, Lucio Fulci, Aldo Lado, Sergio Martino, Umberto Lenzi, ve Pupi Avati’dir.

EN İYİLER:
-The Girl Who Knew Too Much (Mario Bava, 1963)
-Blood and Black Lace (Mario Bava, 1964)
-Five Dolls for an August Moon (Mario Bava, 1970)
-The Bird with the Crystal Plumage (Dario Argento, 1970)
-Lizard in a Woman’s Skin (Lucio Fulci, 1971)
-The Cat o’ Nine Tails (Dario Argento, 1971)
-Don’t Torture a Duckling (Lucio Fulci, 1972)
-Knife of Ice (Umberto Lenzi, 1972)
-The Psychic (Lucio Fulci, 1977)
-Tenebrae (Dario Argento, 1982)
-Opera (Dario Argento, 1988)
-Sleepless (Dario Argento, 2001)

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ