Nefes alamadığınızda, çığlık atamazsınız! Anaconda (1997)

Female Vampire (Les Avaleuses)

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

28 Şubat 2012

2 Adet Yorum

2

Çıplak Göğüslü Kontes, Erotic Kill, Bare Breasted Countess
Yönetmen: Jess Franco
Senaryo: Gérard Brisseau, Jess Franco
Imdb Puanı: 4.9/10
Yapım: 1973, Fransa/Belçika, Versiyonuna göre 72-105 dk arasında değişiyor.
Oyuncular: Lina Romay, Jack Taylor, Alice Arno, Monica Swin, Jess Franck (Jess Franco)

Sabahın erken saatlerinde, ormanlık bir arazide sislerin arasında yarı-çıplak bir kadın yürümektedir. Muhteşem güzellikteki yüzünde neredeyse hiç makyaj yoktur. Vücudunun geri kalanı da heykel gibi kusursuzdur. Kadının üzerinde uzun siyah çizmeler, bir kemer ve siyah bir pelerinden başka bir şey yoktur. Sert bakışlarla ilerleyen kadın kameraya doğru yürür. İlerler ve en sonunda kameranın lensine çarpar!

Bu bir komedi filmi değil. Yönetmen Jess Franco’nun ucuz erotik filmlerinde rastlanabilecek normal şeyler bunlar. Şöyle denir ki, Jess Franco’nun bir filmini anlayabilmek için tüm filmlerini izlemek gerekirmiş. Bu çok doğru. Keza konusuna aldanıp bir korku filmi beklentisiyle izlediğiniz şey tamamen erotik bir film çıkabilir. Ya da porno beklerken karşılaşacağınız ağır ilerleyen lirik bir film canınızı sıkabilir. Jess Franco’nun janrların sınırlarıyla alakasız, kendine has bir tarzı vardır. Bu filmde de yönetmenin değişmez oyuncularından Jack Taylor ve Franco’nun aynı zamanda hayat arkadaşı olan Lina Romay var.

Hazır söz Lina Romay’dan açılmışken yönetmenle aralarındaki bu uzun soluklu işbirliği nasıl başlamıştır biraz değinmek istiyorum. Aslında 1970’de yönetmenin başka bir gözbebeği vardır: “Vampyros Lesbos’un yıldızı muhteşem Soledad Miranda. Fakat 1970’de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatının baharında yaşamını yitiren bu güzelin ardından yönetmen ciddi anlamda depresyona girer. İçindeki boşluğu başka bir güzelle doldurmalıdır. O sıralarda hem yönetmenin elektrik ve ışık departmanında sorumlu olan, hem de bazı filmlerinde küçük roller üstlenen (bu filmde de Raymond Hardy takma adıyla bir masörü canlandıran) Ramon Ardid’in, sette makyaja yardım eden 18 yaşındaki karısıyla karşılaşır. Rosa Maria Almirall Martinez adındaki bu kızcağız hemen yönetmenin dikkatini çeker. Sitemizde de olan “The Erotic Rites of Frankenstein”de ilk rolünü alan Lina Romay (adını eski bir jazz şarkıcısından almıştır) yönetmenin birkaç filminde küçük rollerde göründükten sonra nihayet Les Avaleuses’de başrole yükselir. Yönetmen onun için “Soledad Miranda’nın reenkarnasyonu” der, haklıdır da. Romay aynı Miranda gibi pervasızdır, cesurdur, kamera önünde soyunmaktan kaçınmaz. Tam bir röntgenci olan Jess Franco nihayet seks objesini bulmuştur. Dikizlenmeye gönüllü Romay, yönetmenin onu kamera karşısında evirip çevirmesine, çeşitli pozisyonlara koymasına ve apışarasına odaklanmasına ilginç bir uyumla cevap verir. 100 civarında filmde beraber çalışmalarındaki en büyük etken bu edepsiz işbirliğidir. Lina Romay kamera dışında gayet normal bir ev hanımı gibiyken, kamera çalıştığı anda değişir ve çılgınlaşır. O, teşhiri seven bir komşu kızı gibidir. Belki de erotik sinemadaki tartışılmaz pozisyonunu sağlayan budur. Nihayetinde eşinden boşanır ve Jess Franco’nun seksi meleği, tek aktristi olur. Dönelim filmimize…

Kontes Irina Karlstein (Romay), atalarının lanetli kanını taşıyan yalnız bir vampirdir. Fakat bizim bildiklerimizden değil; bu güzel kadın gündüz de yaşayabilmektedir, vampir dişleri yoktur, dilsizdir ama duyabilmektedir (ayrıca iç sesi de vardır) ve biz göremesek de yarasaya dönüşebilmektedir. Fransa’nın bir adasında işlenen garip cinayetlerin sebebi de kendisidir. Kurbanlarını (kadın erkek farketmeden) büyülemekte, onlara oral seks yaparken tam orgazm sırasında hayat sularını emerek öldürmektedir. Çünkü kurbanların yaşam enerjilerinin en yükseğe çıktığı an, zevkin doruğuna ulaştıkları andır. Irina bu hayattan nefret etmektedir; kendisinin de bazı ihtiyaçları vardır ama tatmin sağlayamamaktadır. Zevkin sınırlarında dolaştırdığı partnerleri, sıra kendisine gelince çoktan ölmüş olmaktadır çünkü. Yapayalnız yatağında karyola korkuluklarına veya (yerinde olmak isteyeceğiniz) yastıklara sürünerek geçen bir ömür, bu ihtiraslı genç kadın için cehennemden farksızdır. Adada erotik olaylar sürerken Irina’nın yoluna ilginç kişiler çıkar: Garip cinayetlerin bir vampir tarafından işlendiğini şıpadanak anlayan ama polisleri ikna edemeyen Dr. Roberts (yönetmenin kendisi), kör olduğu halde gizemli olayları hissedebilen Dr. Orlof (yönetmenin takıntı haline getirdiği bir isimdir bu), kurbanlarına işkence etmeyi seven orta yaşlı bir prenses ve onun dominant hizmetçisi, gizemli olayların yer aldığı bir kitabı okuyarak kaderinin değişmesini bekleyen potansiyel esas adam Baron Von Rathony (Taylor)…

Filmin, başka isimlerde, farklı uzunluklarda, sadece kanlı sahnelerin olduğu ve erotik sahnelerin kesildiği veya ek oyuncularla araya pornografik parçaların atıldığı sürüyle versiyonu var. Pornografik versiyonda Romay boşaltana kadar bir masöre (o dönemdeki kocası Ramon Ardid’e) oral seks yapıyor, bir gazeteci kızla ayrıntılı bir lezbiyen ilişki yaşıyor ve Taylor’la bir oral iletişime geçiyor. Diğer taraftan, mesela 94 dakikalık sadece kana odaklanan bir versiyonda kenardan köşeden görünen cinsel organlar dışında hiçbir pornografik unsur yok.

Maalesef, 15 Şubat 2012’de, bu yazının yazılmasına vesile olan Lina Romay uzun süredir boğuştuğu kansere yenik düştü. Geride 100’ü aşkın erotik, korku, komedi ve porno bırakarak… Neyse ki endüstrinin en çok çalışan aktristlerinden biriydi ve sinemaya başladığından beri hiç ara vermedi. Yalamadığı kadın, emmediği halt kalmadı. Onu yad edeceğimiz sürüyle film var. Ama bana sorarsanız Lina Romay hiçbir filminde bu kadar güzel ve hüzünlü olmamıştı, Les Avaleuses’de olduğu kadar. Evet, son filmlerinde yaşlı bir fahişeye benziyordu ama hep güzeldi. Onu hep saygıyla anacağız, biz rezil film düşkünleri ve ezikler.

Umarım cehennemdeki köşkünde mutlusundur ve bana da bir odan vardır; hem can sıkıcı cennete kim gitmek ister ki? Seni her zaman seveceğim Rosa Maria Almirall Martinez.

Korkusitesi için yazan Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (2 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.