Uzayda çığlığınızı kimse duyamaz... Alien (1979)

Evil Dead 2: Dead by Dawn

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

YasinKarakaya

26 Ekim 2009

7 Adet Yorum

7

Yönetmen: Sam Raimi
Senaryo: Sam Raimi, Scott Spiegel
Yapım: 1987, ABD Süre: 87 Dakika
Oyuncular: Bruce Campbell, Sarah Berry, Dan Hicks, Kassie Wesley DePaiva, Ted Raimi

Evil Dead’den sağ kurtulan tek kişi olan Ash, ormanın derinliklerindeki aynı terkedilmiş kulübeye, kız arkadaşı Linda’yla birlikte geri döner. İkisi, gizemli bir kaset çalar bulur ve Necronomicon’dan veya Ölüler Kitabı’ndan pasajlar okuyan Profesör Knoby’nin sesini duyarlar. Profesörün kelimelerinin, bulundukları ormanda yaşayan şeytanın ruhunu uyandırabilecek kadar güçlü olduğundan habersizdirler..

Korku sinemasına aşık olmamı sağlayan bu güzide filmle ilgili aşağıdaki değerlendirmem kesinlikle bir film yazısı değil. Filmin her korku sever tarafından yeterince bilinen ve sevilen bir yapım olması sebebiyle bu değerlendirmem filmle ilgili daha ilginç noktalara temas edecektir. Yazıda ‘spoiler’ olduğunun altını çizerek başlayalım..

Evil Dead 2 ile ilgili en önemli soru, birinci filmle devamlılık fikrinin, esas itibarıyla kulak arkası edilmesi olgusu sebebiyle, ikinci filmin, Evil Dead’in devamı mı yoksa yeniden çekimi mi olduğu sorusu. Bu film, birinci filmin olaylarının “özeti” olan Scott’u, Shelly’i, kız arkadaşı ve Ash’in kız kardeşi Linda’yı dışarıda bırakıyor. Bu tarz ciddi ölçüde senaryo değişikliği, bir filmi meraklılarının gözünde mahvetmeye yeterli olsa da Evil Dead 2 o kadar iyi ki, fanları tarafından filmi beğenmelerini haklı gösterecek mazeretler bulmak zorunda bırakıyor. Böylece, yeniden çekim argümanı ortaya çıkıyor.

Ancak bu argüman, bütün hedefleri ve amaçları açısından tamamıyla saçmalık. Filmin adındaki “2”nin bir nedeni var; bir başkasını takip eden bir filmi ayırt ediyor. Elbette, ilk filmin sonu yoruma açık bir şekilde bırakıldığı için (ikinci filmde konuya yeniden değinilmiş olsa bile) bazıları Ash’in ilk filmden sağ çıktığını ve sadece rastlantı eseri yine Linda adındaki yeni kız arkadaşıyla kulübede bir gece geçirmek üzere geri dönecek kadar salak olduğunu savundu. Enine boyuna, bu teori de saçmalık olarak görülüyor. Bu bizi başa geri getiriyor, yani öncekinin sürekliliğini takip ettirmeyen bir devam filmi..

Önemli değiştirmeler şunlar: Ash, ilk filmdeki gibi bir grup arkadaşla değil, kız arkadaşı Linda’yla ormandaki kulübede bir hafta sonu geçirmek üzere yola çıkar. Ancak, ruhu ele geçen Linda’yı öldürdükten sonra (yine bir kürekle başını gövdesinden ayırır), ilk filmin sonunu yansıtan bir sahnede şeytan tarafından saldırıya uğrar. Sabah gün doğarken şeytan dışarı çıkmak zorunda kalır ancak Ash bir sonraki akşama kadar bilincini kaybetmiş olarak kalacaktır. Bu arada arabasıyla olay mahallinden sıvışmaya çalışır, ancak kulübeye ulaşmak için geçtiği köprünün yıkılmış olduğunu görür. Bu noktadan sonra, film orijinal malzemeden oluşuyor ve ilk filmle eş bir biçimde ilerliyor.

Filmdeki bir diğer önemli değişiklik senaryo ile değil, filmin temasıyla ilgili. Evil Dead amatör aktörler ve sınırlı özel efektler nedeniyle bazı komik sahnelere sahip saf, korkutucu bir gösteriydi. Bununla birlikte Evil Dead 2, komedi ile korku arasında mükemmel bir biçimde bölünüyor. Sizi yerinizden zıplatacak kadar korku vermiyor ve gülmekten kırıp geçirecek derecede abartılı bir komediyle bezenmiş. Filmle ilgili en sık verilen örnek Ash’in elinin şeytan tarafından ele geçtiği ve bir elektrikli testereyle kendi elini kestiği sahnedir. Bununla yılmayan el, filmin sonuna kadar Ash’e azap çektirmeye devam edecektir, hatta bir tabancayla göstere göstere yok edildikten sonra bile..

Bu değişiklikler filmin kalitesini ikinci derece kılmıyor. Tersine, ona yeni bir perspektif veriyor. İlk filmin korkutmak için değil, sadece güldürmek için olduğunu ve birden fazla kan selinin düzenli aralıklarla sahne almasıyla zaten fazla olan kanın daha da fazla olduğunu bir düşünün. Tıpkı Evil Dead 2 gibi olurdu. Planı yürürlüğe koyma işlemi o kadar şeffaf ki, parçaları birleştirmek için birkaç dakika bir kafa karışıklığı yaşadıktan sonra, insanın senaryodaki değişiklikleri unutması kendi başına eğlenceli hale geliyor. Evet, bu filmin şüphe uyandıran bir biçimde bir yeniden çekim olduğu düşünülebilir, ancak ilk filmle hala birkaç bağlantı yapılabiliyor. (Örneğin Ash’in şeytan tarafından ele geçme olayıyla ilk karşılaşması veya Linda’nın kolyesinin geri dönmesi, gibi.)

Senaryo ile devam edelim: Ash bunu bilmemektedir, ancak çaldığı kasetçalardan çıkan ses, bu kulübede Necronomicon çalışması yapan bir profesöre aitti. Profesörün ölümünden haberdar olmayan kızı ve kızının erkek arkadaşı kulübeye ziyarete geliyorlar. Onlarla beraber bir köylü ile yol işçisi Jake ve kız arkadaşı Bobby-Joe geliyor. Köprüyü kullanmadan kulübeye giden tek yolu bilen kişi ise Jake.. Vardıklarında Ash’in profesörü öldürdüğünü düşünüyorlar. Ancak iblisler varlıklarını hissettirip katliama başladıklarında Ash’in profesörü öldürdüğünü düşünen arkadaşları, hatalı olduklarını anlıyorlar.

Bu şekilde olaya daha fazla karakterin dahil olmasıyla, filmin ikinci yarısı fiziksel bir komedinin altın madeni haline geliyor. Ash’in kendi beden uzuvlarıyla mücadelesi, müthiş eğlenceli olsa da, bütün filmi desteklemeye yetmiyor. Öldürülecekleri her halinden belli iki karakter Jake ve Bobby Sue ile, yangın hortumundan çıkarcasına akan kan seli ve baltaların fışkırttığı yeşil kan ile birlikte absürd gösteri başlıyor. Saf bir korku filminde, karakterlerin yalnızca ölü sayısını tamamlamak için sunulması sinir bozar, ancak bir korku-komedi filminde, gülmekten kırılmak için mükemmel bir ortam sağlıyor.

Kabul ediyorum, bu değerlendirmenin başında, film hakkında gelişigüzel bir yazı olduğunu, bunun bir film değerlendirmesi sayılmaması gerektiğini söyledim. Bunu söylemekteki amacım, evet, evrenin sürekliliği ilkesinde bir takım değişiklikler olmuş olabilir, ama Evil Dead 2 bununla ilgilenmek zorunda kalmadan bakabileceğiniz kadar iyi. Bir kült…

Yasin ‘Devilboy’ Karakaya

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: Yasin Karakaya

Tüm Yazıları
9 Eylül 1977’de İstanbul’da doğdu. İlkokuldan Üniversiteye kadar ki eğitimini burada tamamladı. Korku filmlerine olan ilgisini ilk defa memleketi Aydın’da ki bir kahvehanede videodan izlediği Elm Sokağında Kabus filmi ile keşfetti. O sıralar 8 yaşındaydı. 80’lerin kanlı video kültürü ile yoğrulan beyni ilerde yapacağı bu site için ilk kıvılcımı çakmıştı bile. Bundan sonraki dönemde korku sineması ile ilgili herşeyle ilgilenmeye başladı. Geniş bir film arşivi ve korku figürleri koleksiyonu yapmaya başladı. 2003 yılında tamamen kendi çabasıyla korkucu.com sitesini kurdu. 5 yıl boyunca kendi yağı ile kavrulmaya çalışsa da pek başarılı olamadı ve bu konuda tıpkı kendisi gibi rahatsız ve inatçı olan Murat Özkan ile tanıştı. İkili 2008 yılında Murat Özkan’a ait olan Gerilimhatti.com sitesi ile korkucu.com’u birleştirme kararı aldı…

Yorumlar (7 Yorum)

YORUM YAZ