Buradan tek bir çıkış yolu var... ve ben o yoldan geliyorum! SIMON SAYS (2006)

Entrails of a Beautiful Woman

Korku Film Arşivi

Korku Sinema

wherearethevelvets

24 Aralık 2009

4 Adet Yorum

4

Yönetmen : Kazuo “Gaira” Komizu
Senaryo : Kazuo “Gaira” Komizu
Yapım:1986, Japonya, 68 Dakika
Oyuncular: Megumi Ozawa, Junko Ishii, Seira Kitagawa, Shinji Sekigawa, Kazuhiro Sano, Yoshinari Yoshie

Yönetmen Gaira’ya göre bir insan saf iyi veya saf kötü olamaz. Çektiği filmlerdeki şiddete dair sorulan sorulara bu dualistik (iki uç fikri aynı bedende barındırma inancı) cevabı verirken 5000 yenlik kağıt para üzerindeki dünya şemasını gösteriyor. Burada dünya normalden daha oval görünmektedir ve bu durumda iki merkeze sahiptir. İşte insan da iyi ve kötü olmak üzere iki öze sahiptir. Hiçbir şey tam olarak saf değildir olamaz da. Bu esnada bir Japon atasözünü hatırlatıyor bizlere: Balık, saf suda yaşayamaz. Gaira’nın filmlerinde iyiliği aramak abes kaçacaktır. İyi filmlerden zaten bir sürü örnek var. Bu body-horror’da sadece kötülük, kan, işkence ve vahşet var

Film esas olarak bir yakuza üyesine odaklanıyor. Kenji Higashi adlı bu genç adam, Keiko adında genç bir kadını kendisine aşık etmiş, onun yardımıyla banka hesaplarına girerek hırsızlık yapmış ve zavallı kızı Afrika’da satmıştır. Bununla da kalmayıp Keiko’nun kız kardeşi Yoshimi’yi de kandırıp yakuzanın ellerine vermiştir. Uyuşturucu ve kadın ticaretiyle uğraşan bu mafya ekibi kıza toplu halde tecavüz eder ve ona “Melek Yağmuru” adlı çok güçlü bir uyuşturucu enjekte eder. Yoshimi şans eseri ellerinden kurtulur ve çırılçıplak halde bir psikiyatri kliniğine sığınır. Buranın bayan doktoru Dr. Hiromi kızın hikayesini ve ablasının başına geleni dinler. Fakat yaşamak için bir nedeni kalmayan Yoshimi binanın çatısından atlayarak intihar eder. Genç kızın intikamını almaya yemin eden Dr. Hiromi’nin ilk hedefi Kenji Higashi olur.

SPOİLER!!

Filmin çoğunluğunu işkence ve ekstrem seksten mürekkip istismar öğeleri oluşturuyor. Çok acayip sahneler bunlar. Gaira’nın dualite anlayışını yansıtan garip bir objesi var filmde. Nasıl anlatabilirim bilemiyorum. Jakuzaya yüz çeviren Kenji paramparça ediliyor. Daha sonra Jakuza’nın tuzağına düşen Dr. Hiromi, önce tecavüze uğruyor, sonra yüksek doz uyuşturucuyla (Melek Yağmuru) öldürülüyor. İki ceset üst üste konuyor ve iki intikamcı ruh bir şekilde (!) birleşerek asabi bir melez (hem erkek hem dişi) hayalet oluşturuyor. Bu hayalet bir insanın içinin dışına çıkmış hali. Üstelik devasa (ve dişli) penisiyle önce mafya babası Ichiyama’nın müptela karısını parçalıyor, daha sonra penis içeri gömülüp bir vajinaya dönüşüyor. Canavar, iktidarsız patron Ishibashi’nin kafasını dev vajinasına sokuyor ve adamı soluksuz bırakarak öldürüyor! Evet!

SPOİLER SONU!!

Şiddet sahneleri ve gore o kadar abartılı ki artık ona şiddet diyemeyiz. Özellikle kafa patlatma sahneleri play-doh oyun hamuru kıvamında. Troma’dan Lloyd Kaufman’ın, parası olmayan sinemacılara verdiği bazı tavsiyeler ve ipuçları vardır. Bunlardan birinde, patlayan kafa efekti yaratmak için parçalanan bir karpuzun hızlı montajla nasıl kullanılabileceğini anlatır. Düşünce olarak oldukça yaratıcı gibi görünen bu metod pratikte acayip komik gelmişti bana. Gaira’nın intihar eden kız yerine basbayağı karpuz (bildiğimiz, çekirdekli falan) kullandığını görene kadar bunun bir şaka olduğunu düşünüyordum!

Ha bir de uyuşturucu etkisinde bedendeki titremeleri yaratıcı bir biçimde kotarmışlar. Oyuncuların çıplak tenine boruyla basınçlı hava üflemişler! Abartılı ama şık… Zaten bu ve benzeri filmleri ders niteliğinde izlemeli. Her an elinize kamera alarak ucuz bir korku filmi çekmeye kalkabilirsiniz, belli mi olur.

Geleneksel olarak filmdeki atıflara değinerek sözlerimi tamamlamak istiyorum. “Alien” Japon korku sinemasında infial yaratmış olmalı. Karnı delerek çıkan immatür yaratık (fallik obje?) faktörü, hemen her filmde kullanılmış nerdeyse. Burada da mafya leydisinin karnından fırlayan dişli bir yaratık var ki o aslında vajinasından girmişti!

Sinir bozacak derecede eğlenceli…

Murat ‘Wherearethevelvets’ Akçıl

Önceki Sonraki

27

Paylaşım

Yazar: wherearethevelvets

Tüm Yazıları
17 Ocak 1978 yılında Edirne’nin Keşan ilçesinde dünyaya gözlerini açan Ali Murat Akçıl, korku ile küçük yaşlarda tanıştı. İzlediği ilk korku filmi (ki ilkokuldaydı) The Evil Dead idi. İlkokuldayken, şimdilerde çokça yararlanacağı korku filmleri ve istismar sineması örnekleri izledi. Hatta Cumartesi geceleri Yunan kanallarında yayınlanan sakıncalı ve dehşetengiz filmlere de göz atma şansı oluyordu. Ortaokul ve liseyi daha çok erotik materyallerle geçiren Wherearethevelvets nihayet üniversitede İstanbul’a yerleşti ve büyük şehrin tüm imkanlarını kullandı. Kendi gibi sinemasever sınıf arkadaşları vardı ve en sevdiği şey bir filmi başından sonuna dek saatlerce anlatmaktı. Bu nedenle beyni düzülen bir arkadaşı “neden izlediğin filmleri yazmıyorsun” dedi ve Wherearethevelvets hiç aşina olmadığı internet diyarında film anlatır oldu. Bu sayede tanıştığı Korkucu.com'da 2008’den beri yazı yazmaktadır.

Yorumlar (4 Yorum)

YORUM YAZ

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.