Gerçeklerin sizi çıkaracağı yolculuğa hazırlık yapamazsınız. 8 MM (1999)

Fantastik fetişler nelerdir, hangi filmlerde bulunurlar?

X-Korku

Semra Doll

13 Aralık 2016

0 Adet Yorum

0

fetis01Ölü fetişi: Necrophilia yani ölü sevicilik, insan cesetlerine karşı duyulan cinsel arzu demektir. Bu durumda korku filmleri tam bir Necrophilia membasıdır. Fakat öyle bir film serisi vardır ki, Necrophilia’ya adanmıştır: Nekromantik 1 ve 2. Burada mezardan çıkarılan iskeletlerin romantik sevişmelerini izler, çürümeye yüz tutmuş ölülerin ne kadar edepsiz olabileceğini görürüz. Yatakta ölü gibi olmak böyle bir şey herhalde.

fetis02Balon fetişi: Bir balon, görünüşü ve kullanım alanları itibariyle ne kadar seksi olabilir? Anlaşılan o ki, bazı insanlar balona pek de çocuksu ve neşeli anlamlar yüklemez. Balon fetişi, kişinin balondan tahrik olması durumudur. Tıpkı Night of the Demons 2’de Angela’nın şeytani partide şişirdiği kırmızı balon gibi. Burada kırmızı balon kabaran isteği ve cinselliği temsil eder. Biz kısaca buna şeytanın penisi diyelim.

fetis03Yiyecek fetişi: Splosh ya da yiyecek oyunu da denir. Yenecek herhangi bir şey tarafından uyarılmaktır. En bilinen şekli vücuda çikolata, krema gibi tatlı şeyler sürmektir. En bilinmeyen şekli ise Last Tango in Paris’teki gibi anüse tereyağı sürmektir. Kayganlaştırıcı olarak pekala başka ürünler kullanabilecekken Paul tereyağını tercih eder ve Jeanne’ye iskender muamelesi yapar.

fetis04Cansız madde fetişi: Psikolojideki adıyla Agalmatophilia; heykeller, mankenler ya da hareketsiz duran herhangi bir şeyle uyarılmaktır. Maniac filmindeki manyağımız Frank’ın bir daire dolusu vitrin mankeniyle yaşaması ve onlara aşık olması bu yüzdendir. Kadınları da bu yüzden öldürmek ister zaten. Nefes almasa da olur.

fetis05Su fetişi: Aquaphilia, sudan ya da suyla içli dışlı ortamlardan (jakuzi, havuz, küvet gibi) cinsel anlamda haz almaktır. Orasına burasına duş başlığını tutan veya sokan insanların bir bildiği vardır yani. Bu durumda akıllara hemen Shivers’taki Barbara Steele gelir. İçkisini almış, küvete uzanmışken; penis görünümlü yaratıkların saldırısına uğrar. Pozisyon ve likit ortam itibariyle savunmasızdır. Duş alayım derken tuş olur. Ah şu suyun uzvu olsa da konuştursa!

fetis06Yabancı varlık fetişi: Doğa üstü, metafizik, bu dünyadan olmayan şeylerin insanda bir hareketlenme yaratmasıdır. Bilinen adıyla Xenophilia, özellikle bilim kurgu filmlerinde çıkar karşımıza. (Fox Mulder’ın uzaylı aşkı malum.) Possession’da Anna’nın iblisvari varlıkla seksini hatırlamayan yoktur. Bu varlık eller ayaklar kilit bir şekilde, saatlerce aynı pozisyonda kalarak bize geç boşalma dersi verir. Filmin ana mesajı ise şudur: İnsan abazan olmaya görsün, turba benzeyen yaratıkla bile olur.

fetis07Ağaç fetişi: Dendrophilia yani ağaç fetişi öyle ağaçları çok sevmek, kesmeye, yakmaya kıyamamak falan değildir. Mesele bir ağaç değildir. Daha çok ağaçlara ya da büyük bitkilere duyulan cinsel istektir. The Evil Dead’de Cheryl’e tecavüz eden ağacı hatırladınız mı? İşte öyle bir şey. Yani olay biraz çarpık, biraz dallı budaklı.

fetis08Oyuncak fetişi: Plushophilia denilen, peluş hayvanların ve oyuncakların bir seks aracı olarak görülmesi durumudur. Bugün birçok erotic shop’ta derili banyo ördekleri, strapon’lu peluş ayılar görürüz. Her erotik oyuncağın bir Plushophilia’sı vardır çünkü. Yoksa alıp, evimizi süsleyelim diye değildir. (Öyle olsalardı Koçtaş’ta olurlardı.) Bu fetişten hareketle Bride of Chucky’de iki oyuncak bebeğin seks yapmasına da mantıklı bir açıklama getirebiliriz. Ya da oyuncak fetişleri getirebilir. Çünkü gerçekten çok saçma.

fetis09Kaza fetişi: Doğal afetlere ya da araba kazaları gibi olaylara tanık olmak suretiyle uyarılmak Symphorophilia’dır. Crash’te James ve Catherine’e olan da budur. Bir kaza sonrası canları çok sevişmek ister. Hatta öyle ki artık normal şartlarda, insan gibi sevişmek tat vermez. İlla bir kaza olmalı, biri takla atmalıdır. Bu fetiş, otoyolda kaza ve iş makinesi izlemekten ayrı bir zevk alan insanımızda da vardır.

fetis10Ateş fetişi: Alevden, ateşten, yangından fantezi boyutunda etkilenmeye Pyrophilia denir. Böyle kişiler potansiyel kundakçı olur. Tıpkı Orphan’daki Esther gibi. Sevdiği adamı yakmadan orgazm olamamaktadır. Kış mevsiminden ve bilimum soğuk şeyden hoşlanmaz. Buna Kate Coleman da dahil. Acı sosları, Alev Alev filmini ve şeytanı sever. Romantik cümlesi şöyledir: Bir kıvılcım yeter, ben hazırım bak.

fetis11Dışkı fetişi: En iğrenç, en tatsız, en tuzsuz fetişlerden biridir. (Gerçi öyle demeyelim, seveni falan vardır şimdi.) Coprophilia dışkıdan zevk almaktır. Yüze doğru yapılanı mübahtır ama Pink Flamingos’ta Divine’ın yaptığı gibi yiyerek de zevk almak mümkündür. Tabi Divine daha çok taze köpek pisliğini tercih eder. Bu sahneyle John Waters’ın amacı şunu düşünmemizi sağlamaktır: Sanki her gün yediğimiz yemekler çok mu temiz?

fetis12Hayalet fetişi: Fetişler arasında en uçucusudur. Yeterince tatmin olmak asla mümkün değildir. Yine de Spectrophilia’lar yani hayalet fetişleri vardır, aramızdadır. Örneğin The Entity’deki Carla Moran gibi. Tutunca ele gelmese de, ağzıyla kıçının yerini karıştırsa da bir hayaletle seks yapar. Memelerinin büzüşmesinden anlarız bunu?! Demek ki imkansız değildir. Yine de insan et ete değsin isteyebilir tabi. Şöyle kanlı canlı, gürbüz güzel…

fetis13Hamile erkek fetişi: Bir erkeğin hamile olduğunu düşünüp fantezi kurmaktır. Mpreg de denir ve en acayip fetişlerden biridir. Buna en yakın örnek Alien’daki karından çıkan Chestburster sahnesidir. Arnold Schwarzenegger’ın Junior’ını da sayabiliriz ama fazla sempatik bir örnek olur. Bir de erkekte bira göbeği sevme durumu vardır. Hatta erkeğin balkonu denerek üstüne çıkmakla arasında bir bağlantı bile kurulur. Ama Chestburster hala en iyi örnek.

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Semra Doll

Tüm Yazıları
1431’de Transylvania’da dünyaya geldiğine inanıyor ya da anne ve babası tarafından çok fena oyuna getirilmiş de olabilir. Çünkü çocukluğundan beri şatolarda yaşayıp hayaletler görüyor. En azından ailesinin ilk evinin mezarlığın karşısında olduğu bir gerçek. Zaten korku sevdası da ilk o zaman başlamış. Gece ayaklanan ölüler hakkında hikayeler dinleyerek… Semra okült şeylere, fantastik filmlere ve korku filmlerine deliler gibi meraklı, film arşivlemekten ölecek, zombilere sonsuz inanan, korku kültürünü sevip saydırmayı görev edinmiş bir yarı nerd. Bu türle ilgili sosyal medyada gruplar açmış, film gösterimleri yapmış, bizzat filmlerde oynamış, fotoğraflara konu olmuş, yazılar yazmış, korkunç bebekler tasarlamış, görmüş geçirmiş biri. Şimdi de aradığı tadı Korku Sitesi’nde bulduğuna inanıyor. Gelsin kelleler gitsin bekaretler. Ayrıca kendisi hiç UFO görmedi ve kendisini kan tutuyor. Hadi bakalım…

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.