Seni yakalayacaklar Barbara! Night of the Living Dead (1968)

From Hell

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

OrçunTunalı

14 Ocak 2011

3 Adet Yorum

3

Yönetmen:Albert Hughes, Allen Hughes
Senaryo: Alan Moore, Eddie Campbell
Imdb Puanı:6.9/10
Yapım: 2001, ABD, 122 dakika
Oyuncular:
Johnny Depp, Heather Graham, Ian Holm, Robbie Coltrane, Ian Richardson, Jason Flemyng

“Bir gün, insanoğlu geçmişe baktığında benim 20. Yüzyılı başlattığımı söyleyecekler!” Karındeşen Jack

19.yüzyılın sonlarında ortaya çıkmış ve İngiltere’nin Whitechapel bölgesinde işlediği cinayetlerle meşhur olmuş esasında günümüzde dahi kimliği belirsiz bir seri katil “Jack the Ripper” ülkemizde Karındeşen Jack adıyla biliniyor. Hakkında araştırma yapmaya kalktığınızda bile onlarca teori ve bilinmezin ardı ardına sıralandığı biri. Günümüzde uzmanların ve araştırmacıların hala hakkında kim olduğunu çözmeye çalıştığı zamanında yaşadığına inanılan bir seri katil efsanesi bile denilebilir. Bilinen hikayesi ise şu şekildedir.

1888 yılında İngiltere’de fakirlik, açlık ve hastalıkla mücadele eden insanların yaşadığı Londra’nın Whitechapel bölgesinde vahşi cinayetler işlenir. Gittikçe artan cinayetlerin sayısı kadar, işleniş biçimleri de halkın ve basının ilgisini çekecek niteliktedir. Öldürülenlerin her biri sokaklarda fahişelik yaparak hayatını kazanan kadınlar olmalarının yanı sıra, ölümleri ‘sıradan’ denilecek cinayetlerin ötesindedir. Boğazları her iki taraftan kesilen kadınların, cinsel organları başta olmak üzere kimi organları katil tarafından alınmaktadır. Cinayetlerin her biri planlı ve titizce işlenmiş olmakla beraber yüksek anatomi bilgisi gerektiren ustalıktadır. Gerçek hikayeye göre bu cinayetlerden sonra gizemli katil kayıplara karışır ve bir daha asla bulunamaz…

Filmimize gelirsek, son olarak “The Book of Eli” filmiyle hatırlayacağımız Albert ve Allen Hughes kardeşler çektikleri bu ilk filmin hikayesini Alan Moore ve Eddie Campbell’in birlikte yarattıkları çizgi romandan uyarlamışlar. “Cehennemden Gelen” olarak Türkçeleştirilmiş “From Hell” adı ise yine gizemli katilin, bölgenin üst düzey yöneticilerinden olan George Lusk’a gönderdiği bir mektuptaki imzasından gelir. Mektubun yanında yarısı kesilmiş halde bir böbrek de gönderilmiş ve diğer yarısını katilin pişirip yediği söylenmektedir. Hughes kardeşler için ilk uzun metrajlı çalışmaları olarak şaşırtıcı derecede iyi bir film çektiklerini söylemek mümkün. Hikayede genel olarak verilmek istenen güvensizlik hissi ve karanlık atmosfer oldukça başarıyla yansıtılmış. Bölgenin dışarıdan ve genel görüntüsünün verildiği sahneler şehrin karamsar ruhunu özetler nitelikte. Aynı şekilde bölgenin ilgi çekici yanlarından biri de, ekonomik olarak belirgin bir şekilde uçurumlarda gezen iki ayrı kesimin aynı sokaklarda sıklıkla görülmesi ama birbirlerini olabildiğince görmezden gelmeleri. Birbirlerini görmek zorunda kalmaları ise vahşi cinayetlerin işlendiği olaylı günlere denk geliyor.

Olayı çözmek için görevlendirilmiş olan müfettiş Abberline, alkolik ve uyuşturucu bağımlısı sıra dışı bir karakter olarak karşımıza çıkar. Johnny Depp’in hayat verdiği karakter filmde son derece karizmatik çizilmiş ve oyuncu tarafından başarıyla canlandırılmış. Çok yüksek alkole sahip absent içkisini aldıktan hemen sonra gördüğü hayal-gerçek arası görüntülerle cinayetler hakkında öngörü sahibi olan Abberline hikayenin mistik havasını destekliyor. Zira absent gerçekte de içerdiği yüksek alkol ve yarattığı halisünasyon etkileri dolayısıyla bir çok ülkede yasaklı bir içki olarak biliniyor. Ancak bunun hikayeye ekstradan katılmış bir durum olduğunu belirtmek gerek. Abberline gerçekte ne filmde gösterildiği kadar karizmatik ne de bağımlı biri. Dedektifin evli olduğu da biliniyor. Yine de tüm bunlar filmin gerçeğe uygunluğundan ziyade mistik ve gerilimli havasını artırmak için önemli unsurlar. Depp haricinde ilgi çeken diğer bir oyuncu ise kraliyet ailesinin özel doktoru William Gull’u canlandıran Ian Holm. Filmdeki en iyi oyunculuk performansını Holm gerçekleştiriyor diyebilirim. Filmde klasik anlamda ideal esas kız diyebileceğimiz bir karakter olmasa da hikayenin içerisinde diğerlerinden ayrılan ve karizmatik dedektif Abberline’in ilgisini çeken kadın olan Mary Kelly’i, Heather Graham ortalama denilebilecek bir oyunculukla canlandırıyor. İki karakter arasındaki bu yakınlaşma size zorlama geldiyse şaşırmanıza gerek yok. Zira ne gerçekte ne de çizgi romanda yine böyle bir yakınlaşma mevzu bahis değil. Ancak tüm bunlar klasik film kalıpları içerisinde olması beklenen dramatik unsurlar olarak çok da umulmadık değil. Hughes kardeşlerin gerçek hikaye ve çizgi romandan yaptıkları değişikliklerle de kalıpların fazla dışına çıkmayı istemedikleri açık. Dönemin İngiltere’sini yansıtmakta ne kadar başarılıdır bilemem ama yaratılan atmosferin oldukça etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Filmin çekimlerinin yapıldığı yer ise Prag. Son olarak filmde özellikle meraklısının ilgisini çekecek bir masonluk göndermesinin de mevcut olduğunu söyleyebilirim.

Ele almaya çalıştığım olumlu-olumsuz tüm yönleriyle birlikte en son bakışta “From Hell”, benim için iyi bir gerilim ve seri katil filmi. 19.yüzyıl İngiltere yaşamını etkileyici bir görsellikle bana yaşattığı için sevdiğim ve tavsiye etmekten çekinmeyeceğim filmler arasında yer alıyor. Özellikle Johnny Depp hayranları, seri katil meraklıları ve çizgi romanı sevenlerinin de ilgiyle izleyeceği bir yapım.

Korkusitesi için yazan Orçun ‘Gorcun’ Tunalı

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Orçun Tunalı

Tüm Yazıları
25 Haziran 1986 tarihinde Tekirdağ, Çorlu ilçesinde doğdu. Çocukluğundan beri korku filmleri, hikayeleri ve oyunlarına ilgi duyduğundan olsa gerek bu siteyi keşfetmesi kaçınılmaz olarak gerçekleşecekti. Daha sonra yazdıklarıyla ekip içerisinde kendisine yer buldu. Mesai dışında ve off günlerinde Jigsaw’ın asistanı olarak stajını sürdürüyor. Amatör ruh ve tutkuyla korku türündeki her türlü görsel, işitsel ve yazınsal eserlere ilgi duymakta. Aynı hissiyatı ve heyecanı paylaşan bu topluluk içerisinde yer almaktan son derece memnun.

Yorumlar (3 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.