Kibir benim en gözde günahımdır. John Milton - The Devil’s Advocate

Freddy vs Jason

Korku Film Arşivi

YasinKarakaya

23 Eylül 2008

1 Adet Yorum

1

Yönetmen: Ronny Yu
Senaryo: Damian Shannon, Mark Swift
Yapım: 2003 ABD Süre: 97 Dakika
Oyuncular:Robert Englund, Ken Kirzinger, Monica Keena, Jason Ritter, Kelly Rowland, Chris Marquette, Brendan Fletcher


Teen-slasher türünün iki efsanevi sapığı “Elm Sokağı” serisinin kâbusu Freddy Kruger ve “13. Cuma” serisinin sapık katili Jason’ı aynı filmde buluşturan “Freddy Jason’a Karşı” ikilinin önce işbirliği yaptığı sonra düşman kesildiği bir film. Elm Sokağı ahalisinin Freddy’nin olası kurbanlarını uyuşturarak rüya görmelerine engel olmalarını sağlamaları üzerine eli kolu bağlanan Freddy, oldukça kolay yönlendirilebilir bir katil olduğunu bildiği Jason’ı dirilterek yeni bir strateji geliştirmeye karar verir. Jason sayesinde Elm Sokağı’na yeniden dehşet gelmiştir. Ancak Jason’ın ününün kendi ününün önüne geçtiğini gören Freddy bir zaman sonra artık Jason’ın cinayetlerine bir dur deme zamanının geldiğini fark eder ve Elm Sokağı, korku literatürünün en ilginç düellolarından birine sahne olur.

Seksenlerin gözde slasher serilerinden “Elm Sokağı’nda Kabus” ve “13. Cuma”da ortak olarak görebileceğimiz nokta, bu filmlerde başrolün kurbanlara değil de katile ait olması. Başka bir deyişle izleyicinin katili merak etmesi gerekmeyen, zaten kati­lin cazibesiyle tav olduğu filmler sözkonusu. Tür konusunda ciddi bir kaymayla, bu iki katili tek bir filmde biraraya getirmekse gerçekten iyi bir fikir. Üstelik partner değil, rakip olarak.

“Freddy vs. Jason” bir proje olarak gündeme geldiğinden beri korku filmi meraklılarının zihnini meşgul ediyordu. Merak edilen filmin niteliğinden çok, mevzubahis karşılaşmanın ne gibi anlara sahne olacağıydı. Açıkçası bu filmi değerlendirirken göz önünde bulundurulması gereken de böylesi fikirleri üretmekte ne kadar başarılı oldu­ğu. Daha ziyade her iki serinin hayranlarına hita­ben çekilmiş, bu “meraklısına” film, kendisine yönelik ilgiyi karşılıksız bırakmayacak kadar ilginç. Öncelikle Freddy ve Jason’ın nasıl karşı karşıya geldiklerini, yani filmin hikayesini özetleyelim. Aslında bu noktaya geldiğimizde “Freddy vs. Ja­son”ı tam anlamıyla bir devam filmi olarak gör­mek mümkün değil. Film, kaynak aldığı serilerin çeşitli filmlerinden enformasyonları kullansa bile, son filmlerde gelinen noktadan devam etmek gibi bir gayesi yok.

Neyse… Freddy Krueger (Robert Englund) son öldürülüşünden sonra cehennemde hapis kalmıştır. Elm Sokağı sakinleri bütün kayıtlardan Freddy’nin adını temizle­miş, böylece yeni kuşak gençlerin rüyalarına girmesini engellemişlerdir. Ne de olsa kimse ondan bahsetmediği sürece, Freddy’nin de gençlerin rüyalarına girme imkanı yoktur. Bunun üzerine Freddy şeytani bir plan yapar. Kendisiyle aynı mekana takılıp kalmış bir diğer anti-kahramanın, Jason’ın rüyala­rına girmeye karar verir. Rüyasında Jason’ın kar­şısına annesi Pamela kılığında çıkan Freddy, ho­key maskeli caninin dirilmesini ve Elm Sokağı’na yönelmesini sağlar.

Jason annesi sandığı Freddy’nin öğüdünü tutar ve Elm Sokağı’ndaki gençleri öldürmeye başlar.Olaylar tam Freddy’nin planladığı gibi gelişir.Gençler bilinmeyen bir katil tarafından teker teker öldürülmeye başlanınca, yetkililerin şüpheleri de Freddy’ye yönelir.Böylece söylenti kulaktan kulağa yayılır ve Freddy Krueger yeniden Elm Sokağı’nde bir şehir efsanesine dönüşür.Dolayısıyla gençlerin rüyalarına girmesi için gerekli kapı da açılmış olur.Ancak ufak bir pürüz vardır.Freddy sadece maşa olarak kullandığı Jason’ı durduramaz.Böylece iki katil,gençleri kimin öldüreceğine dair bir kavgaya tutuşurlar.Gençlerse denize düşen yılana sarılır mantığıyla, hangi katilin daha tehlikeli olduğunu düşünmeye başlarlar.Verecekleri karara göre bir tanesine arka çıkacak ve diğeri tarafından öldürülmesine yardımcı olacaklardır.

Açıkçası ‘Freddy vs Jason’ projesi son derece yerinde bir espriden yola çıkılarak geliştirilmiş. Bu tarz bir korku filminin seriye dönüşmesi, başta da söylediğim gibi daha ziyade katile bağlıdır. Serinin her filminde öldürülen gençler değişirler ama aynı kalan, dolayısıyla seyirciyi salona çeken katildir. Karşımızdaki film de korku filmlerinin cani kahramanlarına duyduğumuz ilgi ve sevginin üzerine giden bir yapım. Filmde kurban konumundaki gençlerin bile söz konusu müsabakada bir taraf tutmak zorunda kalmaları bu duruma işaret ediyor.

Ancak düşülecek en büyük hata, ‘Freddy vs Jason’ ı bir korku filmi olarak değerlendirmek olur. Ronny Yu, tıpkı ‘Bride of Chucky’ de yaptığı gibi, katillerin ekran performanslarını ve karizmalarını didikleyerek, söz konusu eğlenen, hatta gülen izleyicilerin tepkilerine oynuyor. Başka bir deyişle, korku filmlerini komik ve eğlenceli bulma eğilimini meşrulaştırıyor. Dolayısıyla film, markalaşmış kahramanlara sahip korku filmlerinin içlerinde barındırdıkları mizah duygusunu yüzeye çıkarırken, bir bakıma türün de parodisi olmaya çalışıyor. Bu bağlamda ‘Çığlık’ ta ki gibi klişeler deşifre edilmeseler bile, filme bilinçli olarak yerleştirildikleri hissediliyor.

Diğer yandan “Freddy vs. Jason”a yerleştirilen kli­şeler kimin öleceği, kimin kalacağı veya katilin na­sıl bir yöntem izleyeceğiyle ilgili değil. Daha ziya­de türün “olmazsa olmaz”ı birtakım unsurlarının ve görsel imgelerinin peşinden koşuluyor. Örne­ğin filmin açılış bölümüne gayet serbest şekilde yerleştirilmiş çıplaklık (korku filmlerinde çoğu iz­leyicinin beklentileri arasında çıplaklık görmek de vardır, kimse inkar etmesin) gibi. Cinayet sahnelerindeki aşırı abartılmış şiddet ve akıllara zarar fi­kirler de (üzerinde yattığı katlanır somya aniden kapatılan birisine sizce ne olur?) benzer bir man­tığa dayanıyorlar. Dolayısıyla ne duş sahnesi eksik kalıyor, ne sevişen gençler, ne de parçalanan vü­cutlar… Daha ziyade ’80’lerin korku filmlerinde kalmış yoğun uyuşturucu kullanımı da yerli yerinde. Hatta Kevin Smith filmlerinden fırlamış gibi bir karakter sayesinde, epey komik anlara da ne­den oluyor.

“Freddy vs. Jason”ın en eğlenceli anlarıysa kuşku­suz müsabıkların kavgaya tutuştukları bölümler. Jason adet olduğu üzere ağzını açmazken, Freddy tam da beklediğimiz gibi durmadan konuşuyor ve espri üzerine espri patlatıyor. Hatta bir ara Jason’a “Sen ölmezmisin be?” diye sorduğunda biz izleyiciler de koltuktan düşmenin ucundan dönüyoruz. Gerçekten de ölmek bilmez bu iki karakte­rin kavgaları esnasında, sahip oldukları insanüstü güçler öne çıkıyorlar.Ancak yer yer Uzakdoğu dövüş filmlerinden fırlamış gibi koreografiler de devreye giriyorlar. Ronny Yu bu sahnelerde Hong Kong döneminden gelen alışkanlıklarını bambaş­ka bir türe ve eğilime yediriyor.

Her şeye rağmen Yu’nun yönetmenlik açısından pek üst düzeyde bir iş sergilediğini söyleyemeyiz. Fakat bu projeyi ayakta tutmak için gerekli olan şeyi fazlasıyla başarıyor. Karakterlerini ödünç aldığı filmlerle veya mevzubahis filmlerle dalga geç­meden komik olmayı beceriyor. Böylesi bir filmde bazı sınırlar kolaylıkla aşılabilecek ve kontrol el­den kaçabilecekken, Yu dengeli davranmayı, bazı şeyleri kararında bırakmayı beceriyor. Komik olan perdede gördüğümüz şeylerin saçmalığı veya fil­min kötülüğü değil, bazı fikirler ve onların değer­lendirilişi oluyor.

Son olarak başta yaptığımız bir uyarıyı yineleye­lim; “Freddy vs. Jason” korkudan çok komediye yeltenen bir film. Bu durum filmin potansiyel izle­yici kitlesini serinin hayranlarıyla kısıtlıyor gibi gö­zükse de kazın ayağı öyle değil. Başta ABD olmak üzere, film gösterime girdiği hemen her ülkede seyirciden yoğun ilgi gördü. Bu da pek şaşırtıcı değil, zira söz konusu serilerin hayranı olmasalar bile bu filmde neyin komik olduğunu anlayacak kadar tü­re hakim olan seyircilerin sayısı az değil. Eleştir­menlerin filme yaklaşımıysa genellikle pek olumlu değil Ancak yine Ronny Yu’nun elinden çıkma “Bride of Chucky”nin de başta pek beğenilmediğini, daha sonraysa kısa zamanda bir kült filme dönüştüğünü hatırlatalım. Şaşırtıcı olmayacak şekil­de “Freddy vs. Jason” da benzer şekilde karşılana­bilecek bir film. Kaldı ki, bu büyük karşılaşmanın (sinema tarihinde bir diğer benzerine olsa olsa “King Kong vs. Godzilla”da rastlamışızdır) nasıl sonuçlanacağına yönelik merak bile filmi izlemeniz için yeterli.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (1 Yorum)

YORUM YAZ